Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Mayıs (59)      Nisan (92)      Mart (138)      Şubat (201)

Türkiyede Anayasa Şikayeti ( Bireysel Başvuru )

Türkiyede Anayasa Şikayeti ( Bireysel Başvuru )



Sayfa Sayısı
:  
734
Kitap Ölçüleri
:  
16x23 cm
Basım Yılı
:  
2013
ISBN NO
:  
978-605-152-017-9

0,00 TL

Bu ürün şu anda stoklarımızda yok!
Yazarın diğer ürünlerine gözatmanızı tavsiye ederiz...











Dr. Tolga ŞİRİN Tolga Şirin 1984 yılında İzmirde doğmuştur. Orta ve Lise eğitimini İzmir Anadolu Lisesinde (Almanca) tamamladıktan sonra 2002-2006 yılları arasında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisans, aynı üniversi¬tenin 2007-2009 yılları arasında yüksek lisans, 2009-2013 yılları arasında doktora programlarında eğitim almıştır. Lisans eğitimi sonrasında Lond¬ra Birkbeck Üniversitesinde insan hakları eğitim programlarına katılmış, bir süre İstanbul Barosu bünyesinde avukatlık ve İnsan Hakları Merkezi Yürütme Kurulu üyeliği yapmıştır. Progress bursiyeri olarak Trier Avrupa Hukuk Akademisinde, TÜBİTAK bursiyeri olarak Köln Üniversitesinde çalışmalarda bulunmuştur. 2010 Kapani-Savcı İnsan Haklan makale ya¬rışması birinciliği bulunan ve çeşitli gazete, dergi ve derlemelere katkı su¬nan Tolga Şirin, halen Marmara Üniversitesi hukuk fakültesinde araştırma görevlisi ve Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneğinde yönetim kurulu üyesi olarak çalışmaktadır. GİRİŞ Halen yürürlükte bulunan 1982 Anayasası, 12 Eylül 1980 yılında ger¬çekleştirilen askeri darbenin bir ürünüdür. Geçtiğimiz çeyrek asırdan fazla süreçte, ülkede yaşanan önemli siyasi tartışmaların neredeyse tamamı, her yolun Roma\′ya çıkması gibi, dönüp dolaşıp 1982 Anayasasına dayanmıştır. Bu yanıyla 1982 Anayasası, aynı zamanda Türkiye tarihinin en tartışmalı anayasası olmuştur. Öyle ki Anayasa yürürlüğe girdikten hemen sonra, değiştirilmesi konusunda görüşler öne sürülmeye başlanmış, daha beşinci yılı dolmadan değişikliğe tabi tutulmuş ve o günden bugüne on yedi defa değişiklik geçirmiştir. İşte Türkiye tarihinin en tartışmalı Anayasası\′nın hazırlanmasına ne¬den olan darbenin 30\′uncu yıl dönümünde, yine Türkiye anayasa tarihinin en tartışmalı ve kapsamlı anayasa değişikliği gerçekleşmiştir. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandum sonucunda kabul edilen anayasa değişikliği, bugün hala süregelen bir dizi tartışmanın önünü açmıştır. Yine Türkiye anayasa tarihine bakıldığında, en tartışmalı kurumun Anayasa Mahkemesi olduğu görülmektedir1. Yani anayasa şikâyetinin, Tür¬kiye tarihinin en tartışmalı anayasasındaki, en tartışmalı anayasal kuruma yönelik, en tartışmalı değişiklik paketinin içinde yer aldığını söyleyebiliriz. Ancak mesele biraz derinlemesine incelendiğinde aslında tamamen karşıt yöndeki görüşlerin dahi anayasa şikâyeti konusunda zımni bir uz-laşı içinde olduğu görülmektedir. Siyasal konjonktür bir tarafa bırakılırsa, anayasa şikâyeti yargılamasının gerek öğretide, gerekse kamuoyu nezdinde olumlu karşılandığı söylenebilir. Aslında kamuoyunu oluşturan bireyler açısından yargı yolları her za¬man, mustarip oldukları sorunların çözüme kavuşturulması için bir umut kapısıdır. Bunu doğrulayan bir anekdot olarak kaydedilmelidir ki Türkiye Anayasa Mahkemesi\′nin2 kurulup, yürürlük kazandığı 25.04.1962 tarihin¬den sonra verdiği ilk karar, bir bireysel başvuru hakkındadır. 1962/1 sayılı kararına baktığımızda Elazığ\′dan gelen bir başvuruda istem sahibi yurttaşın \"Anayasanın 30 uncu maddesine göre mesken ve ikametgâhı bulunan vatan¬daşların tevkif edilemeyeceğini, Ceza Yargılamaları Usulü Kanununun 104 üncü maddesi hükmünün sözü edilen Anayasanın 30 uncu maddesi hük¬müne uymadığını ve aynı suretle 1609 sayılı kanunun 3 üncü maddesinin koyduğu tevkif zorunluluğunun da hak ve adalete aykırı bulunduğunu ve Türk Ceza Kanununun bazı hükümlerinin Faşist ülke kanunlarından alın¬mış olduğunu ileri sürerek anılan ve Demokratik ilkelerle bağdaşmayan ve Anayasaya aykırı bulunan işbu kanun hükümlerinin Anayasa Mahkemesin¬ce önce ele alınmasını3\" istediğini görüyoruz. AYM bu istem karşısında, bu tür başvuruları incelemek konusunda yetkisiz olduğu gerekçesiyle red kararı vermiştir. Ancak o gün yapılan bireysel başvuru (uygun bağlam taşımak ko¬şuluyla) 30\′uncu yılında AYM önüne geldiğinde, kolaylıkla reddedilebilecek nitelikte değildir. İlk kurulduğu yıllarda vatandaşlar için bir \"umut kapısı\" veya \"dert ortağı\" olarak görülen4 ancak bu işlevi yerine getiremeyen5 Ana¬yasa Mahkemesi, bugün bu işlevini yerine getirmek konusunda kural olarak gerekli anayasal yetkilere sahip hale gelmiştir. Bu çalışmada, anayasa şikâyetinin anılan işlevi yerine getirip getireme¬yeceği ve söz konusu usule ilişkin sorunlu görülebilecek teknik meseleler üzerinde durulacaktır. Bunu yaparken ise iki farklı uygulamayla mukayeseli bir yöntem izlenecektir. Bunlar, Strazburg\′da yer alan insan Hakları Avrupa Mahkemesi6 (ÎHAM) ile Karslruhe\′de yer alan Almanya Anayasa Mahke¬mesi uygulamaları olacaktır. Bu iki mahkemenin seçilmesinin özel nedenleri vardır. Öncelikle İHAM, günümüzün uluslararası insan hakları hukukunda en başarılı koru¬ma mekanizmasıdır7. Öte yandan Türkiye AYM\′sinde anayasa değişikliği gerçekleştirilirken, Türkiye\′nin bu yargılama kurumu önündeki sorunlu pozisyonu da dikkate alınmıştır ve insan haklarının ulusal düzeyde güvence-lenmesi istenci ortaya konulmuştur. Almanya Anayasa Mahkemesi ise, dünyadaki en başarılı Anayasa Mahkemesidir. Kimi yazarların \"anayasa hukukunda en çok tanınan Alman buluşu8\" olarak ifade ettiği Almanya Anayasa Mahkemesi, Türkiye Anaya¬sa Mahkemesi oluşturulurken örnek alınan iki mahkemeden birisidir9. Bu bakımdan Türkiye\′deki Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun (bundan sonra AYM Yasası olarak anılacaktır) mehazının büyük ölçüde Almanya AYM Yasası olduğu söylenebilir. Bunun dışında, yakından incelendiğinde bu iki Mahkemenin sürekli olarak birbirlerinin içtihatlarını ve tespitlerini takip ettiği ve karşılıklı olarak birbirlerini besledikleri görülmektedir. Batı Avrupa\′nın temel kurumları¬nın bulunduğu zengin Ren havzasında, Strazburg\′da ve Karlsruhe\′de yer alan bu iki mahkemenin arasındaki mesafenin, fiziksel uzaklıkları olan 80 kilometre\′den \"daha az\" olduğu, Almanya hukuk çevrelerinde ifade edilen bir söylemdir. Bu bakımdan birisi mehaz, diğeri uyumluluk sağlanmak istenen amaç bakımından uygun sayıldığı için, incelemede mümkün olduğunca bu iki or¬gan uygulamaları dikkate alınmıştır ve çalışma mukayeseli olarak sürdürül¬müştür. Bu, anılan uygulamaların da takip edilmesini sağlayacaktır. Ancak her halükarda anılan çalışmanın anayasa şikâyeti konusunda rehber niteliği olmadığı, daha çok literatürel bir inceleme amacı taşıdığı peşinen kayde¬dilmelidir10. Zaten yeterince kapsamlı olan konunun, mümkün olduğunca sınırlandırılması amacıyla, maddi haklar üzerinde tek tek durulmamıştır. Fakat özellikle \"anayasa şikâyeti hakkının öznesi\" başlığı altında farklı örneklere yer verilmiştir. Konu, üç kısımda incelenecektir. Birinci kısım, klasik Türkiye öğreti-sindeki (genel esaslar) yönteme uygun olarak "Anayasa Şikâyetinin Genel Esasları" şeklinde başlıklandırılacak ve buna göre kavramın tarihsel gelişimi, işlevleri, ÎHAM uygulamasındaki yeri ve AYM′nin konuyla ilişkili yapısal sorunları alt bölümlerine ayrılarak ele alınacaktır. İkinci kısım ise, daha de-taylıbir incelemeye ve tartışmaya yer vermek için "Anayasa Şikâyetinin Spe¬sifik Esasları" başlığıyla tanımlanacaktır. Bu kısımda ise hakkın öznesi, kamu gücü kavramı, şikâyete konu edilebilecek hak ve özgürlükler alt başlıklarıyla ele alınacaktır. Son kısım ise "Anayasa Şikâyetinin Usuli Esasları" başlığıdır. Burada ise, prosedürel süreç ve nihayetinde karar biçimleri alt bölümlerde işlenecektir. SUNUŞ Türkiye günceli veya süreklilik taşıyan güncel sorunlar, Anayasa tanımı ile örtüşmektedir. Şöyle ki; eğer "özgürlük tekniği" en özlü ta¬nım olarak alınırsa, Anayasa ve insan hakları sorunlarının neden ülke gündeminin ön sıralarından düşmediği kolayca anlaşılır. Arayış, hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir anayasal düzenin inşası şeklinde sunulsa da, süregelen uygulamada, özgürlük-iktidar ikileminde Anayasa, daha çok iktidar için "meşruluk", özgürlük için ise, "sınırlama" aracı olarak algılanabilmektedir. Tolga Şirinin doktora tezi, böyle bir ikilemin merkezinde yer alıyor. En kapsamlı Anayasa reformu olarak gündeme getirilen 2010 değişikliği, özgürlükten çok demokrasi üzerine vurgu yapmış olsa da, "iktidar aygıtı" belirleyiciliğini saklayamadı. Partiler arası uzlaşma yolu yerine, iktidar partisi girişimiyle yürütülmesinin de etkisiyle siyasal gerilim ve top¬lumsal ayrışmaların damgaladığı sürecin, haklar adına en somut katkısı, Anayasa Mahkemesi önünde bireysel başvuru olanağını tanımak oldu. Anayasa hukuku öğretisinde yıllardır savunulan bireysel başvuru yolunu açan Anayasa madde 148′de düzenlenme biçimi ve anayasa-altı işlemler¬le somutlaştırılma tarzı, eksikleri, çelişki ve tutarsızlıkları da beraberinde getirmiştir. Bu olumsuzluklar zinciri, olsa olsa değişikliği gerçekleştirme yol ve yöntemiyle anlaşılabilir. Şöyle ki; Anayasa yenileme hedefi üzerinde oydaşma derecesinde bir mutabakatın var olduğu bir dönemde, tek parti girişimiyle anayasal kurumlar dengesini değiştirmeye yönelik bir Anayasa revizyonu, Ana¬yasa bütünü yerine belli iktidar odaklarını merkeze aldı. Anayasal düzen açısından parçalı, ama yasama çoğunluğunun hedefi bakımından elden geldiğince bütüncü bir operasyon gerçekleştirildi. Oysa Anayasa tekniği açısından, yargı erkine ilişkin köklü bir değişiklik, yasama ve yürütme organlarının da gözden geçirilmesini beraberinde getirmeliydi. Bu yapıl¬madığı gibi, Anayasa Mahkemesi yeniden yapılandırılırken, -en azından-bunu, Anayasa uyuşmazlığı çerçevesinde görev ve yetki alanıyla birlikte yapma yerine, sadece Mahkemenin oluşumu ile yetinildi. Bireysel baş¬vuru düzenlemesi ise, mevcut duruma dokunulmaksızın, çerçevesini, 1982 Anayasasının belirlediği statükoya ekleme şeklinde kotarıldı. Başka bir ifadeyle, 1982 Anayasasının, 1961 Anayasasına göre, iptal davası ve itiraz yolunu daraltılmış biçimiyle tanıma tarzı, 2010 değişikliği sırasında "bireysel başvuru" için de benimsenen bir yol oldu. Bunun yasaya yansıtılmasında ise, çerçeve daha da daraltıldı. Bu veriler ışığında, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurular üzerine vereceği kararlar, bireysel başvuru katkısı için ölçü oluşturacak. Öğreti çalışmaları ise, resmi olmamakla birlikte, Anayasa Mahkeme¬si yaklaşımından daha az önemli değildir. Bu nedenle, bireysel başvuru üzerine oluşturulacak içtihatta, öğretinin esinleyici payı göz ardı edile¬mez. Öğreti yaklaşımı, iktidar ve özgürlük ikilemi karşısında Anayasa Mahkemesi tavrını uzman gözüyle irdeleme olanağı sunması bakımından vazgeçilmez bir yere sahiptir. Öğreti tartışmalarının yoğunlaşması, sade¬ce -başvuru hakkının müstakbel özneleri olarak- hak mağdurlarını ve ilgilileri bilgilendirme işlevi görmez; Anayasa Mahkemesi üyelerini de, hak ve özgürlük ölçütlerini kullanımda daha dikkatli ve duyarlı davran¬maya yönlendirir. İşte, Tolga Şirinin doktora tezi, böyle bir gereksinimi karşılamaya elverişli bir çalışma niteliğindedir. Sadece konuyu haklar temelinde tü¬ketici denebilecek bir yaklaşım tarzıyla irdelediği için değil, insan hakları kuramı ve uygulamasına ilişkin verileri, bireysel başvuru hakkının etki¬liliği yolunda kullanma çabasının sınırlarını zorladığı için. Bu bakımdan çalışma, aynı zamanda yoğun bir emeğin ürünüdür. Doktora tezi, başlığı, sistematiği, ele aldığı kavramlar ve onları irde¬leme şekliyle, insan hakları kuram ve uygulaması, uluslararası ve karşılaş¬tırmalı hukuk kavşağında bir çalışma özelliğini yansıtmaktadır. Böyle bir yaklaşım, bireysel başvuru yolunu açan düzenleme tarzının beraberinde getirdiği kısırdöngüyü aşma çabası ile de uyumludur. Çünkü, bireysel başvuru yolunu öngören düzenleme, Türkiye′de insan haklarını temellendirme ve geliştirme ereğinden çok, İnsan Hakları Avrupa Mahkeme¬sine götürülmeye elverişli ihlal sayısını azaltma kaygısını yansıtmaktadır. Bu bakımdan, tez başlığının " Türkiye′de Anayasa Şikâyeti (Bireysel Başvuru), İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi ve Almanya ile Mukayeseli bir İnceleme" şeklinde belirlenmiş olması, çalışmayı, 2010 Anayasa deği¬şikliği ve kazanımları üzerine yapılabilecek olası bir çalışmanın çok ötesi¬ne götürmüştür. Böyle bir tercih, bugüne kadar, Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararları arasında gözlenen ayrışmayı giderme olanaklarının tartışılması ve Anayasa şikâyetinin anavatanı sa¬yılan Almanya′daki tartışma ve uygulamanın görülebilmesi bakımından yerinde olmuştur. Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi, özellikle siyasal partileri kapatma davalarında, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi tarafından so-mutlaştırılan ölçütlerin oluşturduğu standardın hayli gerisinde kalmıştır. Oysa özellikle 2001 değişikliği ile Anayasa, hak ve özgürlük güvence ölçütleri bakımından kayda değer bir ilerleme sağladı. Madde 13, bunun tipik bir örneğini oluşturur. Anayasa Mahkemesi′nin, anayasal güvence ölçütlerini, insan hakları çağdaş öğretisi verileri ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) jürisprüdansı ışığında kararlarına yansıtabildiğim söylemek güçtür. Bu nedenle, konuyu İHAM kararları ışığında incele¬mek, Anayasa şikâyeti uygulamasına, amacı doğrultusunda ışık tutmak için yararlı, hatta gereklidir. Almanya anayasal düzen ve pratiği ise, sadece bireysel başvuru hakkı bakımından esinlenme ile sınırlı olmayıp, insan haklarının ilerletilmesi ereğinde gösterilen yoğun çaba ve ürünlerinin fark edilmesi bakımın¬dan da önem taşımaktadır. Çünkü Almanya, hak ve özgürlüklerin saygı görmesi, korunması ve ilerletilmesi için gösterdiği başarımda öğretinin katkısı kayda değer. Bu nedenle, üniversite mensuplarının çalışmalarını siyasal iktidar rengine göre konumlandırma geleneğinin istisnai bir du¬rum olmadığı ülkemizde, bu eksenin dışında durabilen araştırmacılar sayesinde, insan hakları biliminin gelişebileceği söylenebilir. Bunlar, birlikte göz önüne alındığında, Tolga Şirinin tezi, AYM kararlarını beklemekten çok, şimdiden kararlara ışık tutma görevinin ön-çelikle bilimsel araştırma mensuplarına ait olduğunun bir göstergesidir. Bu çalışma, insan hakları kuramı ve uygulamasına olduğu denli, anayasa yargısına da katkı sağlayacaktır. Bu nedenle, sevgili kürsü arkadaşım Dr. Tolga Şirini kutlar, yoğun bilimsel araştırma saikinin sürmesini içten dilerim. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Tanrım! Hep Önsözlerde kalıyorum! (...) Biraz daha ilerle-yebilsem, hiç olmazsa ′Girişe kadar gelebilsem! (...) Bana yardım edin dostum! Bütün kitapların neden yazıldığını, yazanların kimlere teşekkür borçlu olduğunu, bu kitabı yazma düşüncesinin onlara nasıl geldiğini, bu kitabın ne gibi bir boşluğu dolduracağını, hepsini hepsini biliyorum. Sonra ne oluyor? Anlatın bana!... (Oğuz Atayın Tutuna-mayanlar kitabından) ÖNSÖZ Latin dilinde "captatio benevolentiae" şeklinde bir kalıp var. Tam olarak Türkçe karşılığı "iyiniyeti güvenceleme girişimi" anlamına geliyor. Özellikle antik tiyatro oyunlarında, oyun sahnelenmeden önce izleyicile¬ri oyuna hazırlamak için bazen güzel kelimelere başvurarak, bazen onları yanıltarak, bazen de kitleye yağcılık yaparak gerçekleştirilen bir retorik türü. İşte kitapların önsözleri çoğu zaman böyle bir işlev görüyormuş gibi gelirdi bana. Basılmış doktora tezlerini okuduğum zaman, görev sav¬ma kabilinden kalıplaşmış saydığım ifadelere şöyle bir göz atar, yazarların tezleriyle kurdukları ilişkileri fazla romantik bulurdum. Ancak bu çalış¬mayı bitirdiğim günlerde tezimi en baştan tekrar okumaya giriştiğimde, hayatımın son üç yılının büyük bir bölümünü elimde tuttuğum kâğıt topağına ayırdığımı, bu nedenle de her bir satırında yaşamımdaki dalga¬lanmaların izlerinin olduğunu ve sıradan insanlar için son derece sıkıcı ve teknik nitelik taşıyan bu çalışma ile -birçok meslektaşım gibi benim de-git gide fazla duygusal bir ilişki kurduğumu fark ettim. Dolayısıyla onlara haksızlık ettiğimi anladım. Bir doktora tezinin yazılmasında harcanan emeği tecrübe eden biri olarak, ne olursa olsun taze doktorların "captatio benevolentiae" yapma marjının daha geniş olduğuna inanıyorum. Bu nedenle bu önsözde klişelere başvuracağım, kusura bakılmasın. Elinizde tuttuğunuz çalışma, bilinen ismiyle Türkiye′de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkına ilişkindir. Aslında bu hakkın kökleşmiş olduğu Almanya′yla karşılaştıracak olursak konu, bir doktora tezi için bile çok kapsamlıdır. Ancak ben bu konuyu yazmaya başladı¬ğımda Türkiye öğretisinde konuyla ilgili olarak, Doç. Dr. Ece Göztepe tarafından yıllar önce yazılmış olan yüksek lisans tezi dışında tek bir kitap yoktu. Bu bakımdan tezde ele aldığım ve tartıştığım konuların büyük bir kısmı, öğretide yeterince sınanmış ve tüketilmiş değildir. Bu benim rizikomdur. Çalışma planım, anayasa mahkemesinin bireysel başvurular hakkında karar vermesine kadar tamamlanma üzerine şekillendirilmiş¬ti. Tezin mümkün olduğunca çabuk tamamlanmaya çalışılmış olması da ikinci rizikomdur. Ne var ki bu, eleştiriye kapalı olduğum anlamına gelmemektedir. Sonuç itibariyle söz konusu çalışma uygulamaya yönelik bir rehber olmanın ötesinde, öğretiye katkı amaçlı kaleme alınmıştır. Bu çalışmayı Anayasa Mahkemesinin vereceği kararları dikkate alarak, yakın bir gelecekte maddi hukuku da kapsayacak şekilde yeniden güncelleme niyeti taşımaktayım. Bu nedenle her bir eleştiri bana zenginlik sunar. Teşekkürlere gelince: Bu çalışma, Prof. Dr. ibrahim O. Kaboğlu danışmanlığında yazıldı. Kendisiyle hukuk öğrenciliğine başladığım yılda tanışmıştım ve o günden bu yana lisans, yüksek lisans ve doktora süreçlerimin tamamında ondan ders aldım. Asistanlık sürecimde de bu derslerini takip ettiğim, sabahları BirGün gazetesindeki yazılarını oku¬duğum ve akşamları açık oturumlarını izlediğim hocam, sanırım sadece bu tez açısından değil, genel olarak anayasa hukuku birikimime ilişkin en başta teşekkür etmem gereken kişidir. Tez konusunu seçmemde özel olarak ismini zikretmem gereken kişiler ise Prof. Dr. Osman Doğru, Prof. Dr. Mustafa Koçak ve Doç. Dr. Abdurrahman Erendir. Her üçü de, konu seçimindeki gelgitlerime karşı bu konu üzerinde çalışmamda ısrar etmişlerdir. Bu tezin eğer dikkate değer özgün bölümleri ve belli bir derinliği varsa, bunda hiç şüphesiz özellikle Osman Doğru ile saatlerce sürdürdüğümüz tartışmaların etkisi vardır. Kendisine ayrıca tez yazım sürecinde yaşadığım kişisel sorunlar¬da, samimiyetle yanımda olduğu için özel olarak teşekkür ederim. İnsan hakları hukukunu kendisinden öğrenmiştim, kurduğu insani ilişki biçimi, bana verdiği dersin hala süregelen bir parçasıdır. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve Prof. Dr. Osman Doğrunun dışında tez jürimde yer alan Prof. Dr. Sibel İnceoğlu, Prof. Dr. Sultan Tahmazoğ-lu-Üzeltürk ve Prof.Dr. Osman Çan′a da tezimi okudukları ve sundukları katkılar için teşekkür ederim. Bu tez, büyük ölçüde Almanya′da yazıldı. Üzülerek söylemeliyim ki eğer Türkiye′de yazılmış olsaydı, nitelik konusunda çok daha geri düzeyde kalırdı. İstediğim kaynağa hemen ulaşabilmemi sağlayan, hatta bu nedenle tezin hacminin de biraz artmasına neden olan ise TÜBİTAK tarafından bana sağlanan burstur. TÜBİTAK yetkililerine sağladıkları bu imkân için, şu anda Almanya′nın İHAM yargıcı olan Prof. Dr. Angelika NuBberger′e, Köln Üniversitesi Doğu Hukuku Enstitüsü vekil müdürü Dr. Carmen Schmidt′e ve meslektaşım Dr. Thomasz Milej′e ise göster¬dikleri misafirperverlik için teşekkür ediyorum. Ay Sezer Köse′ye ise tezi baştan sona okuduğu ve imla hatalarını düzelttiği için özel olarak müte¬şekkirim. Yine klişe olacak ama bilindiği gibi doktora namzetlerinin en önemli özelliği, en yakınındakilere yönelttikleri kaprisler ve çektirdikleri sıkıntı¬dır. Geçmişte buna da çok anlam veremezdim. Fakat tez yazım sürecinde oluşan psikolojiyi, bu işe girişmeyen birinin asla anlayamayacağına kani oldum. Buna rağmen bana anlayış gösterebilmiş ve her şeye rağmen ya¬nımda kalabilmiş olan dostlarıma ve aileme minnet duyuyorum. Tolga Şirin tolgasirin gmail.com Selimiye, Mart 2013 İÇİNDEKİLER : BİRİNCİ KISIM: ANAYASA ŞİKAYETİNİN GENEL ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM: ANAYASA ŞİKAYETİNİN ANLAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ I.ANAYASA ŞİKAYETİ KAVRAMI VE MUKAYESELİ HUKUKTAKİ YERİ A.ANAYASA ŞİKAYETİ KAVRAMI 1.Anayasa Şikayetinin Terminolojik Anlamı a.Terminolojik Köken (Etimoloji) b.Türkiye Öğretisinde \\\\\\\"Anayasa Şikayeti\\\\\\\" Kullanımı c.Türkiye Öğretisinde \\\\\\\"Anayasal Şikayet/Başvuru\\\\\\\" Kullanımı d.Mukayeseli Hukuktaki Diğer Kullanımlar e.Türkiye Anayasasındaki Kullanım: Bireysel Başvuru (Kişisel Başvuru) f.Kavramsal Öneri 2.Anayasa Şikayetinin Hukuksal Tanımı B.ANAYASA ŞİKAYETİNİN MUKAYESELİ HUKUKTAKİ YERİ II.ANAYASA ŞİKAYETİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE BENZER KAVRAMLARDAN FARKI A.ANAYASA ŞİKAYETİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ 1.Genel Olarak 2.Bir Hak Olarak Anayasa Şikayetinin Niteliği a.Anayasa Şikayeti Bir Hak Mıdır? (1)Maddi Yaklaşım ve Şekli Yaklaşım Ayrımı (2)Anayasa Şikayetinin Düzenlendiği Yer Sorunu (3)Şekli Kritere Göre Anayasa Şikayetinin Niteliği (4)Maddi Kritere Göre Anayasa Şikayetinin Niteliği (5)Türkiye Öğretisine Göre Anayasa Şikayetinin Niteliği (6)Mukayeseli Hukuk Verilerine Göre Anayasa Şikayetinin Niteliği (7)Anayasa Altı Düzenlemelerde Anayasa Şikayetinin Niteliği b.Anayasa Şikayeti Ne Tür Bir Haktır? c.Anayasa Şikayetinin Bir Hak Olarak Tanınmasının Pozitif Sonuçları Nelerdir? (1)Temel Hak ve Özgürlüklerin Sınırlandırılma Sistemine Tabidir. (2)Şüphe Durumunda Hak ve Özgürlükler Lehine Yorum Yapılır (3)Kanun Hükmünde Kararname İle Düzenlenilemez 3.Bir Dava Olarak Anayasa Şikayetinin Niteliği a.Sübjektif Dava ve Objektif Dava Ayrımı b.Objektif Dava c.Sübjektif Dava d.Anayasa Şikayeti Ne Tür Bir Davadır? (1)Türkiye Hukukunda Anayasa Şikayeti Davasının Niteliği (a)İptal ve İtiraz Davalarının Niteliği (i)İptal Davasının Niteliği (ii)İtiraz Davasının Niteliği (b)Anayasa Şikayetinin Sübjektif Karakterine İlişkin Öğeler (i)Sadece Hakkı İhlal Edilenler Dava Açabilmektedir (ii)Kamu Başdenetçilerine Şikayette Bulunma İmkânı Tanınmamıştır (c)Türkiye\\\\\\\′deki Anayasa Şikayeti Davasının Objektif Öğeleri (i)Anayasa\\\\\\\′nın Üstünlüğü Esastır (ii)Kişiliğe Bağlılık, Vazgeçilemezlik ve Devredilemezlik (iii)Re\\\\\\\′sen Tedbir Kararı Verilmektedir. (iv)Şikayetten Feragat ve Objektif Hukuk Koruması III.ANAYASA ŞİKAYETİNİN BENZER KAVRAMLARDAN FARKI A.ANAYASA ŞİKAYETİ VE ACTIO POPULARIS FARKI 1.Actio Popularis Usulü 2.Anayasaya Uygunluk Denetiminde Actio Popularis\\\\\\\′in Uygulandığı Ülkeler 3.Actio Popularis\\\\\\\′in Anayasa Şikayetinden Ayrılan Yönleri B.ANAYASA ŞİKAYETİ VE \\\\\\\"YARI ACTIO POPULARIS\\\\\\\" FARKI C.ANAYASA ŞİKAYETİ VE SINIF DAVASI FARKI D.ANAYASA ŞİKAYETİ VE KOMÜNAL BAŞVURU 1.Komünal Anayasa Şikayeti Kavramı 2.Komünal Anayasa Şikayetinin Uygulandığı Ülkeler 3.Türkiye\\\\\\\′de Komünal Anayasa Şikayetinin Uygulanabilirliği a.Tarihsel Olarak Uygulanabilirlik b.Uluslararası Yükümlülükler Bakımından Uygulanabilirlik E.ANAYASA ŞİKAYETİ VE DİLEKÇE HAKKI IV.ANAYASA ŞİKAYETİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ A.MUKAYESELİ HUKUKTAKİ GELİŞİMİ B.TÜRKİYE HUKUKUNDA TANINMASI 1.Anayasa Şikayeti İçin Anayasa Değişikliği Zorunlu Muydu? 2.İçtihat Yoluyla Anayasa Şikayetinin Tanınması Mümkün Müydü? 3.Yasa Yoluyla Anayasa Şikayetinin Tanınması Mümkün Müydü? İKİNCİ BÖLÜM: ANAYASA ŞİKAYETİNİN İŞLEVLERİ I.Genel Olarak II.Anayasa Şikayetinin Sübjektif İşlevi III.Anayasa Şikayetinin Objektif İşlevi IV.Anayasa Şikayetinin Katılımcı İşlevi V.Anayasa Şikayetinin Meşrulaştırıcı İşlevi A.Anayasa Yargısı Demokrasi Gerilimi B.Anayasa Yargısının Meşrulaşmasında Anayasa Şikayetinin Yeri ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: ANAYASA MAHKEMESİ\\\\\\\′NİN BÜNYESİNDE YER ALAN SORUNLAR I.Mahkeme Mensuplarının Güvenceleri ve Nitelikleri A.AYM Yargıçları 1.Yargıçların Seçilme Biçimi ve Nitelikleri 2.Verilen Kararın İcra Kabiliyeti 3.Özerk Bütçe 4.Yargısal Bağışıklıklar 5.Azledilmeme ve Emekliye Sevk Edilmeme Güvencesi 6.Mali Teminat B.Raportörler II.Yorum Faaliyetinden Kaynaklanan Sorunlar A.Anayasa Mahkemesinin Resmi İdeoloji Sorunu B.Türkiye Anayasa Mahkemesinin İHAM\\\\\\\′a Uyum Sorunu C.Bütünsel ve Özel Bir Sorun: Sosyal Hakların Dışlanması 1.İnsan Haklarının Bütünselliği İlkesi 2.1982 Anayasasının Sosyal Haklar Konusundaki Sorunlu Yaklaşımı DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: İHAM UYGULAMASINDA ANAYASA ŞİKAYETİNİN YERİ I.Anayasa Şikayeti Yargılamasının İHAM\\\\\\\′ın Faaliyetlerine Katkısı Nedir? II.Anayasa Şikayeti Yargılaması İHAM Denetimine Tabi Midir? A.Konuyla İlgili İHAM İçtihadının Evrimi B.AYM\\\\\\\′nin Kabul Edilebilirlik İncelemesinin Durumu C.AYM Önünde Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlali D.Anayasa Şikayeti Tüketilmesi Gereken Bir İç Hukuk Yolu Mudur? 1.Anayasa Şikayeti Yolunun Makul Sürede Tamamlanamaması 2.Anayasa Şikayeti Yolunun Kısıntılı Olması 3.Anayasa Şikayeti Yolunun Erişilebilir Olmaması 4.Anayasa Şikayeti Yolunun İhlali Gideremeyecek Olması İKİNCİ KISIM: ANAYASA ŞİKAYETİNİN ÖZEL VE USULİ ESASLARI BİRİNCI BÖLÜM: ANAYASA ŞİKAYETİ HAKKININ ÖZNESİ I.Genel Olarak A.Ehliyet Kavramı ve Anayasa Hukukuna Teşmili 1.Anayasa Hukukunda Ehliyet ve Terminoloji Sorunu 2.Türkiye Anayasa Hukuku Bakımından Ehliyet Kavramının Değerlendirilmesi 3.Doğmamış Organizmalar Bakımından Yetki (Kişiliğin Başladığı An Sorunu) a.Genel Olarak Doğmamış Organizmaların Temel Hak ve Taraf Ehliyeti Sorunu b.İHAM\\\\\\\′ın Doğmamış Organizmaya Yönelik Yaklaşımı c.Anayasa Mahkemelerinin Doğmamış Organizmaya Yönelik Yaklaşımı d.Yeni ve Özgün Bir Sorun: Tüpteki Embriyonun Anayasal Durumu e.Doğmamış Organizmaların Temel Hak ve Özgürlükleri Sorunu f.Türkiye Anayasa Mahkemesi\\\\\\\′nin Yanıtını Bekleyen Bir Soru 4.Ölüler Bakımından Yetki (Kişiliğin Bittiği An Sorunu) a.Ölüm ve Temel Hak Taşıyıcılığı Konusunda Öğretideki Görüşler b.Almanya AYM\\\\\\\′sinin Yaklaşımı c.AYM İçtihadına Yönelik Tepkiler d.Ölüler Adına Dava Açılması ve/veya Sürdürülmesi (1)Kişinin Mağdur Olduktan Sonra, Anayasa Şikâyetinden Önce Ölmesi (2)Kişinin Ölüm Anında Mağdur Edilmesi (3)Kişinin Öldükten Sonra Mağdur Edilmesi (4)Kişinin Anayasa Şikâyetinde Bulunduktan Sonra Ölmesi (a)Almanya Uygulaması (b)İspanya Uygulaması (c)İHAM Uygulaması (d)Türkiye Olağan Usul Hukuku Bakımından Uygulama (e)Özgün Bir Durum: Başvurucunun Ölümünden Sonra Herhangi Bir İstem Olmamasına Rağmen İhlalin İncelenmeye Devam Edilmesi 5.Anayasa Şikâyeti Ehliyeti Tartışmalı Kişiler a.Çocuklar (1)Çocuklar Temel Hakların Taşıyıcısı ve Kullanıcısı Olabilir Mi? (2)Çocuklar Anayasa Şikayeti Hakkının Taşıyıcısı Mıdır? b.Diğer Kısıtlılar c.Yabancılar (1)Yabancılara Tanınan Siyasal Haklar (2)Yabancılara Tanınmayan Kişisel Haklar (3)AYM\\\\\\\′nin Yabancılara Yönelik Yaklaşımın Eleştirisi d.Tüzel Kişiler (1)Tüzel Kişilerin Niteliğine İlişkin Teoriler (2)Niteliksel Değerlendirmelerin Uygulamadaki Yansımaları (3)Özel Hukuk Tüzel Kişileri (a)Almanya\\\\\\\′da Özel Hukuk Tüzel Kişilerinin Anayasa Şikayeti (b)İHAM\\\\\\\′da Özel Hukuk Tüzel Kişilerinin Anayasa Şikayeti (4)Kamu Tüzel Kişileri (i)Almanya AYM\\\\\\\′sinin Uygulaması (ii)Konuyla İlgili İHAM Yaklaşımı (iii)Türkiye Bakımından Özel Bir Değerlendirme (5)Tüzel Kişilerin Anayasa Şikayetinde Temsili (6)Tüzel Kişiliğin Sonra Ermesinin ve Nitelik Değiştirmesi e.Tabiat ve Hayvanların Anayasa Şikayeti Hakkı f.Mukayeseli Hukukta Anayasa Şikayetinde Bulunmaya Yetkili Diğer Kişiler (1)Birinci Olasılık: Kamu Başdenetçisi (2)İkinci Olasılık: Cumhuriyet Başsavcıları (3)Türkiye Bakımından Değerlendirme İKİNCİ BÖLÜM: KAMU GÜCÜ KAVRAMI I.GENEL OLARAK II.KAMU GÜCÜNÜN ULUSLARARASI SINIRLARI III.KAMU GÜCÜNÜN ULUSAL KAPSAMI IV.KAMU GÜCÜNÜN ANAYASA ŞİKAYETİ BAKIMINDAN MEKANSAL DEĞERİ A.Klasik Egemenlik Alanı Bakımından Kamu Gücü Kavramı B.Klasik Egemenlik Alanının Dışı Bakımından Kamu Gücü Kavramı V.ANAYASA ŞİKAYETİ BAĞLAMINDA KAMU GÜCÜ SORUMLULUĞUNUN ZAMANSAL SINIRLARI VI.KAMU GÜCÜNÜN TEZAHÜRLERİ A.Bir Kamu Gücü Olarak Yasama 1.Yasalar (Genel Olarak) 2.Türkiye\\\\\\\′de Maddi Anlamda Yasaların Anayasa Şikayetine Konu Edilememesi a.Yeni Bir İptal Yolu Açılacağı Savı b.İddia ve Değerlendirmenin Aynı Organ Tarafından Yapılacağı Savı c.Yasama Organının Hassasiyeti Savı 3.Sorunun Çözümüne Yönelik Olası Yöntemler 4.Sorunun Aşılması: Anayasa Şikâyeti İncelemesinde Somut Norm Denetimi a.Anayasa Şikayeti İncelemesi Bir Dava Mıdır? b.AYM, Anayasa Şikayeti İncelemesinde Bir \\\\\\\"Mahkeme\\\\\\\" midir? c.Ara Değerlendirme 5.Kanun Hükmünde Kararnameler Meselesi 6.Parlamento Kararları B.Bir Kamu Gücü Olarak Yürütme 1.Sadece Yasanın Uygulanmasından İbaret Yürütme Eylemlerine Karşı Anayasa Şikayeti 2.İdarenin Düzenleyici İşlemleri 3.Özel Kişilerin Yürütmenin Geleneksel Ödevleri Kapsamındaki Faaliyetleri 4.Yürütmenin Özel Hukuk Kapsamındaki Faaliyetleri 5.Yürütmenin Ceza Hukuku Bağlamında Gerçekleştirdiği İşlemler C.Bir Kamu Gücü Olarak Yargı 1.AYM\\\\\\\′nin Yargı Kararları Denetiminin Yarattığı Sorunlar ve Nedenleri 2.Yargı Kararlarına Karşı Anayasa Şikayeti\\\\\\\′nin Kapsamı 3.Yargı Kararlarına Karşı Anayasa Şikayeti Denetiminin Sınırları a.Almanya AYM\\\\\\\′sinin Kullandığı Kriterler b.Öğretide İleri Sürülen Öneriler c.Konuyla İlgili İHAM Yaklaşımı d.Mukayeseli Öğretideki Tartışmaların Türkiye Hukukundaki Anlamı 4.Anayasa Şikayetine Konu Edilebilecek Mahkeme Karar Türleri a.Mahkeme Kararının Anayasaya Aykırı Bir Yasaya Dayanması b.Anayasal Yargılama Usullerine Uymadan Karar Verilmesi c.Mahkeme Kararının Kendisinin Hak ve Özgürlük İhlal Etmesi (1)Temel Hak ve Özgürlüklerin Hiç Dikkate Alınmaması (2)Temel Hak ve Özgürlüklerin \\\\\\\"İlkesel\\\\\\\" Olarak Yanlış Değerlendirilmesi 5.Anayasa Şikayetine Konu Edilemeyecek Mahkeme Kararları a.AYM Kararlarına Karşı Anayasa Şikayeti Sorunu b.Karar Gerekçelerine Karşı Anayasa Şikayeti c.Ara Karalara Karşı Anayasa Şikayeti d.Yüksek Yargı Dışındaki Uyuşmazlık Çözüm Mercilerinin Kararları e.Yabancı Mahkeme Kararlarına Karşı Anayasa Şikayeti D.İnsan Haklarının Devlet Dışında Kalan Kişilerce İhlali Sorunu: (DRITTWIRKUNG) 1.Terminoloji 2.İnsan Haklarının Yatay Etkisi Teorisinin Ortaya Çıkışı 3.İnsan Haklarının Yatay Etkisi Konusundaki Savlar (Yatay Etki Biçimleri) a.Doğrudan Yatay Etki b.Dolaylı Yatay Etki E.İhmal Yoluyla Anayasaya Aykırılık 1.Kamu Gücünün İhmal Biçimleri 2.Yasama İhmalleri a.Mutlak İhmaller (Gerçek İhmaller) b.Türkiye Anayasa Hukuku Bakımından \\\\\\\"Mutlak İhmaller\\\\\\\" c.Nispi İhmaller (Gerçek Olmayan İhmaller) d.Türkiye Anayasa Hukuku Bakımından Nispi İhmaller e.Güncelleme Ödevi ve İhmal f.Pozitif Yükümlülük Işığında İhmal Sorunu VII.KAMU GÜCÜ MÜDAHALESİNİN GEREKLİ ÖZEL NİTELİKLERİ A.Kişisellik B.Güncellik C.Doğrudanlık ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: ANAYASA ŞİKAYETİNE KONU EDİLEBİLECEK HAK VE ÖZGÜRLÜKLER I.Genel Açıklama II.Hangi İHAS Metninin Esas Alınacağı Sorunu A.Resmi Tercümedeki Eksiklikler B.Resmi Tercümede Anlam Kaymaları C.Ara Değerlendirme III.EK PROTOKOLLERİN SÖZLEŞME KAPSAMINDA SAYILIP SAYILMAYACAĞI SORUNU IV.Sözleşme\\\\\\\′ye Anlamını Veren Öğe: İHAM İçtihatları A.Türkiye\\\\\\\′nin Taraf Olduğu Davalardaki İçtihatların Anlamı B.Türkiye\\\\\\\′nin Taraf Olmadığı Davalardaki İçtihatların Anlamı V.Anayasa Şikayetine Konu Edilebilecek Temel Hak Ve Özgürlükler A.Temel Hak ve Özgürlükler Kavramının Maddi Yaklaşımla Kavranması Gerekliliği B.Tarihsel ve Amaçsal Yorum C.İHAS ve Anayasa Arasında Sistematik Yorum D.İHAS Kapsamında Olan ve Olmayan Hükümlerin Sistematik Yorumu VI.Sosyal Hakların Anayasa Şikayetine Konu Edilebilirliği ÜÇÜNCÜ KISIM: ANAYASA ŞİKAYETİNİN USULİ ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM: ANAYASA ŞİKAYETİ USULÜ I.Şikayetin Yapılma Biçimi: Yazılı Usul II.Yazılı Usulde Kullanılacak Dil A.Anayasa Şikayeti Dilekçesinde Bulunması Gereken Unsurlar 1.Başvurucuya İlişkin Bilgiler 2.Kamu Gücüne İlişkin Bilgiler 3.İhlale ve İhlal Edilen Haklara İlişkin Bilgiler 4.Yargılama Prosedürüne İlişkin Bilgiler 5.Dizi Pusulası 6.Sonuç ve İstemler 7.İmza III.ANAYASA ŞİKAYETİNİN İLERİ SÜRÜLEBİLECEĞİ MERCİLER A.Anayasa Mahkemesine Başvuru B.Diğer Mahkemelere Başvuru C.Yurtdışı Temsilciliklerine Başvuru IV.Anayasa Şikayetindeki Eksiklikler ve Şikayetin Akıbeti V.Anayasa Şikayetinde Temsil A.Temsilci İfadesinin Anlamı B.Avukatla Temsil Zorunlu Mudur? C.Temsil İlişkisinin İspatlaması VI.Başvuru Harcı VII.Adli Yardım İstemleri A.Anayasa Şikayeti Yargılamasında Adli Yardımın Normatif Dayanağı B.Diğer Yargılama Biçimlerindeki Adli Yardım Hükmünün Anayasa Yargılamasına Teşmili C.Adli Yardım İsteminde Bulunabilecek Kişiler D.Adli Yardım Koşulları 1.Yoksulluk Koşulu 2.Haklılık Koşulu 3.Bir Yan Yargılama Olarak Anayasa Şikayetinde Adli Yardım Usulü VIII.ANAYASA ŞİKAYETİ İNCELEMESİ A.KOMİSYON İNCELEMESİ: ŞİKAYETİN KABUL EDİLEBİLİRLİK (İNCELENEBİLİRLİK) BAKIMINDAN DENETİMİ 1.GENEL OLARAK KABUL EDİLEBİLİRLİK İNCELEMESİ VE TÜRKİYE UYGULAMASI a.Kabul Edilebilirlik Teriminin Yerindeliği Sorunu b.Mukayeseli Uygulamada Kabul Edilebilirlik Denetimi (1)Çeşitli Ülkelerdeki Kabul Edilebilirlik Örnekleri (2)Almanya Uygulamasında Kabul Edilebilirlik Denetimi (3)İHAM Uygulamasında Kabul Edilebilirlik İncelemesi c.Türkiye AYM\\\\\\\′si Uygulaması ve Ara Değerlendirme 2.TÜRKİYE\\\\\\\′DE KABUL EDİLEBİLİRLİK (İNCELENEBİLİRLİK) DENETİMİ a.Mahkeme\\\\\\\′nin (Kişi, Konu, Zaman, Yer bakımından) Yetkisi (1)Kişi bakımından yetki (Ratione Personae) (2)Konu bakımından yetki ( Ratione Materiae) (3)Yer bakımından yetki (Ratione Loci) (4)Zaman bakımından yetki (Ratione Temporis) b.Olağan Başvuru Yollarının Tüketilmesi ve 30 Günlük Süre Kaydı (1)Birinci Usuli Koşul: Anayasa Şikayeti Olağan Kanun Yollarının Tüketilmesinden Sonra Yapılır (a)Subsidiarite (İkincillik) İlkesi (b)Olağan Kanun Yollarının Anlamı (i)Olağan İdari Yollar (ii)Olağan Yargı Yolları (c)Tüketme Kavramının Anlamı (i)Şekli Anlamda Tüketmek (ii)Maddi Anlamda Tüketmek (iii)İstisnai Durumlar (d)Almanya Uygulamasındaki İstisnalar (i)Anayasa ŞikAyetinin Genel Bir Öneme Sahip Olması (ii)Şikayetçinin Ağır ve Telafi Edilemez Zararı (iii)Başarı Şansı Olmayan Başvuru Yolları (e)Kanun Yollarının Kaçırılması Riski ve Riske Karşı Tedbir (f)Fiziksel Nedenlerle İç Hukuk Yollarını Tüketmeme Sorunu (2)İkinci Usuli Koşul: 30 Günlük Süre Kaydı (a)Süre Kaydının Niteliği (b)Sürenin Hesaplanma Biçimi (i)30 Günlük Sürenin Başlangıcı (ii)30 Günlük Sürenin Sona Erişi (3)Anayasa ŞikAyeti Süresinin Kaçırılması ve Eski Hale İade (Mazeret Hukuku) (a)Başvurucu anayasa şikAyeti için öngörülen sürenin içinde başvurmamış olmalıdır. (b)Sürenin kaçırılması bir mazerete dayanmalıdır. (c)Mazeretin ortaya çıkmasında başvurucunun kabul edilemez bir kusuru bulunmamalıdır. (d)Eski Hale Getirme\\\\\\\′ye İlişkin Bazı Örnekler (i)Şikayetçinin yasayı bilmemesi (ii)Sürenin başlangıç anına ilişkin sorunların bulunması (iii)Hastalık (iv)Dilekçenin iletim aracındaki sorunlar (v)Tutulu Olma Hali (vi)Temsilcinin Hatları (vii)Kişinin Kendisi İle İlişkili Olmayan Mücbir Haller (e)Mazeret ile Süresinde Başvuru Yapılamaması Arasında Uygun İlliyet Bağı Bulunmalıdır (4)Yasalar ve Diğer Düzenleyici İşlemlere Karşı Anayasa Şikâyetinde Zaman Sorunu (5)İhmal Suretiyle İhlaller ve Anayasa Şikâyeti Zamanı c.Anayasal Bakımdan ve Şikâyetçinin Zararı Bakımından Önemsiz Başvurular (1)Anayasal Bakımdan Önem Koşulu (Objektif Önem Kriteri) (a)Kriterin İşlevleri (b)Kriterin Uygulama Alanı (2)Şikâyetçi Bakımdan Önemli Zarar Koşulu (Sübjektif Önem) d.Açıkça Dayanaktan Yoksun Olmama Koşulu 3.TÜRKİYE\\\\\\\′DE KABUL EDİLEBİLİRLİK İNCELEMESİNİN AŞAMALARI a.Komisyon Raportörlüğü Birimi Aşaması b.Komisyon Aşaması (1)Komisyonların Kararlarını Verme Biçimi: Oybirliği (2)Özgün Bir Durum: Kısmi Kabul Edilebilirlik Kararı c.Komisyon\\\\\\\′un Anayasa Şikayetinin Kabul Edilebilirliğine (İncelenebilirliğine) İlişkin Karar Veremeyeceği Haller 4.KABUL EDİLEBİLİRLİK KONUSUNDAKİ KARARININ KESİNLİĞİ a.Kabul Edilebilirliğe/Edilemezliğe İlişkin Kararların Kesinliği b.Kabul Edilebilirlik/Edilmezlik Kararlarının Gerekçeli Olması Gerekliliği c.Kabul Edilebilirlik/Kabul Edilemezlik Kararlarının Yayımlanması Sorunu B.BÖLÜM İNCELEMESİ: ŞİKAYETİN ESAS BAKIMDAN DENETİMİ 1.Bölümler Raportörlüğü Aşaması a.Kabul Edilebilirlik Kararı Verilmemiş Anayasa Şikayetleri (1)Oybirliği Sağlanamaması (2)Şikayetin Niteliği veya Kabul Edilebilirliğin Esasa Bağlı Olması (3)Komisyon\\\\\\\′un Anayasa Şikayetinin Kabul Edilebilirliğine (İncelenebilirliğine) İlişkin Karar Veremeyeceği Hallerde Bölüm İncelemesi b.Kabul Edilebilirlik (İncelenebilirlik) Kararı Verilmiş Anayasa Şikâyetleri (1)Araştırma Evresi (a)Layihalar Teatisi (b)Delil Toplama Süreci (i)Tanık dinleme (ii)Keşif yapma (iii)Uzman dinleme (2)Karar Taslağının Hazırlanması (3)Ar/İç Tarafından İnceleme ve Görüş Bildirme Evresi (4)Bölümlerin Karar Verme Evresi İKİNCİ BÖLÜM: ANAYASA ŞİKAYETİ YARGILAMASINDA KARARLAR I.Karar Kavramının Nitelendirilme Biçimi II.Karar Türleri A.Düşme Kararı B.Kötüye Kullanım Kararı C.Geçici Tedbir Kararı 1.Terminoloji Hakkında 2.İhtiyati Tedbir Düzenlemesinin Süregelen Tartışamaya Katkısı 3.Geçici Tedbirin İşlevleri 4.Geçici Tedbir İsteminde Bulunabilecek Özneler 5.Geçici Tedbir İsteminin Muhatabı, Zamanı ve Sayısı 6.Geçici Tedbir Kararının Diğer Yargılama Yolları ve Esas Kararla Olan İlişkisi: İstisnailik 7.Geçici Tedbir Kararı Verilebilecek Haklar Sorunu 8.Geçici Tedbir Kararı İçin Gerekli Şartlar a.Genel Koşul: Anayasa Şikayeti Yargılamasına Uygun Olma Koşulu b.Geçici Tedbir Kararının Özel Koşulları (1)Ağır ve Telafi Edilmez Dezavantaj (2)Aciliyet (3)Kamu Yararı c.Geçici Tedbir Kararı Örnekleri d.Yan Yargılama Olarak Geçici Tedbir Yargılaması D.Pilot Karar 1.Pilot Karar Tekniğinin Gelişimi ve Özgülendiği Amaç 2.Pilot Karar Yöntemine Yönelik Eleştiriler 3.Pilot Kararın Unsurları a.Pilot Karar Bölüm Tarafından Verilir b.Tarafların, Adalet Bakanlığının İstemi veya Re\\\\\\\′sen İnceleme c.Sistematik ve Yapısal Bir Sorunun Bulunması d.Yapısal Sorun ve Alınması Gereken Tedbirler e.Benzer Başvuruların İncelenmesinin Ertelenebilirliği 4.Pilot Karar Tekniği ve Düzenleyici İşlemlere Karşı Anayasa Şikayeti Sorunu E.Esasa İlişkin Karar 1.Esasa İlişkin Kararda Neye Hükmedilebilir? 2.AYM Yasası\\\\\\\′nın Restitutio in Integrum İlkesi Işığında Eleştirisi 3.Esasa İlişkin Kararın (Hükmün) Kesinliği a.Anayasa Mahkemesi Kararlarının Şekli Anlamda Kesinliği b.Anayasa Mahkemesi Kararlarının Maddi Anlamda Kesinliği (1)Maddi Anlamda Kesin Hükmün Objektif Sınırları (2)Maddi Anlamda Kesin Hükmün Sübjektif Sınırları (a)Maddi Anlamda Kesin Hükmün \\\\\\\′Inter Partes\\\\\\\′ Etkisi (b)Maddi Anlamda Kesin Hükmün \\\\\\\"Erga Omnes\\\\\\\" Etkisi F.ÇELİŞKİLİ KARARLARIN ÇÖZÜMÜ G.SOYUT VE SOMUT NORM DENETİMİ KARARLARINDAN SONRA ANAYASA ŞİKAYETİ 1.SOYUT NORM DENETİMİ SONRASINDA ANAYASA ŞİKAYETİ 2.SOMUT NORM DENETİMİ SONRASINDA ANAYASA ŞİKAYETİ H.ANAYASA ŞİKAYETİ YARGILAMASININ YENİLENMESİ