Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Ağustos (0)      Temmuz (128)      Haziran (105)      Mayıs (67)

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ( TCK m. 134 )

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ( TCK m. 134 )



Sayfa Sayısı
:  
360
Kitap Ölçüleri
:  
16x23 cm
Basım Yılı
:  
2014
ISBN NO
:  
978-975-02-2644-1

69,90 TL









Önsöz

  Galatasaray Üniversitesi'nin yetiştirdiği genç değerlerden, Ceza ve Ceza Usul Hukuku Ana Bilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Güçlü AKYÜREK, son derece güncel ve önemli bir konuyu Doktora Tezi olarak seçip uzun ve titiz incelemelerden sonra çalışmasını tamamlayarak, bu kitabın yayınlanmasını sağlamış bulunuyor.  

"Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu" başlığını taşıyan bu Doktora Te-zi'nde, önce özel hayatın ne olduğu, içeriğinde hangi unsurların yer aldığı kav­ram olarak açıklandıktan sonra, bunun, bugünün modern dünyasında dar kap­samlı olmadığı görüşü üzerinde durulmaktadır. Önceki yıllarda, kapsamı ve içeriğinin çok belli olmadığı dönemlerde özel hayat, kişinin özellikle evindeki gizli hayatı olarak kabul edilirken, Dr. Akyürek bugün bu kavramın genişledi­ğini, şehir içi elektronik aletlerin alabildiğine işlediği bir ortamda özel hayatın artık dar kapsamlı olarak kabul edilemeyeceğini vurgulamaktadır.

 

Doktora Tezi'nde devam eden sayfalarda karşılaştırmalı hukukta "üç alan teorisi" dediğimiz bir kavramın ortaya atıldığı, bununla, kişinin gizli, özel ve sosyal hayatının ifade edildiği belirtilmektedir. Söz konusu kavramlar, özel hayatın ne olduğunu saptama yönündeki arayışların bir sonucudur. Çünkü, bu­gün özel hayat, kişinin konutundaki hayatının dışına çıkmış ve sosyal hayat içinde dahi yeri olan bir kavram haline gelmiştir. Bu nedenledir ki, Dr. Akyü­rek, bugünün insanında "özel hayatın gizliliğine makul saygı beklentisi"nin bulunduğunu ve özel hayatın içinde cereyan ettiği özel yerin de "başkalarınca öğrenilmesinin istenmediği yer" olduğunu açıklamaktadır. Kısaca, özel hayat ve kişinin içinde yaşadığı özel yer, klasik kavramların ötesinde, kişinin kendisiyle beraber dokunulmazlığının da yer aldığı kişiye özgü yer olarak belirlenmekte­dir.

 

Bugünün Türk hukukuna katkılar getireceğine içtenlikle inandığın bu Dok­tora Tezi'nin devamında, Akyürek, özel hayat kavramının içeriğini de belirleme çabasına girişmiştir. Kişisel veriler, sırlar, elektronik iletişim, kentlerde ya da genel alanlarda yer alan kameralar ve bunların aracılığıyla çekilen görüntüler, konuttaki aile ve kişisel yaşam, bu bölüm içerisinde yer alan önemli konuları teşkil etmektedir.

 

Türk Ceza Kanunu'nun 134 - 138. maddeleri arasında yer alan özel hayatın gizliliğine ilişkin düzenlemeler, bugün henüz sınırları tam olarak tespit edilme­miş ve Türk hukukunda da yerleşmemiş, yargısal uygulamalara yeterince yan­sımamış maddeleri oluşturmaktadır.


 

Teşekkür / Remerciements

 

 

  Bu çalışma Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hu­kuku Doktora Programı çerçevesinde hazırlanmıştır. Konunun Türk Ceza Hu­kuku açısından yeni bir suç olması nedeniyle araştırma özellikle yurtdışındaki örneklere ve çalışmalara yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda TÜBİTAK'ın "2214-Yurtdışı Araştırma Burs Programı" desteği ile Fransa ve Belçika'da; Neuchâtel Üniversitesi'nin desteğiyle de İsviçre'de çalışmalar yapılmış, diğer ülkelerin kaynaklarına ise gerek buralardaki kütüphaneler gerekse on-line olarak ulaşıl­mıştır. Katıklarıyla çalışmanın derinleşmesini sağlayan her iki kuruma da en içten teşekkürlerimi sunarım.  

Söz konusu araştırmalar sırasında bana hem destek olan hem de yol göste­ren danışmanım ve Hocam Sayın Prof. Dr. Koksal BAYRAKTAR'a ve Kürsü Başkanım Sayın Doç Dr. Ümit KOCASAKAL'a teşekkürü bir borç bilirim. Meslektaşlarım ve arkadaşlarım Doç. Dr. Vesile Sonay EVİK, Dr. Gülşah KURT YÜCEKUL, Dr. Eylem AKSOY RETORNAZ, Dr. Pınar MEMİŞ KARTAL, Dr. Özen ÜLGEN ADADAĞ, Yard. Doç. Dr. Ege GÖKTUNA, Yard. Doç. Dr. Burak ÇELİK ve Yard. Doç. Dr. Birden GÜNGÖREN'e tüm yardım ve önerileri için minnettarım. Ayrıca tüm bu zorlu süreç boyunca bana yardımlarını esirgemeyen, tezimin son okumasını yapan ve her zaman destek olan sevgili anneme, babama ve eşime ne kadar teşekkür etsem azdır.

 

D'autre part, je remercie intimement Monsieur le Professeur Pierre-Henri BOLLE qui m'a encourage et egalement permis de faire des recherches en

Suisse,

 

Je remercie egalement Madame la Professeur Catherine TEITGEN-COLLY grâce â qui j'ai eu l'occasion d'acceder aux sources en France et en Belgique.

 

Ayrıca Yargıtay'ın güncel kararlarına ulaşmamı ve böylece 2. Baskının çok daha zengin ve Türk uygulamasından örnekli olmasını sağlayan Yargıtay Üyesi Sayın Mustafa ALBAYRAK'a minnettarım.

 

Dr. Güçlü AKYÜREK