Devletin Temel Amaç Ve Ödevleri Işığında Öznel Gelişme Hakkı ( 1982 Anayası 5.Madde )
Devletin Temel Amaç Ve Ödevleri Işığında Öznel Gelişme Hakkı ( 1982 Anayası 5.Madde )
Betül ASLAN
Sayfa Sayısı
:
172
Kitap Ölçüleri
:
13x19 cm
Basım Yılı
:
2010
ISBN NO
:
9786055865702
GİRİŞ
Çağdaş Anayasa Hukuku′nun temelini iki konu oluşturmaktadır: İlki; sınırlı yetkileri ile, insan onuruna yaraşır bir yaşama sahip olunmasını amaç edinmesi gereken kurum olan devlet, diğeri ise insan onuruna uygun yaşamı sağlayacak değerler olan hak ve özgürlüklerin tanınması ve güvencelenmesi ile varolan insan... Anayasa Hukuku′nun özünü oluşturan bu iki konunun çağdaş hukuk anlayışını içeren boyutunun Anayasa Hukuku′nun en ileri aşaması olan haliyle okunması ise ancak devletin temel amaç ve ödevlerinin tasviri ve öznel gelişme hakkının tanımlanmasıyla mümkün olabilirdi. Çalışma konusunun saptanmasın-daki etkenlerden biri, konunun Anayasa Hukuku′nun iki temel konusunun kesişimini açıklamasındaki rolüdür. Bir diğer neden ise, en güncel sorunların çalışma konumuzun bünyesinde yer almasıdır( açlık, gelir adaletsizliği vb.). Devletin temel amaç ve ödevlerinin, sosyal anayasa açısından içeriği, öznel gelişme hakkının tanınması ve siyasal anayasa açısından içeriği, siyasi iradenin bunu gerçekleştirme istemi ile betimlenebilir1. Bu çalışmanın amacı, Anayasa Hukuku′nu ideal doğrultusunda irdelemek olup, görmezden gelinmek istenen ve bahaneler yaratılan devletin temel amaç ve ödevlerinin insan eksenli olması
gerektiğini vurgulamak ve insan hakları kavramı ile özdeşleştirilen Batı dünyasının bile algılayamadığı gelişme hakkının tanınması ve güvencelenmesinin günümüzde gerekli olduğunu ifade etmektir. Bu iki ayak unutulduğu takdirde, yurttaşından korkan ve onu bastıran erkler, hukukla değil örf adet, din ve ırk anlayışı ile hareket eden ve birey olamayan insan, hak ve özgürlüklerin farkına varamayarak kendini tebaa kavramına hapseden toplum ve özde güçlü olamayan aksak bir devlet ortaya çıkar. Çalışma ile hedeflenenler hukuk bilimcilerin devletin temel amaç ve ödevleri ile öznel gelişme hakkı birlikteliğinin farkına varmaları, uygulayıcıların bu iki kavramı kilit nokta görerek yaşama geçirmeleri ile erklerin tavsiye edilen önerileri dikkate almalarıdır. Yanlış yargıların değişmesi de bir diğer hedeftir. Devletin insan onurunu korumak için var olduğu ve bunu gerçekleştirme ödevi ile yükümlü olduğu hususunun sosyalist devletten farklılığı2, Anayasa Hukuku açısından gelişme hakkının da aslının insan olması sebebiyle çeşitlilikte birliği yarattığı görülecektir.
Bu çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. İlki gelişme hakkı kavramını içermektedir. Bu kısımda gelişme hakkının tarihçesi, uluslararası belgelerdeki yeri, tanımı, boyutları, açıklanmasında etkili olan kavramlar, hak kuşaklan içerisindeki yeri ve niteliği üzerinde durulmuştur. Gelişme hakkının halkların hakkı kategorisi içerisinde yer almasından dolayı sanılanın aksine sadece grup hakları olmadığı ve bireysel boyutuyla, insan hak ve özgürlükleri kategorisinde öznel açıdan da var olduğundan hareket edilmiştir. Çalışma konusunu, gelişme hakkının öznel boyutunun oluşturması sebebiyle öznel gelişme hakkı özneleri ise, çalışmanın ilk bölümünün ikinci kısmını oluşturmaktadır. Alt başlıkların cinsiyet, yaş, ortam, sağlık ve aidiyet ekseninde belirmesiyle öznel gelişme hakkı özneleri tasvir edilmiştir.
.
İkinci bölüm ise, 1982 Anayasası′nda devletin öznel gelişme hakkı ışığında temel amaç ve ödevleri başlığıyla adlandırılmıştır. Bir kişi hakkı olarak gelişme hakkı madde 17/1, öznel gelişme hakkının muhatabını belirlemek açısından madde 5′in 2. cümleciği, madde 17/1 ile madde 5′in 2. cümleciği ışığında madde 65′in içeriği ve ilgili Anayasa Mahkemesi kararları yer almıştır. Bu kısım ile ilk kısımda evrensel açıdan betimlenen gelişme hakkı, ulusal boyutu ile devletin temel amaç ve ödevleri ekseninde yaşar kılındığı için ele alınmıştır.
Değerlendirme ve öneriler başlığı altında ise çalışmanın kısa bir özeti ile devlet - birey - toplum açısından çalışma konusunun hayatta var olabilmesi için çözüm önerilerine yer vermiştir. Böylece çalışmanın uygulanabilirliği ve konunun önemi gözler önüne serilmektedir.
Çağdaş Anayasa Hukuku′nun temelini iki konu oluşturmaktadır: İlki; sınırlı yetkileri ile, insan onuruna yaraşır bir yaşama sahip olunmasını amaç edinmesi gereken kurum olan devlet, diğeri ise insan onuruna uygun yaşamı sağlayacak değerler olan hak ve özgürlüklerin tanınması ve güvencelenmesi ile varolan insan... Anayasa Hukuku′nun özünü oluşturan bu iki konunun çağdaş hukuk anlayışını içeren boyutunun Anayasa Hukuku′nun en ileri aşaması olan haliyle okunması ise ancak devletin temel amaç ve ödevlerinin tasviri ve öznel gelişme hakkının tanımlanmasıyla mümkün olabilirdi. Çalışma konusunun saptanmasın-daki etkenlerden biri, konunun Anayasa Hukuku′nun iki temel konusunun kesişimini açıklamasındaki rolüdür. Bir diğer neden ise, en güncel sorunların çalışma konumuzun bünyesinde yer almasıdır( açlık, gelir adaletsizliği vb.). Devletin temel amaç ve ödevlerinin, sosyal anayasa açısından içeriği, öznel gelişme hakkının tanınması ve siyasal anayasa açısından içeriği, siyasi iradenin bunu gerçekleştirme istemi ile betimlenebilir1. Bu çalışmanın amacı, Anayasa Hukuku′nu ideal doğrultusunda irdelemek olup, görmezden gelinmek istenen ve bahaneler yaratılan devletin temel amaç ve ödevlerinin insan eksenli olması
gerektiğini vurgulamak ve insan hakları kavramı ile özdeşleştirilen Batı dünyasının bile algılayamadığı gelişme hakkının tanınması ve güvencelenmesinin günümüzde gerekli olduğunu ifade etmektir. Bu iki ayak unutulduğu takdirde, yurttaşından korkan ve onu bastıran erkler, hukukla değil örf adet, din ve ırk anlayışı ile hareket eden ve birey olamayan insan, hak ve özgürlüklerin farkına varamayarak kendini tebaa kavramına hapseden toplum ve özde güçlü olamayan aksak bir devlet ortaya çıkar. Çalışma ile hedeflenenler hukuk bilimcilerin devletin temel amaç ve ödevleri ile öznel gelişme hakkı birlikteliğinin farkına varmaları, uygulayıcıların bu iki kavramı kilit nokta görerek yaşama geçirmeleri ile erklerin tavsiye edilen önerileri dikkate almalarıdır. Yanlış yargıların değişmesi de bir diğer hedeftir. Devletin insan onurunu korumak için var olduğu ve bunu gerçekleştirme ödevi ile yükümlü olduğu hususunun sosyalist devletten farklılığı2, Anayasa Hukuku açısından gelişme hakkının da aslının insan olması sebebiyle çeşitlilikte birliği yarattığı görülecektir.
Bu çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. İlki gelişme hakkı kavramını içermektedir. Bu kısımda gelişme hakkının tarihçesi, uluslararası belgelerdeki yeri, tanımı, boyutları, açıklanmasında etkili olan kavramlar, hak kuşaklan içerisindeki yeri ve niteliği üzerinde durulmuştur. Gelişme hakkının halkların hakkı kategorisi içerisinde yer almasından dolayı sanılanın aksine sadece grup hakları olmadığı ve bireysel boyutuyla, insan hak ve özgürlükleri kategorisinde öznel açıdan da var olduğundan hareket edilmiştir. Çalışma konusunu, gelişme hakkının öznel boyutunun oluşturması sebebiyle öznel gelişme hakkı özneleri ise, çalışmanın ilk bölümünün ikinci kısmını oluşturmaktadır. Alt başlıkların cinsiyet, yaş, ortam, sağlık ve aidiyet ekseninde belirmesiyle öznel gelişme hakkı özneleri tasvir edilmiştir.
.
İkinci bölüm ise, 1982 Anayasası′nda devletin öznel gelişme hakkı ışığında temel amaç ve ödevleri başlığıyla adlandırılmıştır. Bir kişi hakkı olarak gelişme hakkı madde 17/1, öznel gelişme hakkının muhatabını belirlemek açısından madde 5′in 2. cümleciği, madde 17/1 ile madde 5′in 2. cümleciği ışığında madde 65′in içeriği ve ilgili Anayasa Mahkemesi kararları yer almıştır. Bu kısım ile ilk kısımda evrensel açıdan betimlenen gelişme hakkı, ulusal boyutu ile devletin temel amaç ve ödevleri ekseninde yaşar kılındığı için ele alınmıştır.
Değerlendirme ve öneriler başlığı altında ise çalışmanın kısa bir özeti ile devlet - birey - toplum açısından çalışma konusunun hayatta var olabilmesi için çözüm önerilerine yer vermiştir. Böylece çalışmanın uygulanabilirliği ve konunun önemi gözler önüne serilmektedir.

Kargo Gönderim Saatleri;


© Copyright 2026
Sitemizde yayınlanan görsel ve yazılı