Fikri Ve Sınai Haklar Hukukunda Entegre Devre Topografyaları
Fikri Ve Sınai Haklar Hukukunda Entegre Devre Topografyaları
Özden YÜCE
Sayfa Sayısı
:
152
Kitap Ölçüleri
:
16x23 cm
Basım Yılı
:
2010
ISBN NO
:
9786055865030
GİRİŞ
Fikri mülkiyet hukuku bu yüzyılın en önemli hukuk konularından biridir ve bu alan genel yapısının dışında bir çok alanı da içine alacak şekilde her geçen gün daha da fazla önemli bir hal almaya devam etmektedir. Fikri mülkiyet basit anlamda patent, marka, eser sahipliği, endüstriyel tasarım gibi temel konuları içinde barındıran bir alan olarak düşünülmekle beraber, bu alana gelişen dünya düzen içerisinde yeni alanlar eklenmeye başlamıştır ve devam etmektedir. Özellikle teknolojik gelişmeler, bu yenilikleri etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Yeni üretilen ürünler, yeni ihtiyaçlar, bu ihtiyaçlara cevap vermek isteyen yeni sanayi kolları ortaya çıkmış ve bunların gelişmesi ile yeni alanlar oluşmuş ve oluşan bu yeni alanlar hukuki düzenlemelere ihtiyaç duymuştur. Gelişen bu dünya düzeni içerisinde özellikle bu yüzyılın en önemli buluşlarından olan bilgisayar teknolojisinin bu alana girmesi ile yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmış ve bunların boyutu da ciddi anlamda değişmiştir.
Bu değişimin konularından biri olan, entegre devre topografyası da teknolojik gelişme içerisinde çok önemli bir yeri olan ve son 20 yıldır gelişmiş bir teknolojidir. Temeli bilgisayar teknolojisine dayanan ve yapı olarak elektriksel fonksiyonların küçük parçalarda yer alması ile oluşan minyatür bir yapıdır. Entegre devre bu elektriksel yapının asıl adıdır. Çünkü bu noktada asıl olan yarı iletken bir yapının varlığıdır. Fakat bu düzenek görüntü itibarı ile bir yeryüzü şekline benzediğinden dolayı topografya ifadesi kullanılmaktadır. Buna bir çok hukuk düzeninde çeşitli adlar verilmiştir; chip, silicon chip, yonga, layout design,integrated circuit gibi adlar verilmekle beraber; biz Kanuna da uygun olarak entegre devre topografyaları ifadesini kullanacağız.
Entegre devre topografyalarının teknik bir konu olması dolayısı ile olayın teknik boyutuna kısaca değinilecektir. Bu konuyu açıklamak için entegre devre topografyasının ne olduğu ile ilgili tanımlar, ileride de görüleceği üzere çok çeşitlidir; fakat bu konuda Türk Hukukundaki düzenlemede yapılan tanıma göre;
-Entegre devreyi oluşturan tabakların üç boyutlu dizilimini gösteren, üretim amacı ile hazırlanmış ve herhangi bir formatta sabitlen-miş görüntüler dizisi olup, her görüntü entegre devrenin üretiminin herhangi bir aşamasındaki yüzeyinin tamamının veya bir kısmının görünümünü ifade eder.-
Bu alanın dünyadaki gelişimine baktığımızda, ilk ortaya çıktığı yer Amerika′dır; burada yaşanan tartışmalar ve değerlendirmeler sonucunda hukuk düzeni içerisine girmiştir. Kısaca, sosyal ve hukuki anlamda niteliksel gelişmeye Amerika′da başlamıştır. Amerika′da teknolojik gelişmelerin bir sonucu, ciddi bir Pazar olarak, dışarıdan gelen etkilerle; özellikle Japonya′nın bu Pazar üzerinde taklit mekanizması ile pazarın etkinliğini azaltması sonucunda, bu konu ciddi anlamda hukuk gündemine alınmaya başlanmıştır. Uzun tartışmaların sonucunda, özellikle hangi hukuk düzeni içerisinde yer alabileceği tartışmalarının ardından 1984′de sui generis bir yasal düzenleme ile hukuk alanına giren ilk ve temel düzenleme olmuştur. Bu düzenleme içerisinde karşılıklılık ilkesini de barındırmasından kaynaklı diğer hukuk düzenlerinin de ilgisini çekmiştir ve ekonomik anlamda alışveriş halinde olan ülkelerin bu konuyu düzenleyip, uyumlu hale getirmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. Nitekim Amerika′daki düzenlemenin ardından diğer ülkeler ardı ardına geldi; Japonya (1985), Almanya (1987), İngiltere (1987), Hollanda (1987), İspanya (1988), İsveç (1988), İtalya (1989), Macaristan (1991), Kanada (1993).
Ülkesel boyuttaki bu düzenlemeler yanında uluslararası anlamda düzenlemelerde bu ilk düzenlemenin ardından başlamıştır ve amaç hukukları uyumlaştırmak olmuştur. Fikri mülkiyet haklan ile ilgili
uluslararası düzenlemelerle getirilen; sınai haklarla ilgili Paris Sözleşmesi ve eser sahipleri ile ilgili Bern Sözleşmesi′nde bu konu açıkça ele alınmamıştır.
Bu konudaki ilk düzenleme Washington Anlaşması′dır. Fakat Amerika ve Japonya gibi bu konuda iki dev ülkenin imza atmaması ile bu Anlaşma yürürlüğe girmedi; tabi bu sonrasında entegre devre topografyaları başlığı altında yer alan TRİPS′deki düzenlemeyi etkiledi ve bu düzenlemede Washington Anlaşmasına gönderme yapılarak, tekrar bu anlaşmanın etkin olması sağlandı. Bu uluslararası düzenlemelere ek olarak, Avrupa yasalarını uyumlaştırmak ve Amerika′daki düzenlemeye karşı yeni bir yönerge ile Avrupa hukukunda bu konudaki düzenlemelerin temel kuralları belirlendi. 1987 yılında yürürlüğe giren AET Yönergesi Avrupa′daki düzenlemelere temel teşkil etti. Hukuk düzenleri içerisinde ya fikir mülkiyet alanın da genel başlıklar altında ya da sui generis düzenlemelerle bu alan birçok hukuk düzeninde düzenleme altına alındı. Avrupa′da da bu konuda düzenlemeler ciddi anlamda hareketlendi.
Diğer fikri mülkiyet alanları ile ilişkisi konusunda; Entegre devre topografyalarının, bir yandan işlevsel niteliğinin olması, diğer yandan da buluş özelliği taşımasından dolayı; fikir ve sanat eserleri, tasarım ve patent gibi var olan fikri mülkiyet alanları ile uygun bir koruma sağlanmış olmaz. Ortada yaratıcı bir fikrin olmasının yanında, bu fikrin ortaya çıkardığı bir buluşta vardır, aynı zamanda bu buluşun işlevsel bir niteliğin söz konusudur ve bu durumlar bir araya geldiğinde kalıplara uymayan yeni bir düzen ortaya çıkmaktadır. Gerçek anlamda entegre devre topografyalarına bakıldığında temel kurallar açısından genel fikri mülkiyet hukukuna benzerlik göstermektedir; fakat bu alanı diğer mülkiyet alanlarından ayıran en önemli konulardan olan, orijinallik ve tersine mühendislik konularıdır. Bu konu aynı zamanda birçok hukuk düzenini de etkilemiştir ve tartışılmaya devam etmektedir. Bu nedenle özellikle orijinallik ve tersine mühendislik konularına uzun yer verdik.
Türkiye′ye gelindiğinde, Türkiye′nin aslında hukuki anlamda gelişme içerisinde olan bir düzen olduğu düşünülürse ve yasaların çokkısa sürede hızla değiştiği dikkate alınırsa, bu konuda reformun hızı da Gümrük Birliği Anlaşmasına bağlanabilir, tabi bunlara ek olarak TRIPSmetninin de Türk hukuku üzerinde etkisi değerlendirilirse, biraz geç kalma ile 5147 sayılı Entegre Devre Topografyalarının Korunması Hakkında Kanun ile düzenleme hukuk hayatımızın içine girmiştir. Bunun öncesinde özel bir düzenleme olmadan genel kurallarla korum söz konusuydu; fakat gerçek anlamda ilk düzenleme belirttiğimiz gibi 2004 yılında olmuştur.
Kitabın konusu da işte bu gelişmeler ışığında ve fikri mülkiyet alanı içerisinde entegre devre topografyası konusunun konumu ve içeriğidir. Bu nedenle öncelikle, fikri mülkiyet alanı içinde varlık gösteren ve uluslararası anlaşmalarda, özellikle temel metinlerden olan TRIPS metninde, başlıklar altında düzenlenen; eser sahipliği, patent, marka, coğrafi işaretler, endüstriyel tasarımlar, ticari sır ve gizli bilgiler kitabın başlangıç kısmında fikri mülkiyet alanına genel bir giriş yapmak açısından değerlendirmeye alınmış ve bu konular başlıklar altmda kısa olarak açıklamalar yapılmıştır. Bunun ardından entegre devre topografyasının tanımları yapılmış; dünyada, uluslararası anlaşmalarda, Avrupa Birliğinde ve Türkiye′deki gelişimine ve diğer fikri mülkiyet alanları ile karşılaştırılmasına değinildikten sonra; asıl konumuz olan bu alandaki yeni oluşturulan ve 2004′te yürürlüğe giren Kanunun maddelerinden hareketle değerlendirmeye alınmıştır.
Kitabın asıl amacı, bu konu üzerinde bugüne kadar Türk Hukukunda fazla bir şey yazılmamış olmasından dolayı; bu konuda yazılmış sınırlı sayıda bilgiyi birleştirip kendi değerlendirmemizi de katarak bilimsel bir çalışma oluşturmaya çalışmaktır. Özellikle ayırım noktaları üzerinde durarak, konunun anlaşılabilir olmasına çalıştık. Bu nedenle entegre devre topografyalarının korunması açısından belirleyici unsur olan orijinallik şartı ve bu alanı diğer fikri mülkiyet alanlarından ayıran tersine mühendislik konusu üzerinde özellikle durulmuştur. Bu noktada özellikle karşılaştırmalarla ilerlemeyi tercih ettik.
Sonuç olarak, bu konu gerçek anlamda Türkiye′de üzerinde konuşulmamış ve tartışılmamış bir konu olmasından ötürü umarız ilgilenenlere yardımcı bir kaynak olacaktır.
İÇİNDEKİLER
ÖNSÖZ v
İÇİNDEKİLER vii
KISALTMALAR xi
GİRİŞ 1
Birinci Bölüm
GENEL OLARAK FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI
I. Genel Olarak 5
II. Fikri Mülkiyet Alanındaki Düzenlemeler 7
A. Eser sahipliği ve buna bağlı haklar. 7
B. Markalar 10
C. Patentler 14
D. Coğrafi işaretler 17
E. Endüstriyel tasarım 20
F. Ticari sırlar ve gizli bilgiler 23
G. Entegre devre topografyası 25
İkinci Bölüm
ENTEGRE DEVRE TOPOGRAFYASI
I. Entegre Devre topografyaları 27
A. Tanımı 27
1. Genel 27
2. Topluluk ve Türk hukukunda 32
B. Korumanın Önemi ve İşlevi 33
II. Tarihi Gelişimi 36
A. Genel Olarak 36
B. Uluslararası Anlaşmalar 45
C. Avrupa Birliğindeki Gelişimi 54
D. Türkiye′de Gelişimi 58
III. Diğer Fikri Mülkiyet Alanları ile karşılaştırması 61
Üçüncü Bölüm
ENTEGRE DEVRE TOPOGRAFYALARININ
KORUNMASI HAKKINDA KANUN′UN
DEĞERLENDİRİLMESİ
I. Amaç, Kapsam ve Tanımlar (md. 1-md. 2) 72
II. Korumadan yararlanacak kişiler, Korumanın Konusu, Şartlan
ve Süresi 77
A. Korumadan Yararlanacak Kişiler (md. 3) 77
B. Korumanın konusu (md. 4-md. 5) 80
C. Korumanın başlangıcı ve süresi (md. 6) 87
III. Hak Sahipliği, Hak Sahibini Yetkileri ve Koruma Hakkının
Sınırlandırılması 90
A. Hak Sahipliği (md. 7 - md. 10) 90
B. Hak sahibinin yetkileri (md. İl) 92
C. Koruma hakkının sınırlandırılması (md. 12) 96
IV. Başvuru Şartları ve Tescil 107
A. Başvuru Şartları ( md 13 - md. 15) 107
B. Tescil ve yayımlama (md. 16) 113
V. Devir, İntikal, Rehin, Haciz ve Lisans , 114
A. Devir, İntikal, Rehin ve Haciz (md. 17) 114
1. Devir 115
2. Rehin 115
3. İntikal 116
4. Adres, Unvan Değişiklikleri, Nev′i Değiştirme,
Birleşme 116
B. Lisans (md. 18) 117
1. İnhisarı Lisans: 118
2. İnhisarı olmayan lisans: 119
VI. Hükümsüzlük Halleri, Hakkın Sona Ermesi ve İşlem Yapma
Yetkisi Olanlar 120
A. Hükümsüzlük talebi ve hükümsüzlük halleri (md. 19 -
md. 20) 120
B. Hakkın sona erme sebepleri (md. 21 - md. 22) 122
C. Enstitü nezdinde işlem yapmaya yetkisi olan kişiler
(md.23) 124
VII. Tecavüz Sayılan Filler, Davalar, Mahkemeler, İhtiyati Tedbir
ve Zamanaşımı 124
A. Hakka tecavüz sayılan fiiller (md. 24 - md, 26 - md. 27 -
md. 28) 124
B. Davalar (md. 24 - md. 25 - md. 30 - md. 32 - md. 33) 127
1. Hakka tecavüz sayılan fiillerden dolayı açılan davalar: .... 127
2. Devir talebinde bulunmak için açılan davalar: 128
3. Enstitü karalarına karşı itiraz ve açılan davalar: 128
4. Tecavüzün yokluğunun tespiti davası: 129
C. Mahkemeler (Md. 26 - Md. 31) 130
D. İhtiyati tedbir (Md. 34 - Md. 35) 131
E. Zamanaşımı (md. 29) 133
VIII
Zorunlu Lisansın Genel Şartlan ve Sona Ermesi 133
A. Zorunlu lisansın verilme şartı (md. 37) 134
B. Zorunlu lisansın sona ermesi (md. 38) 136
IX. Cezalar ve Şikayet Hakkı 136
A. Hakka tecavüz halinde uygulanacak filler (md. 39) 136
B. Şikayet hakkına sahip olanlar (md. 40) 138
SONUÇ 141
KAYNAKÇA 145
EK
ENTEGRE DEVRE TOPOGRAFYALARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI TASLAĞI
Fikri mülkiyet hukuku bu yüzyılın en önemli hukuk konularından biridir ve bu alan genel yapısının dışında bir çok alanı da içine alacak şekilde her geçen gün daha da fazla önemli bir hal almaya devam etmektedir. Fikri mülkiyet basit anlamda patent, marka, eser sahipliği, endüstriyel tasarım gibi temel konuları içinde barındıran bir alan olarak düşünülmekle beraber, bu alana gelişen dünya düzen içerisinde yeni alanlar eklenmeye başlamıştır ve devam etmektedir. Özellikle teknolojik gelişmeler, bu yenilikleri etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Yeni üretilen ürünler, yeni ihtiyaçlar, bu ihtiyaçlara cevap vermek isteyen yeni sanayi kolları ortaya çıkmış ve bunların gelişmesi ile yeni alanlar oluşmuş ve oluşan bu yeni alanlar hukuki düzenlemelere ihtiyaç duymuştur. Gelişen bu dünya düzeni içerisinde özellikle bu yüzyılın en önemli buluşlarından olan bilgisayar teknolojisinin bu alana girmesi ile yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmış ve bunların boyutu da ciddi anlamda değişmiştir.
Bu değişimin konularından biri olan, entegre devre topografyası da teknolojik gelişme içerisinde çok önemli bir yeri olan ve son 20 yıldır gelişmiş bir teknolojidir. Temeli bilgisayar teknolojisine dayanan ve yapı olarak elektriksel fonksiyonların küçük parçalarda yer alması ile oluşan minyatür bir yapıdır. Entegre devre bu elektriksel yapının asıl adıdır. Çünkü bu noktada asıl olan yarı iletken bir yapının varlığıdır. Fakat bu düzenek görüntü itibarı ile bir yeryüzü şekline benzediğinden dolayı topografya ifadesi kullanılmaktadır. Buna bir çok hukuk düzeninde çeşitli adlar verilmiştir; chip, silicon chip, yonga, layout design,integrated circuit gibi adlar verilmekle beraber; biz Kanuna da uygun olarak entegre devre topografyaları ifadesini kullanacağız.
Entegre devre topografyalarının teknik bir konu olması dolayısı ile olayın teknik boyutuna kısaca değinilecektir. Bu konuyu açıklamak için entegre devre topografyasının ne olduğu ile ilgili tanımlar, ileride de görüleceği üzere çok çeşitlidir; fakat bu konuda Türk Hukukundaki düzenlemede yapılan tanıma göre;
-Entegre devreyi oluşturan tabakların üç boyutlu dizilimini gösteren, üretim amacı ile hazırlanmış ve herhangi bir formatta sabitlen-miş görüntüler dizisi olup, her görüntü entegre devrenin üretiminin herhangi bir aşamasındaki yüzeyinin tamamının veya bir kısmının görünümünü ifade eder.-
Bu alanın dünyadaki gelişimine baktığımızda, ilk ortaya çıktığı yer Amerika′dır; burada yaşanan tartışmalar ve değerlendirmeler sonucunda hukuk düzeni içerisine girmiştir. Kısaca, sosyal ve hukuki anlamda niteliksel gelişmeye Amerika′da başlamıştır. Amerika′da teknolojik gelişmelerin bir sonucu, ciddi bir Pazar olarak, dışarıdan gelen etkilerle; özellikle Japonya′nın bu Pazar üzerinde taklit mekanizması ile pazarın etkinliğini azaltması sonucunda, bu konu ciddi anlamda hukuk gündemine alınmaya başlanmıştır. Uzun tartışmaların sonucunda, özellikle hangi hukuk düzeni içerisinde yer alabileceği tartışmalarının ardından 1984′de sui generis bir yasal düzenleme ile hukuk alanına giren ilk ve temel düzenleme olmuştur. Bu düzenleme içerisinde karşılıklılık ilkesini de barındırmasından kaynaklı diğer hukuk düzenlerinin de ilgisini çekmiştir ve ekonomik anlamda alışveriş halinde olan ülkelerin bu konuyu düzenleyip, uyumlu hale getirmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. Nitekim Amerika′daki düzenlemenin ardından diğer ülkeler ardı ardına geldi; Japonya (1985), Almanya (1987), İngiltere (1987), Hollanda (1987), İspanya (1988), İsveç (1988), İtalya (1989), Macaristan (1991), Kanada (1993).
Ülkesel boyuttaki bu düzenlemeler yanında uluslararası anlamda düzenlemelerde bu ilk düzenlemenin ardından başlamıştır ve amaç hukukları uyumlaştırmak olmuştur. Fikri mülkiyet haklan ile ilgili
uluslararası düzenlemelerle getirilen; sınai haklarla ilgili Paris Sözleşmesi ve eser sahipleri ile ilgili Bern Sözleşmesi′nde bu konu açıkça ele alınmamıştır.
Bu konudaki ilk düzenleme Washington Anlaşması′dır. Fakat Amerika ve Japonya gibi bu konuda iki dev ülkenin imza atmaması ile bu Anlaşma yürürlüğe girmedi; tabi bu sonrasında entegre devre topografyaları başlığı altında yer alan TRİPS′deki düzenlemeyi etkiledi ve bu düzenlemede Washington Anlaşmasına gönderme yapılarak, tekrar bu anlaşmanın etkin olması sağlandı. Bu uluslararası düzenlemelere ek olarak, Avrupa yasalarını uyumlaştırmak ve Amerika′daki düzenlemeye karşı yeni bir yönerge ile Avrupa hukukunda bu konudaki düzenlemelerin temel kuralları belirlendi. 1987 yılında yürürlüğe giren AET Yönergesi Avrupa′daki düzenlemelere temel teşkil etti. Hukuk düzenleri içerisinde ya fikir mülkiyet alanın da genel başlıklar altında ya da sui generis düzenlemelerle bu alan birçok hukuk düzeninde düzenleme altına alındı. Avrupa′da da bu konuda düzenlemeler ciddi anlamda hareketlendi.
Diğer fikri mülkiyet alanları ile ilişkisi konusunda; Entegre devre topografyalarının, bir yandan işlevsel niteliğinin olması, diğer yandan da buluş özelliği taşımasından dolayı; fikir ve sanat eserleri, tasarım ve patent gibi var olan fikri mülkiyet alanları ile uygun bir koruma sağlanmış olmaz. Ortada yaratıcı bir fikrin olmasının yanında, bu fikrin ortaya çıkardığı bir buluşta vardır, aynı zamanda bu buluşun işlevsel bir niteliğin söz konusudur ve bu durumlar bir araya geldiğinde kalıplara uymayan yeni bir düzen ortaya çıkmaktadır. Gerçek anlamda entegre devre topografyalarına bakıldığında temel kurallar açısından genel fikri mülkiyet hukukuna benzerlik göstermektedir; fakat bu alanı diğer mülkiyet alanlarından ayıran en önemli konulardan olan, orijinallik ve tersine mühendislik konularıdır. Bu konu aynı zamanda birçok hukuk düzenini de etkilemiştir ve tartışılmaya devam etmektedir. Bu nedenle özellikle orijinallik ve tersine mühendislik konularına uzun yer verdik.
Türkiye′ye gelindiğinde, Türkiye′nin aslında hukuki anlamda gelişme içerisinde olan bir düzen olduğu düşünülürse ve yasaların çokkısa sürede hızla değiştiği dikkate alınırsa, bu konuda reformun hızı da Gümrük Birliği Anlaşmasına bağlanabilir, tabi bunlara ek olarak TRIPSmetninin de Türk hukuku üzerinde etkisi değerlendirilirse, biraz geç kalma ile 5147 sayılı Entegre Devre Topografyalarının Korunması Hakkında Kanun ile düzenleme hukuk hayatımızın içine girmiştir. Bunun öncesinde özel bir düzenleme olmadan genel kurallarla korum söz konusuydu; fakat gerçek anlamda ilk düzenleme belirttiğimiz gibi 2004 yılında olmuştur.
Kitabın konusu da işte bu gelişmeler ışığında ve fikri mülkiyet alanı içerisinde entegre devre topografyası konusunun konumu ve içeriğidir. Bu nedenle öncelikle, fikri mülkiyet alanı içinde varlık gösteren ve uluslararası anlaşmalarda, özellikle temel metinlerden olan TRIPS metninde, başlıklar altında düzenlenen; eser sahipliği, patent, marka, coğrafi işaretler, endüstriyel tasarımlar, ticari sır ve gizli bilgiler kitabın başlangıç kısmında fikri mülkiyet alanına genel bir giriş yapmak açısından değerlendirmeye alınmış ve bu konular başlıklar altmda kısa olarak açıklamalar yapılmıştır. Bunun ardından entegre devre topografyasının tanımları yapılmış; dünyada, uluslararası anlaşmalarda, Avrupa Birliğinde ve Türkiye′deki gelişimine ve diğer fikri mülkiyet alanları ile karşılaştırılmasına değinildikten sonra; asıl konumuz olan bu alandaki yeni oluşturulan ve 2004′te yürürlüğe giren Kanunun maddelerinden hareketle değerlendirmeye alınmıştır.
Kitabın asıl amacı, bu konu üzerinde bugüne kadar Türk Hukukunda fazla bir şey yazılmamış olmasından dolayı; bu konuda yazılmış sınırlı sayıda bilgiyi birleştirip kendi değerlendirmemizi de katarak bilimsel bir çalışma oluşturmaya çalışmaktır. Özellikle ayırım noktaları üzerinde durarak, konunun anlaşılabilir olmasına çalıştık. Bu nedenle entegre devre topografyalarının korunması açısından belirleyici unsur olan orijinallik şartı ve bu alanı diğer fikri mülkiyet alanlarından ayıran tersine mühendislik konusu üzerinde özellikle durulmuştur. Bu noktada özellikle karşılaştırmalarla ilerlemeyi tercih ettik.
Sonuç olarak, bu konu gerçek anlamda Türkiye′de üzerinde konuşulmamış ve tartışılmamış bir konu olmasından ötürü umarız ilgilenenlere yardımcı bir kaynak olacaktır.
İÇİNDEKİLER
ÖNSÖZ v
İÇİNDEKİLER vii
KISALTMALAR xi
GİRİŞ 1
Birinci Bölüm
GENEL OLARAK FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI
I. Genel Olarak 5
II. Fikri Mülkiyet Alanındaki Düzenlemeler 7
A. Eser sahipliği ve buna bağlı haklar. 7
B. Markalar 10
C. Patentler 14
D. Coğrafi işaretler 17
E. Endüstriyel tasarım 20
F. Ticari sırlar ve gizli bilgiler 23
G. Entegre devre topografyası 25
İkinci Bölüm
ENTEGRE DEVRE TOPOGRAFYASI
I. Entegre Devre topografyaları 27
A. Tanımı 27
1. Genel 27
2. Topluluk ve Türk hukukunda 32
B. Korumanın Önemi ve İşlevi 33
II. Tarihi Gelişimi 36
A. Genel Olarak 36
B. Uluslararası Anlaşmalar 45
C. Avrupa Birliğindeki Gelişimi 54
D. Türkiye′de Gelişimi 58
III. Diğer Fikri Mülkiyet Alanları ile karşılaştırması 61
Üçüncü Bölüm
ENTEGRE DEVRE TOPOGRAFYALARININ
KORUNMASI HAKKINDA KANUN′UN
DEĞERLENDİRİLMESİ
I. Amaç, Kapsam ve Tanımlar (md. 1-md. 2) 72
II. Korumadan yararlanacak kişiler, Korumanın Konusu, Şartlan
ve Süresi 77
A. Korumadan Yararlanacak Kişiler (md. 3) 77
B. Korumanın konusu (md. 4-md. 5) 80
C. Korumanın başlangıcı ve süresi (md. 6) 87
III. Hak Sahipliği, Hak Sahibini Yetkileri ve Koruma Hakkının
Sınırlandırılması 90
A. Hak Sahipliği (md. 7 - md. 10) 90
B. Hak sahibinin yetkileri (md. İl) 92
C. Koruma hakkının sınırlandırılması (md. 12) 96
IV. Başvuru Şartları ve Tescil 107
A. Başvuru Şartları ( md 13 - md. 15) 107
B. Tescil ve yayımlama (md. 16) 113
V. Devir, İntikal, Rehin, Haciz ve Lisans , 114
A. Devir, İntikal, Rehin ve Haciz (md. 17) 114
1. Devir 115
2. Rehin 115
3. İntikal 116
4. Adres, Unvan Değişiklikleri, Nev′i Değiştirme,
Birleşme 116
B. Lisans (md. 18) 117
1. İnhisarı Lisans: 118
2. İnhisarı olmayan lisans: 119
VI. Hükümsüzlük Halleri, Hakkın Sona Ermesi ve İşlem Yapma
Yetkisi Olanlar 120
A. Hükümsüzlük talebi ve hükümsüzlük halleri (md. 19 -
md. 20) 120
B. Hakkın sona erme sebepleri (md. 21 - md. 22) 122
C. Enstitü nezdinde işlem yapmaya yetkisi olan kişiler
(md.23) 124
VII. Tecavüz Sayılan Filler, Davalar, Mahkemeler, İhtiyati Tedbir
ve Zamanaşımı 124
A. Hakka tecavüz sayılan fiiller (md. 24 - md, 26 - md. 27 -
md. 28) 124
B. Davalar (md. 24 - md. 25 - md. 30 - md. 32 - md. 33) 127
1. Hakka tecavüz sayılan fiillerden dolayı açılan davalar: .... 127
2. Devir talebinde bulunmak için açılan davalar: 128
3. Enstitü karalarına karşı itiraz ve açılan davalar: 128
4. Tecavüzün yokluğunun tespiti davası: 129
C. Mahkemeler (Md. 26 - Md. 31) 130
D. İhtiyati tedbir (Md. 34 - Md. 35) 131
E. Zamanaşımı (md. 29) 133
VIII
Zorunlu Lisansın Genel Şartlan ve Sona Ermesi 133
A. Zorunlu lisansın verilme şartı (md. 37) 134
B. Zorunlu lisansın sona ermesi (md. 38) 136
IX. Cezalar ve Şikayet Hakkı 136
A. Hakka tecavüz halinde uygulanacak filler (md. 39) 136
B. Şikayet hakkına sahip olanlar (md. 40) 138
SONUÇ 141
KAYNAKÇA 145
EK
ENTEGRE DEVRE TOPOGRAFYALARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI TASLAĞI

Kargo Gönderim Saatleri;


© Copyright 2026
Sitemizde yayınlanan görsel ve yazılı