Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Ağustos (54)      Temmuz (128)      Haziran (105)      Mayıs (65)

Sözleşme Görüşmelerindeki Kusurlu Davranıştan Doğan Sorumluluk

Sözleşme Görüşmelerindeki Kusurlu Davranıştan Doğan Sorumluluk



Sayfa Sayısı
:  
294
Kitap Ölçüleri
:  
16x23 cm
Basım Yılı
:  
2009
ISBN NO
:  
978-975-464-496-8

42,00 TL











TAKDİM VE TEŞEKKÜR Bu çalışma, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk (Medeni Hukuk) Anabilim Dalı Doktora Programı kapsamında tez olarak hazırlanmış ve 17.09.2008 tarihinde, Prof. Dr. Mehmet ÜNAL, Prof. Dr. Lale SİRMEN, Prof. Dr. Fahrettin ARAL, Prof. Dr. İhsan ERDOĞAN ve Prof. Dr. Ali ERTEN"den oluşan jüri huzurunda savunularak, oybirliği ile başarılı bulunmuştur. Çalışmanın konusunu oluşturan sözleşme görüşmelerindeki kusurlu davranıştan doğan sorumluluk, orijinal ve tüm dillerdeki yerleşik ifadesiyle culpa in contrahendo sorumluluğu, modern borçlar hukukunun, üzerinde çalışılması zor, fakat bir o kadar da zevkli konularından birisidir. Konunun başlıca zorluğu, teorik, soyut, hatta yer yer felsefi bir konu olmasından; ayrıca, borçlar hukukunun temel kavram ve müesseseleri ile ilişkisi sebebiyle, bir çok hukukçu tarafından hem "′çok bilinmesinden", hem de "gerçek mahiyeti ile az bilinmesinden" kaynaklanmaktadır. Gerçekten hukuk uygulaması ve literatüründe uzun sayılabilecek bir geçmişi olan culpa in contrahendo teorisini, hukuk eğitim ve kariyerinin herhangi bir aşamasında duymayan hukukçu yok gibidir; fakat, teorinin özellikle güven esası ve bu esasa dayanan bir sorumluluk anlayışı çerçevesinde günümüzde ulaştığı nokta ve uygulamada gördüğü fonksiyon, ancak konu ile yakından ilgilenen hukukçuların hakkıyla değerlendirdiği bir husustur. Bu bakımdan doktora tez çalışması vesilesiyle culpa in contrahendo sorumluluğu ile uğraşmak, benim için zorlu, fakat hukuk formasyonuma yaptığı katkı ile son derece önemli ve zevkli bir süreç oluşturmuştur. Böyle bir çalışmanın üstesinden gelebileceğime daha başlangıçta güvenerek bana tez konusunu öneren ve tezin danışmanlığını üstlenen, çalışmamın her aşamasında akademik bilgi ve tecrübesi ile beni yönlendiren, teşvik eden, gerek ilmî gerek sosyo-kültürel mevzu ve meselelere dair sohbetleri ile daima ufkumu genişleten saygıdeğer hocam Prof. Dr. Mehmet ÜNAL"a müteşekkirim. Kendisi, akademik bir çalışmanın nasıl yapılması gerektiğini, yüksek lisans aşamasından itibaren bana öğreten kişidir. Aynı şekilde, asistanı olmaktan mutluluk duyduğum Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan ERDOĞAN hocama, akademik hayatımın başından beri bana verdiği destek, gösterdiği ilgiden dolayı içten teşekkürlerimi sunuyorum. Onun, takdirini açıkça belli eden, tekdirini ise ancak karşısındakinin kavrayışına bırakan, fakat her koşulda teşvik edici nazik üslubu, akademik hayatın zorluklarını aşmamda ve yaptığım işe yeni bir motivasyonla sarılmamda yar- dımcı olmuştur. Tüm yaşamım boyunca, destek ve korumasını üzerimde; anne, abla, arkadaş olarak sevgisini içimde hissettiğim, küçük bir çocuğun zihnindeki "hayran olunacak insan" figürüne teşkil ettiği haklı emsal ile akademik hayata yönelmeme belki de en büyük etkiyi yapan sevgili kuzenim Prof. Dr. Yadigâr İZMİRLİ′ye de ayrıca teşekkür borçluyum. Çalışmamı büyük bir dikkat ve titizlikle inceleme nezaketini gösteren ve tez savunması sırasında yapıcı eleştirileri ile çalışmama katkı sağlayan Prof. Dr. Lâle SİRMEN′e; çalışmam süresince özellikle hukuk literatürüne olan hâkimiyeti ile bana yardımcı olan. tez jürisinin kıymetli üyelerinden Prof. Dr. Fahrettin ARAL′a; yine tez jürisinin kıymetli ürelerinden, hukuk eğitimimin lisans, yüksek lisans ve doktora olmak üzere tüm aşamalarında öğrencisi olma şansını elde ettiğim Prof. Dr. Ali ERİ EN e çok teşekkür ediyorum. Bu tezin literatür taraması ile hazırlık aşamasının önemli bir kısmı, Ekim 2004 - Mayıs 2005 tarihleri arasında, Almanya′nın Mainz kentindeki Johannes Gutenberg Üniversitesinde gerçekleştirilmiştir. Bu süre içerisinde bana üniversitenin başlıca imkânlarını sunan, dönemin hukuk fakültesi dekanı Prof. Dr. Friedhelm HUFEN′e, yabancı bir ülkede karşılaşılabilecek olağan dışı problemlerimin çözümü ile ilgilenen idari personelden Eva HEINEMANNFa ve benden yardımlarını esirgemeyen tüm kütüphane çalışanlarına; ayrıca bana yurtdışına gitme fırsatını tanıyan dönemin Gazi Üniversitesi yöneticilerine teşekkür ediyorum. Doktora tezi yazan bir anne adayını, asistanlığın gerektirdiği bazı vakit alıcı işlerden muaf tutan; kendisi de benzer akademik yükler altında iken, bu çalışmayı neredeyse sayfa sayfa okuyarak düzeltmelerini gerçekleştiren ve nihayet yazılmış bir tezin ağır nüshalarını dahi bir anne adayına taşıtmaya içi elvermeyip günlerce benimle birlikte dağıtımını sağlayan Arş. Gör. Dr. A. DilşÃ¢d KESKİN ve bu tezin ortaya çıkış sürecinde gerek bilimsel görüş ve yardımlarını, gerek bir dost olarak manevi desteğini benden esirgemeyen Arş. Gör. Dr. Abdülkerim YILDIRIM, bu vesile ile teşekkür borçlu olduğum diğer kimselerdir. Çalışma arkadaşlarının sağlayacağı yardım ve destekten, göstereceği hoşgörüden emin, huzurlu bir çalışma ortamına sahip bulunmak, her akademisyene nasip olmayan bir ayrıcalıktır. Bilimsel bir çalışma ortaya çıktığında, teşekkürlerin en büyüğü, şüphesiz ailelere edilmelidir. Fakat benim ailem, evde oluşturdukları, çocukluğumdan itibaren soluma fırsatı bulduğum sıra dışı ilmî atmosfer ile herhangi bir aileye edilmesi gereken teşekkürden çok daha fazlasını hak etmektedir. Ne var ki, beni yalnızca akademik hayata değil, hayatta yapmak istediğim her güzel şeye teşvik eden sevgili annem Ayşe ÖZTÜRK′e ve sevgili babam Şükrü ÖZTÜRK′e, hak ettikleri teşekkürün pek azını edebilecek belagate sahibim. Bu çalışmanın ortaya çıkış sürecine, günü gününe, gecesi gecesine tanıklık eden, yaptığım iş gereği üstesinden gelmek mecburiyetinde olduğum zorluklara ve yapmam gereken fedakârlıklara benimle birlikte katlanan ve bundan hiç gocunmayan, hayattaki en büyük desteğim sevgili eşim Av. Murat DEMİRCİOĞLU′na ise teşekkür etmeyi denemeyeceğim bile. Onun hak ettiği, sadece teşekkür değil, bu eserin onurunu benimle aynı ölçüde yaşamaktır. Bu onuru paylaşmam gereken biri daha var hayatımda; çünkü bu tezin önemli bir kısmını "biz" onunla birlikte yazdık. O, akademik hayatla henüz hayata gelmeden tanıştı ve bu işin zorluğunu kendince idrak ettiğinden olsa gerek, kimi zaman içimdeki varlığını unutturacak kadar uslu durup "çifte yükümü" hafifletti. Ama yine de o benim için "dağına göre verilmiş bir kış" değil, hayatımın baharında tam da vaktinde açmış bir çiçektir. Hukuk ilmiyle uğraşan herkesin nihaî amacının, gelecek kuşaklar için daha âdil bir dünya yaratmak olduğu düşünüldüğünde, çocuklarımızın varlığı, çalışmak ve üretmek için başlıca motivasyon kaynağı olsa gerek. Bu çalışmanın da daha âdil bir dünyanın oluşumuna katkı sağlaması dileğiyle... Dr. Huriye Reyhan DEMİRCİOĞLU ANKARA. Ocak 2009 ÖNSÖZ Sözleşme görüşmelerindeki kusurlu davranıştan doğan sorumluluk, orijinal ifadesi ile culpa in contrahendo sorumluluğu, borçlar hukukunun günümüzde dahi en problemli meselelerinden birisini oluşturmaktadır. Gerçekten konu, üzerinde çalışıldıkça derinleşen ve daha çetrefilli bir hale gelen, pek çok noktada tartışmaya açık ve bu tartışılan noktalarda özellikle bir doktora öğrencisinin belli bir görüş ortaya koymasının cesaret gerektirdiği bir konudur. Çünkü culpa in contrahendo sorumluluğunda, klasik borçlar hukukunun teorik zeminine, yerleşik kavram ve esaslarına bir tür meydan okuma göze çarpmaktadır. Fakat konu derinlemesine tetkik edildiğinde, bir yandan bu meydan okumanın son derece haklı bir meydan okuma olduğu; öte yandan borçlar hukukunun da son derece sağlam bir teorik zemine sahip olduğu tespit edilmekte ve neticede ne culpa in contrahendo sorumluluğu ile sağlanması amaçlanan hakkaniyete uygun sonuçlardan vazgeçilebileceği, ne de borçlar hukukunun klasik yapısının tamamen değiştirilebileceği söylenebil-nıektedir. Onun yerine, bugünkü "modern" borçlar hukuku doktrininde neredeyse tartışmasız kabul edilen yeni bir borç ilişkisi anlayışının geliştirildiği, bu borç ilişkisinden doğan yükümlülüklerin çeşitlendirildiği, özellikle koruma yükümlülüğü kavramının geliştirilerek borç ilişkisine dahil edildiği, hatta edim yükümlülüklerini hiç içermeyen borç ilişkilerinin de kabul edildiği ve tüm bunlara sözleşme ve haksız fiilden farklı bir dayanak noktası teşkil etmek üzere sosyal temas ve güven esası gibi kavram ve esasların benimsenmesi noktasına gelindiği görülmektedir. Modern borçlar hukuku doktrininin tüm bu isabetli kazanımları, culpa in contrahendo teorisinin 1 860" 11 yıllardan itibaren izlediği gelişim sürece ile ilgili, hatta bu sürecin bir parçasını oluşturan kazanımlardır. Bu bakımdan culpa in contrahendo sorumluluğunun, bugün için, basitçe "sözleşme öncesi sorumluluk" olarak ele alınıp incelenmesi pek mümkün görünmemektedir. İşte bu çalışmada yazar, esas olarak sözleşme öncesi kusurlu davranıştan sorumluluk meselesini, yani culpa in contrahendo teorisini ele almış; ancak bunu yaparken koruma yükümlülükleri, edim yükümlülüklerinden bağımsız borç ilişkileri ve bunların üçüncü kişilere yönelik etkileri, sosyal temas, ak-din müspet ihlâli gibi. modern borçlar hukukunun bazı kavram ve kurumlan arasındaki bağlantıyı, iç içe geçmişliği, hatta yer yer ayniyeti ortaya koymuştur. Konunun bu şekilde ele alınması, sözkonusu kavram ve kurumların, güven esasının ön plana çıktığı bir ortak zemine yerleştirilmesi ve günümüz hukuk doktrin ve uygulamasının, özellikle güven sorumluluğu etrafında izlediği gelişimin dikkate alınması ile mümkün olmuştur. Bu bakımdan çalışma, klasik culpa in contralıendo teorisinden ziyade, sözleşme görüşmeleri sırasında yaratılan güven ilişkisinin ihlâlinden doğan bir sorumluluğun, dogmatik temelleri, şartları, hüküm ve sonuçları ile etraflıca ele alınıp incelendiği bir çalışma niteliğindedir. Yazarın, son derece girift ve çetrefilli bir konuda yaptığı bu başarılı çalışmadan dolayı kendisini kutlar, gelecekte de aynı nitelikte çok sayıda eser vermesini gönülden dilerim. Prof. Dr. Mehmet ÜNAL Ocak 2009 GİRİŞ KONUNUN TAKDİMİ VE SINIRLANDIRILMASI, TERMİNOLOJİ, CULPA İN CONTRAHENDONUN BENZER KAVRAMLARLA KARŞILAŞTIRILMASI, TARİHİ GELİŞİMİ VE MODERN HUKUKLARDAKİ DÜZENLENİŞ BİÇİMİ § 1- KONUNUN TAKDİMİ VE SINIRLANDIRILMASI I- KONUNUN TAKDİMİ Türk/İsviçre Borçlar Kanunu sorumluluk hukukunu, klasik Roma Huku-ku′na dayanan ikili bir yapı içerisinde düzenlemiştir. Bu ikili yapı, "haksız fiil sorumluluğu" ve "sözleşme sorumluluğu"1 ayrımı ile kendisini gösterir. Haksız fiil sorumluluğu, objektif ve soyut hukuk kurallarının herkese yüklemiş olduğu bazı yükümlülüklerin ihlâlinden doğar. Sözkonusu genel yükümlülüklerin ihlâli, haksız fiili karakterize eden "hukuka aykırılık" unsurunu ortaya çıkartın öyle ki. hukuka aykırılığın bulunmadığı yerde haksız fiilden bahsedilemez. Buna karşılık sözleşme sorumluluğunun esasını, hukuka aykırılık değil, "borca aykırılık" oluşturur. Borç, sadece alacaklı ve borçlu taraflar arasında mevcut olan bir borç ilişkisi içerisinde, borçlu tarafa yüklenmiş bir yükümlülüktür. Bu bakımdan borca aykırılık ve dolayısıyla sözleşme sorumluluğu, belli kişiler arasında borca aykırı davranıştan önce kurulmuş bir borç ilişkisinin varlığını gerektirir. "Sözleşme - haksız fiil"" temel ayrımı ile kendisini gösteren bu ikili sorumluluk anlayışı, sürekli bir değişim ve gelişim gösteren sosyo-ekonomik hayatın ve bu hayat içerisinde gittikçe karmaşık bir hal alan hukuki ilişkilerin yol açtığı bazı meselelerin çözümünde yetersiz kalmaktadır. Gerçekten hızla değişip gelişen, çeşitlenen iş ve ticaret hayatı içerisinde, "ne tam anlamıyla hukuka aykırı kabul edilebilen, ne de bir borca aykırılık teşkil eden", fakat yine de başka bir kimseye zarar veren bazı davranışlar ortaya çıkmakta ve hakkaniyet düşüncesi, bu zararın, zarar gören kimsenin üstünde kalmasını değil, zarar veren kimse tarafından tazmin edilmesini gerektirmektedir. Böyle bir hakkaniyet düşüncesi içerisinde hukuk doktrin ve uygulaması, uzun bir süreden beri. haksız fiil veya sözleşmenin ihlâli olarak nitelendirilenleydi bazı zarar verici davranışları da, sorumluluk hukukunun konusu haline ge- tirme çabası içerisindedir. İşte çalışmamızın konusunu oluşturan "culpa in contrahendo sorumluluğu", hukuk doktrin ve uygulamasının belli bazı durumlar için eksikliği hissedilen hakkaniyetin tesisi çabalarının çok önemli bir ürünüdür. Culpa in contrahendo sorumluluğunu ortaya çıkartan hakkaniyetin tesisi ihtiyacı, öncelikle, şahsa veya eşyaya verilen zararlar dışında kalan "diğer zararlar" bakımından kendisini gösterir. Çünkü kişilerin, yaşamı, vücut bütünlük ve sağlığı, mülkiyet hakları gibi esasen haksız fiil hukuku ile korunan hukuki değer ve menfaatlerinin dışındaki "salt malvarlıklarına yönelik değer ve menfaatleri", özel bir koruma normunun veya geçerli bir sözleşmenin konusunu oluşturmadıkça, hukuken korunmazlar. Örneğin, kendi kusuruyla hataya düştükten sonra sözleşmeyi iptal eden kimsenin bu iptal yüzünden karşı tarafa verdiği zarar, ne haksız fiil hükümleri uyarınca tazmini gereken, şahsa veya eşyaya verilmiş bir zarardır; ne de geçerli bir sözleşmenin konusunu oluşturan hukuki değer veya menfaatlerin ihlâli neticesinde ortaya çıkmış bir zarardır. Keza, yetkisiz temsilde bulunmak, ceza hukuku anlamında suç teşkil eden başka bir fiilin unsurlarını da içermedikçe, haksız fiil olarak nitelendirilemez; aynı şekilde, yetkisiz temsil ile herhangi bir sözleşmenin ihlâl edildiğini kabul etmek de mümkün değildir. Oysa bu gibi hallerde ortaya çıkan zararların, teorik temeli, şartları ve sınırları belirli bir esas uyarınca tazmini, hakkaniyet düşüncesinin bir gereğidir. Doktrin ve uygulamada hakkaniyetin tesisi amacıyla culpa in contrahendo sorumluluğuna başvurulan haller, kişiye veya eşyaya verilen zararlar dışındaki diğer zararların tazmini hususunda ortaya çıkan boşluğun doldurulması ile sınırlı değildir. Gerçekten culpa in contrahendo sorumluluğunun, "haksız fiil oluşturduğu şüphe götürmeyen bazı şahıs ve eşya değerlerinin ihlâli" durumunda dahi, somut olay adaletinin daha iyi tesisi amacıyla kullanıldığı görülmektedir. Örneğin, bir mağazada, "henüz satım akdinin kurulmasından önce" tezgâhtarın, ağır kumaş topunu kumaşa bakmak isteyen müşterinin üzerine düşürmesi ve müşteriyi yaralaması durumunda, esasen haksız fiil hukukunun konusunu oluşturan bir değerin ihlâl edildiği şüphesizdir. Bununla beraber, sözkonusu ihlâlin "sadece haksız fiil" olarak nitelendirilmesi, tezgâhtarın davranışından BK. m. 55 hükmüne göre sorumlu tutulacak mağaza sahibinin, yine bu hüküm uyarınca, kurtuluş kanıtı getirerek sorumluluktan kurtulması sonucunu doğurabilir. Böyle bir sonuç, zararın tazmini için, işlerinin görülmesinde adam çalıştıran ve bunun sağladığı nimetlerden faydalanan güçlü mağaza sahibi yerine, ekonomik açıdan ondan daha zayıf durumdaki tezgâhtara başvurulması; dolayısıyla, kimi zaman zararın tam olarak karşılanamaması anlamını taşır. İşte culpa in contrahendo sorumluluğu, yardımcı kişilerden sorumluluk, ispat yükü, zamanaşımı gibi hususlarda haksız fiil sorumluluğunun zarar gören için elverişsiz hükümleri 38 ile somut olay adaletinin yeterince sağlanamadığı buna benzer bazı durumlarda da, bir çıkış yolu olarak kullanılmaktadır. Doktrin ve uygulamada culpa in contrahendo sorumluluğunun geliştirilmesi, sorumluluk hukukunun ikili yapısından kaynaklanan ve kısaca ortaya koymaya çalıştığımız bazı meselelerin çözümünde esaslı bir başlangıç noktası teşkil etmiştir. Gerçekten doktrin ve uygulama, culpa in contrahendo sorumluluğunu sağlam bir zemine, kendi içerisinde tutarlı bir yapıya kavuştururken, "koruma yükümlülükleri", sadece koruma yükümlülüklerini ihtiva eden "edim yükümlülüklerinden bağımsız borç ilişkileri", bu tür borç ilişkilerini doğuran "sosyal temas (veya hukuki işlem teması)", sözkonusu temasın borç ilişkisi tesis eden bir olgu olarak kabulünü haklı kılan "güven esası" gibi kavram ve esaslar üzerinde durmuş ve bunlar aracılığıyla sorumluluk hukukuna yeni bir yön vermiştir. Bu yön, teorik açıdan, sorumluluk hukukunun ikili yapısının aşılarak katı kalıplardan kurtarılması; pratik açıdan ise, sözleşme sorumluluğunun uygulama sahasının haksız fiil sorumluluğu aleyhine genişletilmesi şeklinde tarif edilebilir. Ancak hakkaniyete daha uygun bir sorumluluk anlayışı geliştirme çabalarının hukuk güvenliğinin sarsılması sonucunu doğurmaması için, sözkonusu kavram ve esasların somutlaştırılması; bu kavram ve esaslardan yola çıkılarak açıklanan bir sorumluluğun da, şartları, sınırları, hüküm ve sonuçları belirli, kısacası "öngörülebilir" bir hale getirilmesi zaruridir. Biz de bu çalışma ile. adı doktrin ve uygulamada sıklıkla anılmakla beraber, hukuki niteliği, şartları, hüküm ve sonuçları halen belirsiz bir sorumluluğun esasını teşkil eden culpa in contrahendoyu, "başlı başına bir sorumluluk sebebi olarak" ele almakta; böylece, yukarıda vurguladığımız "zaruretin" gereğini yerine getirmeyi amaçlamaktayız. Gerçekten Türk Hukukunda culpa in contrahendonun, sorumluluk doğuran bir vakıa ve Borçlar Kanunumuzda yer alan bazı düzenlemelerin de esası olduğu tartışmasız kabul edilmekte; fakat, culpa in contrahendo sorumluluğunu, niteliği, şartları, hüküm ve sonuçları ile bir bütün olarak inceleyen kapsamlı bir çalışmaya rastlanmamaktadır. Bu sebeple çalışmamızın, modern hukuk doktrin ve uygulamasının sorumluluk hukuku alanındaki en önemli ürünlerinden birisi olan culpa in contrahendoyu. temel unsurlarıyla aydınlatmaya yardımcı olacağını ve bu konuda Türk Hukukundaki önemli bir boşluğu dolduracağını düşünmekteyiz. II- KONUNUN SINIRLANDIRILMASI Culpa in contrahendonun sorumluluk doğuran bir vakıa olarak kabul edilmesi, sorumluluk hukukunun ikili yapısından kaynaklanan bazı meselelerin hakkaniyete uygun bir tarzda çözümlenmesi bakımından önemli bir başlangıç noktasıdır. Gerçekten, doktrin ve uygulamada culpa in contralıendo sorumluluğunun geliştirilmesi, hatta bu sorumluluğa, bazı münferit vakıalar ile de olsa, 1900′İli yıllarda yapılan kanunlarda yer verilmesi, sorumluluk hukukunda yeni bir sürecin başlamasına yol açmıştır. Bu süreç, ′"hukuka aykırı biçimde zarar verme fiilinden" ve "karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarından" bağımsız olarak, salt haklı güvenin ihlâli olgusuna dayalı bir sorumluluğun ortaya çıkış sürecidir. Doktrinde ′"güven sorumluluğu (Vertrauenshaftung)" olarak adlandırılan bu sorumluluk, culpa in contralıendo sorumluluğunu da kapsamına alan daha genel bir sorumluluk türünü ifade eder ve culpa in contralıendo sorumluluğunun hukuki niteliğine ilişkin doktrin ve uygulamada ileri sürülen görüşlerin günümüzde ulaştığı önemli bir aşamayı ortaya koyar. Bununla beraber, genel itibariyle sorumluluk hukukunun ikili yapısının aşılması çabaları ve başlı başına bir sorumluluk türü olarak güven sorumluluğu, bizim çalışmamızın konusu dışında kalmaktadır. Bizim çalışmamızın konusu, "sözleşme görüşmeleri ilişkisi" şeklinde nitelendirilebilecek özel türde bir hukuki ilişki içerisinde ortaya çıkan kusura, yani culpa in contrahendoya bağlanan hukuki sorumluluk ile sınırlıdır. Çalışmamızda "culpa in contralıendo sorumluluğu" olarak ifade ettiğimiz bu sorumluluk, salt haklı güvenin ihlâli olgusuna dayalı diğer güven sorumluluğu hallerinden farklı olarak, bir sözleşme görüşmeleri ilişkisinin varlığını gerektirir. Dolayısıyla culpa in contrahendo sorumluluğu, yukarıda değindiğimiz gibi, salt haklı güvenin ihlâli olgusuna dayalı bir sorumluluk türünün geliştirilmesi sürecine başlangıç teşkil etmiş olsa da, bu türden bir sorumluluğa nispetle daha özel ve kendine özgü şartları bulunan alt türde bir sorumluluğu ifade eder. Bu bakımdan biz, doktrinde güven sorumluluğuna yol açtığı kabul edilen bütün vakıaları ayrı ayrı ele almamakta ve güven sorumluluğu anlayışına, sadece culpa in contrahendo sorumluluğunun hukuki niteliğinin açıklığa kavuşturulması noktasında değinmekteyiz. Konumuzu oluşturan culpa in contralıendo sorumluluğunu ise, özel ve münferit bir uygulama alanını esas alarak değil; hukuki niteliği, şartlan, hüküm ve sonuçlan ile bir bütün halinde ve genel bir sorumluluk türü olarak incelemekteyiz. Böylece çalışmamız, culpa in contrahendo sorumluluğunun, münferit bir culpa in contrahendo vakıasından hareketle "özelden genele′" ulaşılarak ele alındığı bir çalışma olmayıp, "genelden özele" gidilerek incelendiği bir çalışma niteliğindedir. İÇİNDEKİLER KISALTMALAR 19 KAYNAKÇA 21 GİRİŞ KONUNUN TAKDİMİ VE SINIRLANDIRILMASI, TERMİNOLOJİ, CULPA İN CONTRAHENDONUN BENZER KAVRAMLARLA KARŞILAŞTIRILMASI, TARİHİ GELİŞİMİ VE MODERN HUKUKLARDAKİ DÜZENLENİŞ BİÇİMİ § 1- KONUNUN TAKDİMİ VE SINIRLANDIRILMASI 37 1- KONUNUN TAKDİMİ 37 II- KONUNUN SINIRLANDIRILMASI 39 §2- TERMİNOLOJİ 41 § 3- CULPA İN CONTRAHENDONUN BENZER KAVRAMLARLA KARŞILAŞTIRILMASI 44 I- HİLE VE CULPA İN CONTRAHENDO 44 II- FİİLİ SÖZLEŞME İLİŞKİLERİ VE CULPA İN CONTRAHENDO 46 III- ÖNSÖZLEŞME VE CULPA İN CONTRAHENDO 51 § 4- CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN TARİHİ GELİŞİMİ VE MODERN HUKUKLARDAKİ DÜZENLENİŞ BİÇİMİ 54 I- CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN TARİHİ GELİŞİMİ 54 A-GENEL OLARAK 54 B- ROMA HUKUKU VE ESKİ KANUN METİNLERİNDE CULPA İN CONTRAHENDO 55 1- Roma Hukukunda Cıılpa in Contralıendo 55 2- Eski Kanun Metinlerinde Cıılpa in Contralıendo 59 C-CULPA İN CONTRAHENDONUN GENEL BİR SORUMLULUK FİKRİ OLARAK DOĞUŞU: JHERINGİN TEORİSİ 61 D- CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞU FİKRİNİN UYGULAMA VE ÖĞRETİDE GELİŞMESİ 65 13 II- CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN MODERN HUKUKLARDAKİ DÜZENLENİŞ BİÇİMİ 68 A- YABANCI HUKUKLARDA CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN DÜZENLENİŞ BİÇİMİ 68 B- TÜRK HUKUKUNDA CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN DÜZENLENİŞ BİÇİMİ 72 I. BÖLÜM CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN HUKUKİ NİTELİĞİ 5- CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN HUKUKİ NİTELİĞİNİN KLASİK SORUMLULUK KAYNAKLARI İÇİNDE ARANMASI 77 I- SÖZLEŞME KURAMLARI VE ELEŞTİRİSİ 77 A-SÖZLEŞME KURAMLARI 77 1- Kurulacak (Hedeflenen) Sözleşme Kuramı 77 a- Kurulacak Sözleşmenin Geçersizliğini Esas Alan Görüş 78 b- Kurulacak Sözleşmenin Geçerliliğini Esas Alan Görüş 79 2- Bağımsız Sözleşme Kuramı 81 a- Açıklama ve Koruma Yükümlülüklerini İçeren Bağımsız Sözleşme Görüşü 82 b- Sosyal Temastan Doğan Fiili Sözleşme İlişkisi Görüşü 84 B- SÖZLEŞME KURAMLARININ ELEŞTİRİSİ 86 II- HAKSIZ FİİL KURAMI VE ELEŞTİRİSİ 90 A- HAKSIZ FİİL KURAMI 90 1- Culpa in Contrahendoııun Kendisini Hukuka Aykırılık Olarak Kabul Eden Görüş 91 2- Culpa in Contrahendoyu Tehlike İlkesinden Doğan Genel Davranış Yükümlülükleri Kapsamında Hukuka Aykırı Kabul Eden Görüş 93 3- Culpa in Contrahendoyu Dürüstlük Kuralı Kapsamında Hukuka Aykırı Kabul Eden Görüş 96 B- HAKSIZ FİİL KURAMININ ELEŞTİRİSİ 98 III- KARMA KURAMLAR VE ELEŞTİRİSİ 1 1 1 14 A- KARMA KURAMLAR 1 11 1- Culpa in Contrahendo Sorumluluğunda Sorumluluk Modalitelerini Ayrı Ayrı Değerlendiren Görüş 1 12 2- Culpa in Contrahendo Sorumluluğunu Her Bir Somut Olay Bakımından Ayrı Ayrı Nitelendiren Görüş 114 B- KARMA KURAMLARIN ELEŞTİRİSİ 1 16 6- CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN HUKUKİ NİTELİĞİNİN KLASİK SORUMLULUK KAYNAKLARİ DIŞINDA ARANMASI 1 19 I- GENEL OLARAK 119 II- SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİNİN KANUNİ BİR BORÇ İLİŞKİSİ OLARAK NİTELENDİRİLMESİ 119 III- EDİM YÜKÜMLÜLÜKLERİ İLE KORUMA YÜKÜMLÜLÜKLERİNİN BİRBİRİNDEN AYRILMASI 120 IV- EDİM YÜKÜMLÜLÜKLERİNDEN BAĞIMSIZ BORÇ İLİŞKİLERİ 126 A- GENEL OLARAK 126 B- EDİM YÜKÜMLÜLÜKLERİNDEN BAĞIMSIZ BORÇ İLİŞKİLERİNİN DOĞUŞU: SOSYAL TEMAS VEYA HUKUKİ İŞLEM TEMASI KAVRAMLARI 128 C- EDİM YÜKÜMLÜLÜKLERİNDEN BAĞIMSIZ BORÇ İLİŞKİLERİNİN DAYANAĞI OLARAK GÜVEN ESASI 134 D- EDİM YÜKÜMLÜLÜKLERİNDEN BAĞIMSIZ BORÇ İLİŞKİLERİNİN ÇEŞİTLİ GÖRÜNÜMLERİ 141 1- Edim Yükümlülüklerinden Bağımsız Borç İlişkilerinin Sözleşme Öncesindeki Görünümü 142 2- Edim Yükümlülüklerinden Bağımsız Borç İlişkilerinin Sözleşmenin Devamı Sırasındaki Görünümü 143 3- Edim Yükümlülüklerinden Bağımsız Borç İlişkilerinin Sözleşme Sonrasındaki Görünümü 154 4- Edim Yükümlülüklerinden Bağımsız Borç İlişkilerinin Üçüncü Kişiyi Koruyucu Etkisi 155 V- EDİM YÜKÜMLÜLÜKLERİNDEN BAĞIMSIZ BORÇ İLİŞKİLERİNİN İHLÂLİNDEN DOĞAN SORUMLULUK: GÜVEN SORUMLULUĞU 161 15 II. BOLUM CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN ŞARTLARI 7- CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN ÖZEL ŞARTLARI 178 I- BİR GÜVEN KONUSUNUN VARLIĞI 1 78 II- MEVCUT GÜVENİN NORMATİF ANLAMDA KORUNMAYA DEĞER OLMASI 181 A-ÖZEL BAĞLANTI 182 1- Genel Olarak Özel Bağlantı 182 2- Culpa in Contrahendo Sorumluluğunda Özel Bağlantı: Sözleşme Görüşmeleri İlişkisi 183 B- İYİNİ YET 188 III- NORMATİF ANLAMDA KORUNMAYA DEĞER GÜVENİN İHLÂLİ 191 A- DOĞRUDAN SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ İLİŞKİSİYLE BAĞLANTILI YÜKÜMLÜLÜKLERİN İHLÂLİ 191 1- Sözleşme Kurma Niyeti Olmaksızın Sözleşme Görüşmesi Yapmak 192 2- Sözleşme Görüşmelerini Dürüstlüğe Aykırı Biçimde Yarıda Kesmek 194 B- GÖRÜŞMELERİ YAPILAN SÖZLEŞMEYLE BAĞLANTILI YÜKÜMLÜLÜKLERİN İHLÂLİ 198 1- Sözleşmenin Geçersizliğine Sebebiyet Vermek 199 a- Geçerlilik Şekline Aykırı Sözleşme Yapmak 200 b- İçeriği İmkânsız veya Hukuka, Ahlâka Aykırı Sözleşme Yapmak 204 c- Yetkisiz Temsilde Bulunmak veya Ehliyetsizliğini Gizlemek 208 d- İrade Sakatlığına Sebebiyet Vermek 214 2- Karşı Taraf İçin Sözleşmenin Elverişliliğini Azaltan Davranışlarda Bulunmak 222 a- Açıklama Yükümlülüğünün İhlâli 223 b- Özenli Şekilde Bilgi Verme Yükümlülüğünün İhlâli 231 C- BÜTÜNLÜK MENFAATLERİNİN İHLÂLİ 239 16 § 8- CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN GENEL ŞARTLARI 246 I- ZARAR 246 II- KUSUR 249 III- İLLİYET BAĞI 254 III. BÖLÜM CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN HÜKÜM VE SONUÇLARI § 9- CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNDA TAZMİNAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ 259 I- GENEL OLARAK 259 II- TAZMİNAT İLİŞKİSİNİN TARAFLARI 259 A-TAZMİNAT ALACAKLISI 259 B- TAZMİNAT BORÇLUSU 261 III- TAZMİNATIN KAPSAMI 263 § 10- YARDIMCI KİŞİLERDEN SORUMLULUK, ZAMANAŞIMI VE İSPAT YÜKÜ 271 I- YARDIMCI KİŞİLERDEN SORUMLULUK 271 II- ZAMANAŞIMI 277 III- İSPAT YÜKÜ 278 § 11- CULPA İN CONTRAHENDO SORUMLULUĞUNUN DİĞER SORUMLULUK SEBEPLERİ İLE YARIŞMASI 281 I- HAKSIZ FİİL SORUMLULUĞU İLE YARIŞMA 281 II- SÖZLEŞME SORUMLULUĞU İLE YARIŞMA 282 SONUÇ 285