Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Temmuz (30)      Haziran (105)      Mayıs (68)      Nisan (89)

Devlet Başkanının Veto Yetkisi

Devlet Başkanının Veto Yetkisi



Sayfa Sayısı
:  
300
Kitap Ölçüleri
:  
16x23 cm
Basım Yılı
:  
2008
ISBN NO
:  
978-975-464-456-2

40,00 TL











GİRİŞ

 

Devlet başkanlığı bir kurum olarak, dünyanın farklı coğrafyaların¬da, farklı siyasal, hukuksal ve tarihsel koşulların etkisiyle şekillen¬mektedir. Buna bağlı olarak, devlet başkanlarına yasama işlemleri üzerinde veto yetkisi verilebilmekte, ve eğer verilmişse, bu yetkinin işlev ve etkinliği de, gene eldeki örneklere göre değişebilmektedir. Gerçekten, dünyanın birçok ülkesinde veto yetkisi, yasama sürecini, değişen ölçülerde biçimlendiren niteliğiyle, üzerinde tartışmalar doğu¬ran uygulamalara konu olmuştur. Bu nedenle uluslararası literatürde de, gün geçtikçe artan bir ilgiyle incelenmektedir. Türkiye′de ise, bu yetkinin gerek kavramsal niteliğinin, gerekse de. uygulamadaki görü¬nümünün yeterince ele alınmadığını düşünüyoruz. Dolayısıyla bu ça¬lışmadaki amacımız, veto yetkisinin karşılaştırmalı hukuktaki yerini gösterdikten sonra, Türk hukuku açısından, kavramsal niteliğini bir daha sorgulamak, pozitif hukuktaki düzenlenişi yanında, uygulamada¬ki görünümünü de ortaya koymak olacaktır. Çalışmamızın başında öncelikle temel aldığımız ön kabulleri açık¬lamak isteriz. Bunlardan biri terminoloji sorunuyla ilgilidir. Türki¬ye′de bir terim olarak dahi. "veto" ifadesi üzerine bir oydaşmanın bu¬lunmadığını gözeterek, en başta bir veto tanımı vermek gerektiğini düşünüyoruz. Veto güncel anlamıyla, devlet başkanının, önüne gelen bir yasama işlemini imzalamayı reddederek, bir daha görüşülmek üzere yasama organına iade etmesidir. Bu yetkiye karşılık, yasama organı aynı yasama işlemini tekrar görüşüp kabul edebilir. Bir yeniden kabul için gerekli oy çoğunluğu, doğal olarak bu yetkinin gücünü de belirler. Bazı ülkelerde yeniden kabul için yasama organının basit ço¬ğunluğu yeterli olurken, bazılarında yeniden kabul, nitelikli çoğunluk şartına bağlanmıştır. Tarihsel açıdan baktığımızda, karşımıza ilk olarak mutlak veto yetkisi çıkar. Mutlak vetonun özelliği, imzalanmayan bir yasama iş¬leminin yasama organına da iade edilmeyerek, bir daha ele alınmasına kesin bir biçimde engel olunmasıdır. İlk olarak Roma′da rastlanan ve ′′yasaklıyorum′" anlamına gelen veto yetkisi (intercessio), MÖ. 6. 13 yüzyılda erken cumhuriyet döneminde soylu particilere karşı pleblerin seçtiği ve onları koruyan sulh hakimine tanınmıştır. Pleblerin belirle¬yici olduğu Senatodan geçen ve gene pleblerin etkisi altındaki konsül¬ler ve magistratesler tarafından kabul edilen magistral kanunlara karşı kullanılan intercessio, mutlak nitelikte bir veto yetkisidir. Pleblerin particilerle olan siyasal ve ekonomik eşitlik mücadelesinde önemli bir araç olan veto yetkisinin, aynı zamanda kurumsal bir kilitlenme ve kaos yarattığı da belirtilmektedir. Bu yetkinin ayrıca içinde patrici temsilcilerinin de yer aldığı Roma cumhuriyetinin en yüksek seçilmiş iki konsülüne de tanındığı görülmektedir. Din dışında her konuyu içi¬ne alabilen yetkilere sahip olan bu iki konsül kollejyal nitelikte, karar alma sürecinde işbirliğini gerektiren bir yapıya sahiptir. İki konseyin bir konuda aynı fikirde olmadığı durumlarda ise, veto yetkisi devreye girmektedir . Daha sonraları ise, Avrupa′da mutlak monarşiler döne¬minde, monarkların yasama işlemleri üzerinde veto yetkisine sahip olduklarını görüyoruz. Örneğin Britanya ya da Danimarka′da monarklar bu yetkiyi kullanarak yasama işlemlerini etkisiz kılmışlar¬dır. Bununla beraber, günümüz demokrasilerinde bu tür bir veto yetki¬sinden söz edilemez. Dolayısıyla mutlak veto yetkisine sahip tarihsel ya da güncel örnekler incelememizin dışındadır. Bununla beraber, günümüzde de, devlet başkanları bir yasama iş¬lemini veto edebilmekte, fakat veto ettikleri yasama işlemini bir daha görüşülmek üzere yasama organına geri göndermektedirler. Geri gön¬derilen bu yasama işlemi yasama organı tarafından yeniden kabul edi¬lebilmekte, devlet başkanının veto yetkisinin gücü ve niteliği de işte bu yeniden kabul aşamasında belli olmaktadır. Gerçekten, yasama organının yeniden kabul şartlan açısından iki çeşit veto yetkisinden daha bahsedilebilir. Bunlardan biri, yasama organının geri gönderilen yasama işlemini yeniden kabul edilebilmesi için nitelikli bir çoğunluğa ihtiyaç duyması halinde söz konusu olan güçleştirici veto yetkisidir. (Dolayısıyla güçleştirici vetoya aynı za¬manda nitelikli veto da denilebilir) Örneğin Türkiye′de cumhurbaşka¬nı anayasa değişikliğine ilişkin kanunları veto ederse, bunların yeni- SPITZER, Robeıt, The Presidential Veto, Touchstone of tlıe American Presidency, State University of New York Press, Albany 1988, s. 1-2. Bu ayrım için: GÖZLER, Kemal, Devlet Başkanları, Ekin yay., Bursa 2001, s. 148-150. 14 den kabul edilmesi için. Meclis üye tamsayısının 2/3 oranında millet¬vekilinin olumlu oyu gereklidir. Yani, Türkiye Cumhuriyeti Cumhur¬başkanının anayasa değişikliğine ilişkin kanunlar üzerinde güçleştirici veto yetkisi vardır. İkinci olarak ise geciktirici vetodan söz edebiliriz. Geciktirici veto yetkisinin söz konusu olduğu durumlarda, güçleştirici veto yetkisinin aksine, veto edilen yasama işleminin yasama organı tarafından yeni¬den kabul edilmesi için özel bir oy çoğunluğu aranmaz. Basit çoğun¬luk yeterlidir. Hatta Türkiye′de olduğu gibi, veto edilen bir kanunun yeniden görüşülmesi sırasında, ilk kabul edildiği toplantıda aldığı oy¬dan daha az bir oyla kabul edilmesi bile -anayasada öngörülen kabul yetersayısını aştığı sürece- mümkündür. Bu durumda devlet başkanı ilgili kanunun yürürlüğe girişini sadece geciktirmiş olur. Bununla beraber, öğretide bazı yazarlar burada geciktirici veto ola¬rak tanımladığımız bu yetkiyi, veto olarak adlandırmayarak, bunun yerine geri gönderme terimini tercih etmektedir. Biz aşağıda Türki¬ye′de veto yetkisini incelerken bu veto-geri gönderme tartışmasına yer vereceğiz. Ancak burada kısaca belirtmek isteriz ki. günümüz demok¬rasilerinde, veto edilen her yasama işlemi zaten yasama organına geri gönderilmektedir. Yani geri gönderme eylemi, farklı bir yetki ya da işlem değil, veto yetkisinin her ülke ve sistemde görülen doğal bir sonucudur. Anayasalarda veto teriminin pek tercih edilmemesi ise aşağıda değinileceği gibi monarşi döneminde rastlanan mutlak veto yetkisine ve bu terimin yaptığı olumsuz çağrışımlara duyulan bir anti-patiden kaynaklanmaktadır. Gerçekten dünya anayasalarına genel ola¬rak bakıldığında, bu yetkinin farklı ifadeler kullanılarak düzenlendiği görülmektedir. Aşağıda ülke bazında yaptığımız incelemelerde, ilgili devletin anayasasında bu yetki düzenlerken tercih edilen terimi de (parantez içinde göstererek) belirteceğiz. Son olarak kısmi veto terimini kısaca açıklamak istiyoruz. Kısmi veto (line item veto), devlet başkanının önüne gelen yasama işleminin karşı çıktığı madde (ya da maddelerini) yasama organına geri gönde¬rerek, kanunun geri kalan kısmını yayımlamasıdır. Kısmi veto yetkisi, devlet başkanına, eldeki yasama işleminin tek tek hükümlerinin ayık¬lanması suretiyle, o tasarının aktif olarak adeta yeniden yazılması im- 15 kanını vermektedir . Gerçekten kendi içinde bir bütünlük taşıyan bir metnin içinden bazı hükümlerinin çıkarılması, o metne yasama orga¬nının amaçladığından uzak, hatta bundan tamamen farklı bir anlam verebilir. Üstelik geri gönderilen kısımların yeniden kabulü, yasama organının (2/3 gibi) bir araya gelmesi zor bir çoğunluğunun oylarına bağlanmışsa, bu çaba da büyük bir ihtimalle sonuç vermeyecek, bu yetkiyi kullanan devlet başkanı (eldeki yasama işleminin durumuna göre değişmekle beraber) adeta eş yasayıcı statüsü kazanacaktır. İşte aşağıda veto yetkisini incelerken kullanacağımız şablonlar bunlardır. Bakış açımız ise, ilgimizi, sadece devlet başkanlarına veto yetkisi veren anayasa maddeleriyle sınırlı tutmayacaktır. Çünkü yasama faa¬liyeti "siyasal gerçeklik içinde, hukuksal yetkilerin şekillendirdiği bir süreçtir." Bu süreç içinde, pozitif hukuk metinleri kadar, siyasal ger¬çeklikte devlet başkanını veto yetkisini kullanmaya iten, ya da onu bu yetkiyi kullanmaktan alıkoyan etkenler de göz önünde bulundurulma¬lıdır. Dolayısıyla biz de. yasama faaliyetinin bu yönlü ve çok taraflı niteliğini dikkate alacak, yasama sürecinde rol oynayan diğer kurum¬ların veto yetkisinin kullanımına etkilerini de ortaya koymaya çalışa¬cağız. Bu nedenle, Tsebelis′in, veto oyunu kuramı, bakış açımızdaki temellerden biri olacaktır. Tsebelis, veto oyuncusunu, (hukuksal) statükonun değişmesi için rızası gereken, kişisel ya da kolektif karar alıcılar olarak tanımlamak- i tadır . Yani, "veto oyuncusu" terimi, sadece teknik anlamda bu yetkiyi kullanan devlet başkanını değil, kanun yapım faaliyetinde etkili olan tüm kurumsal ve partizan oyuncuları kapsamaktadır. Gerçekten, veto SARTORİ, Giovanni, Karşılaştırmalı Anayasa Mühendisliği, (çev.) Ergun Özbudun, Yetkin yay., Ankara 1997, s. 21 I. TSF.BELIS, George, "Veto Players and Lavv Production in Parliamentary Democracies", American Political Science Review, V. 93, N. 3, Y. 1999, s. 593; TSEBELİS, George, "Veto Players and Institutional Analysis" Covernance: An International Journal of Policy and Administration, V. 13, N. 4., Y. 2000, s. 442 Keza siyasal gerçeklik boyutuna baktığımızda siyasal are¬nanın dışında varsayılan kurum ve grupların da birer veto oyuncusu olarak kar¬şımıza çıktığı görülmektedir. Bunlar iş çevreleri ve uzantıları olabildiği gibi, bü¬rokrasi ve onun uzantıları da olabilir. Hatta siyasetin içinde yer alsalar bile, normalde fazla bir siyasi etkinliği bulunmayan kişi ve kurumlar da bazı hassas konularda veto oyuncusu olarak karşımıza çıkabilmektedir. TSEBELİS, George. Veto Players: How Political Institutions Vork, Princeton University Press. Princeton 2000, s. 81. 16 oyununda, devlet başkanı, yasama organı gibi anayasa tarafından ta¬nınmış kurumsal veto oyuncuları yanında, siyasi partiler gibi siyasi gerçekliğin doğurduğu partizan veto oyuncuları da bulunmaktadır. Bunlar veto oyununun bir parçası olan yasama sürecinde yer alarak, sürecin şekillenmesini sağlarlar. Örneğin veto yetkisini kullanan baş¬kan veto yetkisini kullanarak, süreci yavaşlatabilir, zorlaştırabilir hatta sürecin sonlanmasma yol açabilir. Diğer veto oyuncusu olan yasama organı ise. bu yasama işlemini yeniden kabul ederek, devlet başkanı¬nın iradesini etkisiz kılabilir. Keza ülkedeki siyasi partilerin konum ve davranışları da devlet başkanının veto yetkisini kullanmasını olumlu ya da olumsuz şekilde etkileyebilir. Bu oyuncular kanun yapımı faali¬yetinde birbirilerinin tutum ve davranışlarıyla, birbirlerini değişen güçte etkilediğine göre, bunlardan birini incelerken diğerlerinin etkile¬rini bütünüyle göz ardı etmek, yapılacak değerlendirmeleri eksik bıra¬kır. Bu nedenle, yapacağımız incelemede, yasama organı ve siyasi partilerin veto sürecini etkileyen tutumlarını da dikkate alacağız. Sö¬zünü ettiğimiz bu oyuncuların yasama süreci içindeki rolünü şekillen¬diren temel ise, o ülkede uygulanan hükümet sistemidir. Gerçekten, veto yetkisinin varlığı, niteliği ve etkisi, temelde yasama yürütme iliş¬kisine, dolayısıyla da uygulanan hükümet sistemine göre şekillenmek¬tedir. Bu nedenle biz de, incelememizi hükümet sistemleri temeline oturtacağız. Bu bağlamda tezimizin konusu, hükümet sistemleri temelinde, kar¬şılaştırmalı hukukta ve Türkiye′de veto yetkisinin niteliği ve görünü¬mü olacaktır. Birinci başlık altında, başkanlık, yarı başkanlık ve par¬lamenter sistemlerini uygulayan devletlerdeki veto yetkileri incelene¬ceğiz. Karşılaştırmalı hukuktan elde ettiğimiz verilerin bir kısmı, ikin¬ci başlık altında ele alacağımız Türkiye′deki durumu daha iyi anla¬mamıza yardımcı olacaktır. İkinci bölümde ise, tarihsel süreç içinde Türkiye′de veto yetkisinin görünümünü ele alacak, bu yetkinin kulla¬nımını şekillendiren etkenleri göstermeye çalışacağız. Son olarak bu yetkinin işlev ve etkinliğini değerlendirerek, bu yetkinin kullanımın¬dan kaynaklanan sorunların aşılması için bazı önerilerde bulunacağız. TSEBELIS, Veto Players: How Political Institııtions Work. s. 2. 17

 

İÇİNDEKİLER

 

İÇİNDEKİLER 9

KISALTMALAR 11

GİRİŞ 13

1. BÖLÜM HÜKÜMET SİSTEMLERİNE GÖRE DEVLET BAŞKANININ VETO YETKİSİ

1. Başkanlık Sisteminde Devlet Başkanının Veto Yetkisi 21 1.1. Amerika Birleşik Devletleri 28 1.1.1. Veto Yetkisinin Tarihsel Gelişimi 31 1.1.2. Günümüzde Veto Yetkisinin Kullanımı Etkileyen Faktörler 43 1.1.2.1. Bölünmüş İktidar Olgusu 45 1.1.2.2. Partilerin Disiplin ve İdeolojik Bütünlük Sorunları 52 1.1.2.3. Bir Yasama Stratejisi ve Pazarlık Araeı Olarak Veto Tehdidi 55 1.1.3. Cep Vetosu Yetkisinin Kullanımı ile İlgili Tartışmalar 60 1.1.4. Kısmi Veto Yetkisi Tartışmaları 65 1.2. Başkanlık Sisteminin Uygulandığı Diğer Devletler 72 1.2.1. Bazı Latin Amerika Devletleri 77 1.2.2. Bazı Post-Sovyet Devletler 90 2. Yarı Başkanlık Sisteminde Devlet Başkanının Veto Yetkisi.... 101 2.1. Fransa 103 2.2. Polonya 105 2.3. Diğer Örnekler 110 3. Parlamenter Sistemde Devlet Başkanının Veto Yetkisi 112 9 3.1. Anayasal Monarşiler 114 3.2. Cumhuriyetler 117 3.3. Başkanlı Parlamenter Örnekler 131 II. BÖLÜM TÜRKİYE′DE DEVLET BAŞKANININ VETO YETKİSİ 1. 1924 Anayasası Öncesi Dönem 137 1.1. 1876 Anayasası Dönemi 137 1.2. 1921 Anayasası Dönemi 141 2. 1924 Anayasası Dönemi 144 3. 1961 Anayasası Dönemi 152 3.1. Cemal Gürsel Dönemi 154 3.2. Cevdet Sunay Dönemi 165 3.3. Fahri Korutürk Dönemi 173 4. 1982 Anayasası Dönemi 181 4.1. Cumhurbaşkanının Kanunları Veto Yetkisi 191 4.1.1. Kenan Lıvren Dönemi 195 4.1.2. Turgut Özal Dönemi 206 4.1.3. Süleyman Demirel Dönemi 215 4.1.4. Ahmet Necdet Sezer Dönemi 222 4.2. Cumhurbaşkanının Anayasa Değişikliklerine İlişkin Kanunları Veto Yetkisi 253 4.3. Cumhurbaşkanının Milletlerarası Andlaşmalara İlişkin Veto Yetkisi 262 4.4. Cumhurbaşkanının Kanun Hükmünde Kararnameleri Veto Yetkisi 267 SONUÇ 275 KAYNAKÇA 279 10