Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Nisan (36)      Mart (138)      Şubat (201)      Ocak (190)

Yargıtay Kararları Kapsamında Yoksulluk Nafakası

Yargıtay Kararları Kapsamında Yoksulluk Nafakası

- Vedat Kitapçılık

Sayfa Sayısı
:  
125
Kitap Ölçüleri
:  
16x23 cm
Basım Yılı
:  
2013
ISBN NO
:  
978-605-4823-00-0

65,00 TL











GİRİŞ Yoksulluk sorununun giderilmesi amacıyla düşünülen çözüm yolları arasındaki yoksulluk nafakası, 743 sayılı Eski Medeni Kanun ("Eski MK") döneminden bu yana, Türk hukuk sistemimizde yerini almıştır. Evrensel ve ülkesel değişimlerin yanı sıra, başta sosyal ve ekonomik faktörler esas olmak üzere, diğer pek çok etmene bağlı olarak, yoksulluk nafakası hükmü, zaman içerisinde değişmiş ve farklı içeriklere bürünmüştür. Halihazırdaki mevcut hukuk sistemimizde, Türk Medeni Kanunu′nun ("TMK") 175′inci maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası; talep sahibinin kadın ya da erkek olmasına bakılmaksızın, her iki cins için de düzenlenen bir hüküm olmakla birlikte, bu hükmün özellikle kadının yararına hizmet ettiği düşü¬nülmektedir. Yoksulluk nafakası, ahlaki ve sosyal düşüncelere dayanmakta olup, bilimsel öğretide de: evlilik birliğinde eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra da kısmen devam etmesi gerektiği ve bu nedenle yoksulluk nafakasının öngörüldüğü düşüncesi hakimdir. Buna karşın, her boşanma durumunda, yoksulluk nafakasına hükmedilmemekte, yasal koşulların gerçekleşmesine ve talebe bağlı olarak, nafaka takdir edilmektedir. Yasal hüküm uyarınca, boşanma yüzünden yoksul konuma düşecek olan, kusursuz ya da daha az kusurlu eş, talebi durumunda, diğer tarafın mali gücü ile orantılı olarak yoksulluk nafakası alacağına hak kazanabilmektedir. Nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı ve yoksulluk nafakası talep eden kişinin kusuru¬nun, diğer tarafın kusurundan daha ağır ölçüde olmaması gerektiği de bu noktada belirtilmelidir. Yargıtay uygulamaları gereğince, boşanma halinde yoksulluğa düşme koşulunda, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının, yaşlarının, evlilik sürelerinin, evlilik boyunca ve boşanma sonrası yaşam düzeylerinin hep birlikte değerlendirilmesi de gerekmektedir. Kanun hükmü uyarınca yoksulluk nafakasının toptan ödenmesi müm¬kün olduğu gibi, irat biçiminde ödenebilmesi de mümkündür. Ek olarak, Mahkeme′nin; irat şeklinde ödenmesine karar verilen nafakayı, belirli bir süre ile sınırlandırabilmesi de söz konusu olabilir. İrat şeklinde ödenmesin karar verilen nafaka, hakkaniyet ilkeleri gereğince ya da mali durumların değişmesi halinde arttınlabilecek ya da nafakanın azaltılması da söz konusu olabilecektir. Keza, Mahkeme′ce, nafaka miktarının, belirli artış oranlan çerçevesinde belirli oranlar dahilinde artışına da karar verilebilecektir. Yoksulluk nafakası, belirli koşulların gerçekleşmesine bağlı olarak verilecek parasal bir destek olduğundan, koşulların ortadan kalkması duru¬munda, nafakanın sona ermesinin gündeme geleceği de konunun diğer bir boyutunu oluşturacaktır. Nitekim, TMK.′nın 176"mcı maddesinde, yoksul¬luğun ortadan kalkması halinde, nafaka yükümlüsünün, nafakanın kaldırıl¬ması talebinde bulunabileceği düzenlenmiş, bu suretle, boşanma yüzünden yoksulluğa düşme koşulunun sona ermesi halinde, nafaka borçlusunun nafa¬ka ödeme yükümünün sona erebileceği kaleme alınmıştır. Ayrıca, lehine yoksulluk nafakası hükmedilen nafaka alacaklısının, haysiyetsiz yaşam sür¬mesi ya da evlilik olmaksızın, evli gibi bir yaşam sürdürmesi durumunda da, yine talebe binaen nafakanın kaldırılabileceği yasada belirtilmiştir. Keza, nafaka alacağı, iki taraflı bir ilişkiye dayandığından, taraflardan birinin ölümü üzerine kendiliğinden sona ereceği gibi, nafaka alacaklısının evlen¬mesi dunımunda da, talebe gerek olmaksızın kendiliğinden sona ermektedir. Öte yandan, yasal hükümlerin içerikleri incelendiğinde, yoksulluk nafakası hükmünün bünyesinde eksiklikler ve çelişkiler olduğu da söylene¬bilecektir. Herşeyden önce, asgari ücretli bir işte çalışma ve/veya sonradan asgari ücretli bir işe girme durumu dahi. asgari ücretin tanımlandığı mevzuat hükümleri ile yoksulluk kavramı arasında çelişkiler yaşanabilmesine neden olmakta, bu kapsamda, Yerel Mahkemeler nezdinde farklı yönde kararlar verilebilmektedir. Her ne kadar, Yargıtay′ın uygulaması, HGK kararları da nazara alın¬mak suretiyle, asgari ücretli bir işte çalışma olgusunun, yoksulluğu ortadan kaldırmayacağı yönünde olsa da, tarafların her ikisinin de asgari ücretli bir işte çalışmaları durumunda, mevzuatın boşluğu karşımıza çıkmaktadır. Diğer yandan, lehe hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş ya da normal seviyenin üzerinde olması, bu bağlamda da, tazminat alacaklısının; eğitim-gıda-barmma-sağlık vb. zorunlu ihtiyaçlarını kar¬şılama düzeyine erişmesi halinde, tazminat alacaklısı yararına, tazminat tutarlarının dışında ve bu tutarlardan ayrı olarak yoksulluk nafakasına hükmedilip hükmedilmemesi gerekeceği de tartışmalara açık olmaktadır. Ayrıca, nafaka hükmünde "kusur" şartının gerekip gerekmediği ve/veya bu koşulun yeterince açık olup olmadığı da yine akıllara gelebilecek sorular¬dan bir diğeridir. Kusur unsuru değerlendirilirken, kime ya da neye göre bir inceleme yapılacağı, uyarlama davalarında da yeniden kusur araştırmasının yapılmasının faydalı olup olmayacağı soruları da cevaplarını bulmalıdır. Nafakanın sona ermesi ve uyarlanması maddelerinde de, günümüz koşulları nazara alınarak ve yoksulluk nafakası hükmünün amacı da değer¬lendirilmek suretiyle yeniden düzenlemeler yapılması faydalı olabilecektir. Keza, özellikle kırsal kesimlerde yaşayan imam nikahlı eşler ya da resmi nikah olmaksızın, uzun süre fiili birliktelik yaşayan kişiler için de düzenle¬me getirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Dolayısı ile bu çalışmada, yok¬sulluk nafakası, teorisel ve pratik yönleri ile incelenmiş, yoksulluk nafaka¬sına hangi koşullar altında hükmedilebileceği konusu üzerinde durulmuş, bu yönde bir çok Yargıtay kararı ele alınmış, ardından, yoksulluk nafakasının uyarlanması ve nafakanın sona ermesi şartları Mahkeme kararları da aktarıl¬mak suretiyle değerlendirilmiştir. Çalışmamız, yoksulluk nafakasına ilişkin muhtelif usul hükümleri de incelenerek tamamlanmıştır. ÖZET Yoksulluk kavramı, farklı tanımları bünyesinde barındıran göreceli bir kavramdır. Yoksulluk üzerinde hukuk, iktisat, sosyoloji ve felsefe ana bilim dallan başta olmak üzere, pek çok farklı alanda çeşitli araştırmalar yapılmış¬tır. İşbu kitabımızın konusu olan yoksulluk nafakası hükmü de, yoksulluk sorununun giderilmesi amacıyla düşünülen çözüm yollan arasında bulun¬maktadır. Yoksulluk nafakası, ahlaki ve sosyal düşüncelere dayanmakta olup, bilimsel öğretide de; evlilik birliğinde eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün, evlilik birliğinin sona ennesinden sonra da kısmen devam etmesi gerektiği ve bu nedenle yoksulluk nafakasının öngö¬rüldüğü düşüncesi hakimdir. Buna karşın, her boşanma durumunda, yoksul¬luk nafakasına hükmedilmemekte, yasal koşulların gerçekleşmesine ve talebe bağlı olarak, nafaka takdir edilmektedir. Yasal hüküm uyarınca, boşanma yü¬zünden yoksul konuma düşecek olan, kusursuz ya da daha az kusurlu eş, ta¬lebi durumunda, diğer tarafın mali gücü ile orantılı olarak yoksulluk nafakası alacağına hak kazanabilmektedir. Yargıtay uygulamaları gereğince, boşanma halinde yoksulluğa düşme koşulunda, tarafların ekonomik ve sosyal durum¬larının, yaşlarının, evlilik sürelerinin, evlilik boyunca ve boşanma sonrası ya¬şam düzeylerinin hep birlikte değerlendirilmesi de gerekmektedir. Yoksulluk nafakası, belirli koşulların gerçekleşmesine bağlı olarak verilecek parasal bir destek olduğundan, koşulların ortadan kalkması durumunda, nafakanın sona ermesinin gündeme geleceği de konunun diğer bir boyutunu oluşturacaktır. İşbu çalışmada, Türk Medeni Kanunu′nun yoksulluk nafakasına ilişkin 175′inci maddesinin içeriği ayrıntıları ile incelenmiş, yoksulluk nafakasına hangi koşullar altında hükmedilebileceği konusu üzerinde durulmuş, bu yön¬de bir çok Yargıtay kararı ele alınmış, ardından, yoksulluk nafakasının uyar¬lanması ve nafakanın sona ermesi şartları Mahkeme kararları da aktarılmak suretiyle değerlendirilmiştir. Çalışmamız, yoksulluk nafakasına ilişkin muh¬telif usul hükümleri de incelenerek tamamlanmıştır. ÖNSÖZ Yoksulluk kavramı farklı tanımları bünyesinde barındıran göreceli bir kavram olup, yoksulluk üzerinde hukuk, iktisat, sosyoloji ve felsefe ana bilim dallan başta olmak üzere, pek çok farklı alanda çeşitli incelemeler yapılmış¬tır. Yoksulluk, "kadın yoksulluğu", "çocuk yoksulluğu", "kırsal yoksulluk", "kentsel yoksulluk" ve benzeri alt kavramlar başlıkları altında da incelenmiş, bu şekilde araştırmacılar, yoksulluktan kurtulabilmenin çözüm yollarını ve çarelerini, makro ölçeklerin dışında, mikro ölçeklerde de inceleme fırsatı edinmişlerdir. Ben de, bu çalışmamda, Türk Hukuk sisteminde yoksulluğun çözüm yol¬ları arasında ele alman "yoksulluk nafakasını", teorik ve pratik açıdan incele¬yerek, yoksulluk nafakası hükmünün anlaşılmasına katkı sağlamaya çalıştım. Bu kapsamda, yapmış olduğum bu çalışmada, Türk Medeni Kanunu′nun yok¬sulluk nafakasına ilişkin 175′inci maddesinin içeriği ayrıntıları ile incelen¬miş, yoksulluk nafakasına hangi koşullar altında hükmedilebileceği konusu üzerinde durulmuş, bu yönde bir çok Yargıtay kararı ele alınmış, akabinde de, Medeni Kanun′un 176′mcı maddesi çerçevesinde yoksulluk nafakasının uyarlanması durumları ve nafakanın sona ermesi konusu Mahkeme kararlan da aktarılmak suretiyle değerlendirilmiştir. Çalışmamız, yoksulluk nafakasına ilişkin muhtelif usul hükümleri de incelenerek tamamlanmıştır. Bu vesile ile gerek kitabımın hazırlanması sırasında ve gerekse de tüm hayatım boyunca benden desteklerini ve şevkatlerini esirgemeyen, SEVGݬLİ ANNECİĞİM Hanife Boylu′ya ve biricik ablam Canan Uzun′a sonsuz teşekkür ederim. Ayrıca, kitabımın yayımlanmasına katkıda bulunan; Prof. Dr. Haluk Burcuoğlu′na ve Doç Dr. Şebnem Gökçeoğlu Balcı′ya, üniversite hayatım boyunca hep yanımda olan; Prof. Dr. Hüseyin Hatemi ile Prof. Dr. Nami Barlas hocalarıma, mesleki kariyerimde önemli adımlar atmama yar¬dımcı olan ve halen de beni destekleyen çok değerli avukatlar; Av. Ahmed Pekin, Av. Fethi Pekin ve Av. Gökben Erdem Dirican′a, son olarak kitabın yayınlanmasında bana destek olan Adnan Yalçmkaya′ya, Vedat Kitapçılık ve tüm ekip arkadaşlarına ayrı ayrı, çok çok teşekkür ederim. Mine UZUN Haziran 2013 İÇİNDEKİLER ÖZET III ÖNSÖZ V KISALTMALAR XI GİRİŞ 1 BİRİNCİ BÖLÜM YOKSULLUK NAFAKASI KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ I. Yoksulluk kavramına genel bakış 5 II. Yoksulluk nafakası kavramına genel bakış 9 III. Yoksulluk nafakasının Medeni Kanun′ndaki tarihsel gelişimi ve TMK′nın 175′inci maddesine genel bakış 12 İKİNCİ BÖLÜM YOKSULLUK NAFAKASI KOŞULLARI Yoksulluk nafakası ve koşulları 21 A- Boşanma koşulu 22 i) Genel olarak 22 ii) Batıl evlenmelerde eşlerin durumu 24 iii) Resmi evlilik olmadan birlikte yaşama durumu 26 II.B- Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme ve yoksulluk koşulu.... 30 i) Genel olarak 30 ii) Asgari ücretli bir işte çalışma ve/veya asgari ücretli bir işe sonradan girme durumunun, yoksulluk koşulu ile ilişkisi 35 aa) Asgari ücret kavramı ve Yargıtay′ın konuya genel bakışı 35 bb) Nafaka talep eden kişi ile kendisinden nafaka talebinde bulunulan kişinin her ikisinin asgari ücretli bir işte çalışması ya da gelirleri benzer olan tarafların çalışmaması durumunda, nafakaya hükmedilip hükmedilmeyeceği meselesi 40 iii) Emekli maaşı, dul ve yetim aylığı, sosyal sigortalar alacağı vb. düzenli bir gelire sahip olma durumunun, yoksulluk unsuru ile ilişkisi 43 iv) Nafaka talebinde bulunan kişi lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın, yoksulluk unsuru ile ilişkisi 45 v) Edinilmiş mallara katılma rejimi ile yoksulluk unsuru arasındaki ilişki 50 C- Kusur koşulu 53 D- Talep koşulu 57 Tarafların mali gücü nazara alınarak karar verilmesi gerekliliği .... 64 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM YOKSULLUK NAFAKASININ UYARLANMASI, SONA ERMESİ ve YOKSULLUK NAFAKASI İLE İLGİLİ USULİ HÜKÜMLER I. Yoksulluk nafakasının uyarlanması ve bu kapsamda nafakanın arttırılması ve/veya azaltılması 67 II. Yoksulluk nafakasının sona ermesi 76 i) Nafakanın kendiliğinden sona ermesi 76 ii) Nafakanın Mahkeme kararı ile sona ermesi 77 III. Yoksulluk nafakası davalarında görevli ve yetkili mahkeme 86 IV. Yoksulluk nafakasında zamanaşımı 90 V. Yoksulluk nafakasının ödenme şekli ve nafakanın başlangıç tarihi 96 VI. Yoksulluk nafakasının süresi 99 VII. Nafaka yükümlülüğünün ihlali 103 VIII.Nafaka alacağının haczi 108 IX. Nafaka alacağının diğer özellikleri 111 SONUÇ KAYNAKÇA