Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Nisan (36)      Mart (138)      Şubat (201)      Ocak (190)

Dava Konusunun Devri

Dava Konusunun Devri



Sayfa Sayısı
:  
414
Kitap Ölçüleri
:  
16x23 cm
Basım Yılı
:  
2012
ISBN NO
:  
978-975-464-659-7

55,00 TL











GİRİŞ A- Çalışmanın Konusu Medenî usul (yargılama) hukukunda eğilim, hukuk süj eleri arasındaki uyuşmazlıklann mümkün olduğunca hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulması yönündedir. Her hukuk düzeninin temelinde yatan düşünce, hukukun ege¬menliği altında bireyler arasında hukuki barışın sağlanmasıdır. Bireyler ara¬sındaki bu uyuşmazlıklar giderilirken, belirli bir zaman kesiti için genel top¬lum barışı zarar görebilir, fakat bireyler arasındaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulduğu an toplum barışı da yeniden sağlanmış olur′. Eğer hukuk düzeni, genel toplum barışının yeniden sağlanması amacıyla ortaya çıkan uyuşmazlıklann mümkün olduğunca hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulma¬sında yetkin olabiliyorsa, bu durum gerek bireyce gerek toplumca gayet olumlu karşılanır. Çünkü, bireylerin birlikte yaşamasının bir sonucu olarak ortaya çıkan her uyuşmazlık hiçbir bireye avantaj sağlamayan ve belirli bir zaman kesitinde yok edilebilen veya en azından sorunların büyük bir oranda aşılabildiği objektif hukuk ilkeleri ile çözüme kavuşturulur2. Hukuki uyuşmazlığın sebep olduğu bu belirsizlik hâli mümkün olduğun¬ca kısa tutulmalıdır. Uyuşmazlık ne kadar hızlı sürede sona erdirilirse, o kadar hızlı sürede bireyler arasında yeniden net ilişkiler yaşanır ve o kadar az ölçüde yargı yolu ile uyuşmazlıkların sona erdirilmesinin olumsuz etkile¬rinden korkulur. Ancak uyuşmazlıkların hızlı bir şekilde sona erdirilmesine eğilim çeşitli yöntemlerde saklıdır. Özellikle uyuşmazlıklann hızlı bir şekil¬de sona erdirilmesi, hiçbir zaman yargılamanın özensiz devam ettirilmesine, bireylerin menfaatlerinin dikkate alınmamasına veya salt zamandan tasarruf amacıyla hakkaniyete aykınlığın katlanılmasına sebep olmamalıdır3. Zira bu durumdan toplum ve yargının kendisi de olumsuz etkilenebilir. Böyle bir yargılama toplumda çok fazla güven kaybına yol açar ve zararlann, yararla¬rından fazla olduğu bir yönteme dönüşür. Böyle bir yargılamada ileri sürülen taleplerden nerdeyse çok azı, hakkaniyete uygun bir şekilde uyuşmazlığın sona erdirildiği yönünde etki bırakır. Yargı mercileri (mahkemeler), her uyuşmazlığı, adil ve hakkaniyetli bir şekilde sona erdirmekle yükümlüdür. Yargı merciinin verdiği karar salt devlet gücünün iradi bir açıklaması olarak kalmamalı; ayrıca bu uyuşmazlıktan haberi olan ve bu uyuşmazlıkla ilgisi olmayan her tarafsız bireyin de bu karardan tatmin olması gerekir4. Uyuşmazlıkların adil bir şekilde sona erdirilebilmesi ise, yalnızca devle¬tin yargı mercileri tarafından (mahkemelerce) önceden genel kabul görmüş ve belirlenmiş kurallar doğrultusunda karar vermesi ile sağlanır. Ayrıca bu uyuşmazlığın mutlak surette belirli ve makul bir zaman kesiti içinde sona erdirilmesi gerekir. Bu zaman kesitinde ise dava konusunda ve davanın taraf¬larında değişiklikler olabileceği her zaman göz önünde bulundurulmalıdır5. Zira bir hak veya mala sahip olan bir kimse, davanın açılmasından önce ol¬duğu gibi, davanın açılmasından sonra da, bir ihtiyati tedbir olmadığı sürece bu sahip olduğu hak veya mal üzerinde serbest bir şekilde tasarruf edebilir6. Fakat söz konusu edilen bu hak veya mal bir davanın taraflan arasında bir çekişmeye (davaya) konu teşkil ederek, dava sırasında davanın taraflanndan birisince devredilirse, bu devir ile maddi hukukta ortaya çıkan değişikliğin açılmış olan dava üzerindeki usuli etkisi medenî usul hukukunda dava konu¬sunun devri kurumu ile çözülmesi gereken bir sorun olarak ortaya çıkar7. Zira, böyle bir durumda, devreden tarafın dava konusu mal veya hak üzerin¬deki sıfatı üçüncü kişiye geçeceği için, davanın sıfat yokluğundan esastan reddedilmesi sonucunu doğurur8 ve davaya artık bu haliyle devam edilemez9. Ancak dava konusunun devrine rağmen davaya bir şekilde devam edilmesi gerekir; çünkü ortada bir uyuşmazlık vardır ve bu uyuşmazlığın mutlak su¬rette çözümlenmesi gerekir. Dava konusunun devri kurumu medenî usul hukukunun en zor ve karma¬şık konularından birisidir; bununla birlikte özel hukukla ilgilenen her hukuk¬çunun da bu kurumun yapısını ve kurallarını genel hatlarıyla bilmesi gere¬kir10. Çünkü, dava konusunun devri, maddi hukuk düzeyinde ortaya çıkan değişikliklerin usul hukuku düzeyinde nasıl değerlendirilmesi gerektiğini belirleyen bir kurumdur. Ayrıca bu kurum, usul hukukunun diğer merkezi alanları olan, özellikle kesin hüküm, dava takip yetkisi-sıfat, dava- taraf de¬ğişikliği gibi kurumlarla da yakın ilişki içindedir11. Zaten bu sebeplerden ötürü, dava konusunun devri, kurum olarak varlığının gerekliliğini ve gün¬celliğini Roma hukukundan günümüze kadar devam ettirmiştir. Roma ve Müşterek hukukunun hâkim olduğu zamanlarda, dava sırasında dava konusunun devri sorunsalı maddi hukuk hükümleri ile çözülmeye çalı¬şılmıştı. Bugün ise, artık, Fransa′nın dışında, diğer kıta Avrupası ülkelerinde genellikle dava konusunun devri sorunsalı, medenî usul (yargılama) hukuku hükümleri ile çözülmeye çalışılmışdır. Bu bakımdan, birçok ülkenin medenî usul hukukunu düzenleyen kanunlannda böyle bir durum ile karşı karşıya kalındığı hallerde, ne şekilde hareket edileceği hususunda birbirinden farklı veya birbirine paralel olan hukuki düzenlemelere yer verilmiştir. B- Terim Sorunu Açıklamalarımızda "dava konusunun devri" tabirini kullanacağız. Bu¬nun sebebi 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu madde 186′da ifade edilen "müddeabihin temliki" tabirinin yerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 125′in kenar başlığında açıkça "dava konusunun devri" tabirinin kullanılmasıdır. Zira 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemele¬ri Kanunu′nun yerini almak üzere hazırlanan 6100 sayılı Hukuk Muhakeme¬leri Kanunu, 12.01.2011 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi′nde kabul edilmiş ve 04.02.2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete′de yayımlanmış¬tır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Zira, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu madde 186′da "müddeabihin temliki" veya doktrinin bir kısmı tarafından ifade edilen "da¬va konusunun temliki"12 tabiri kullanılıyordu. Bununla birlikte çeşitli hukuk sistemlerinde, özellikle Alman hukukunda, Türk hukukundakinin aksine, dava konusunun devri kurumunda yer alan "dava konusu (Streitgegenstand) " kavramının yerine genel kabul gören "çekişme konusu (Streitbefangenheit/3" kavramı tercih edilmektedir. Bunun yanı sıra, Avusturya hukukunda "Streitverfangenheit14", İsviçre hukukunda15 ise,"Streitobjekt16" kavramlan tercih edilmektedir. Alman, Avusturya ve İsviçre hukuku doktrinlerinde ortak görüş "çekişme konusu " kavramının, özellikle "dava konusu" kavramından kesinlikle ayırt edilmesi gerektiğidir17. Diğer bir deyişle "dava konusu" ile "çekişme konusu" kavramları aynı anlama sahip değildir18. Gerçekten de yaptığımız çalışma sonucunda19 çoğu zaman dava konusu ile çekişme konusu kavramları birbiri ile eş anlamlı olsa da, bazı istisnai hâllerde dava konusu ile çekişme konusu kavramlan birbirlerin¬den aynlmaktadır. Bu sebeple, Türk hukukunda da çeşitli hukuklarda olduğu gibi "dava konusu" kavramının yerine "çekişme konusu" kavramının kulla¬nılması aslında daha doğru olur. Ancak bütün bunlarla birlikte, Türk hukuk doktrininde uzun süreden beri kullanılan ve Hukuk Muhakemeleri Kanu-nu′nda da açıkça "dava konusunun devri" tabirinin hükme bağlanması sebe¬biyle ve dolayısıyla kavram çatışmasının önlenebilmesi amacıyla, çalışma konumuzda "dava konusu " tabirinin kullanılmasına devam edilmiştir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Ka¬nunu, 12.01.2011 tarihinde kanunlaşmış ve 1.11.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu sebeple, çalışmada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 125′deki sistem esas alınmıştır. Ancak bununla birlikte, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu′da özellik arz eden hususlar, gerek dipnotta gerekse metin içerisinde ayrıca belirtilecektir. C- inceleme Planı Tez konusu "Medenî Usul Hukukunda dava konusunun devri"dir. Bu se¬beple, icra ve iflâs hukukunda dava konusunun devri hâlleri çalışmamızın kapsamı dışındadır. Çalışma, giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Girişte, çalışmanın konusu, terim sorunu ve inceleme planı ortaya kon¬maya çalışılacaktır. Birinci bölüm ise, dava konusunun devrinin teorik temellerine ayrılmış¬tır. Dava konusunun devri kurumunun anlaşılabilmesi, bu kurumun teorik ve normatif yapısının ortaya konmasına bağlıdır. Bu bakımdan öncelikle, bu¬günkü dava konusunun devri ile ilgili hukuki düzenlemelerin daha anlaşılır bir hâle getirilebilmesi amacıyla, dava sırasında dava konusunun devredil¬mesi sorunsalının tarihsel kökeni incelenecektir. Daha sonra ise bu kurumun medenî usul hukukunda varlık sebepleri ve hukuki niteliği ortaya konmaya çalışılacaktır. Ardından, dava konusunun dava sırasında dava üzerinde yarat¬tığı etkiler açısından ileri sürülen teoriler belirtilecektir. Bu çerçevede son olarak, Türk hukuku ile karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla, çeşitli hukuk sistemlerinde dava konusunun devri kurumu ele alınacaktır. İkinci bölüm, dava konusunun devrinin koşullan veya ortaya çıktığı du¬rumlar ve zamanına ilişkindir. Bu çerçevede öncelikle, maddi hukuktaki devir kavramı ile dava konusunun devrindeki "devir" kavramlarından ne anlaşılması gerektiği tespit edilecektir. Böylece dava konusunun devri kav¬ramının uygulama alanı ortaya konmaya çalışılacaktır. Daha sonra doktrinde ileri sürülen teoriler ışığında, dava konusu kavramı belirlenmeye çalışılacak¬tır ve bu kavramın, dava konusunun devri kurumu ile ilişkisi incelenecektir. Dava konusu kavramının belirlenmesinden sonra, dava konusunun davanın tarafları dışında bir üçüncü kişiye devredilmesi gerektiği için, yine doktrinde ileri sürülen teoriler ışığında taraf kavramı belirlenmeye çalışılacak ve böy¬lece ortaya çıkan "usuli hukuki halefıyet" kavramı anlatılacaktır. Ardından, dava konusu devri ile sıfatın mı yoksa dava takip yetkisinin mi yitirildiği üzerine bir inceleme yapılacaktır. Son kısımda ise, dava konusunun devri kurumunun uygulanma zamanı tespit edilecektir. Üçüncü bölüm, Türk hukukundaki dava konusunun devri nedeniyle orta¬ya çıkan bazı durumlara ve devrin gerçekleştirilmesine ilişkindir. Buna göre, Türk hukukundaki sisteme göre, davalının ve davacının dava konusunu dev¬retme hâlleri derinlemesine incelenecektir. Son olarak ise, Türk hukukunda dava konusunun devri hâlinde söz konusu olan sisteminin, dava konusunun devri kurumuna temel teşkil eden diğer sistemler ile ilgili bir karşılaştırılma¬sı yapılacak ve buna ilişkin önerilerde bulunulacaktır. Çalışma, genel bir değerlendirmenin yer aldığı sonuçla tamamlanacaktır. TEŞEKKÜR "Dava Konusunun Devri" isimli bu çalışma, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü′nde doktora tezi olarak hazırlanmıştır. Tez, aynı zamanda tez danışmanı ve jüri başkanı olan Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ah¬met M. Kılıçoğlu, Prof. Dr. Süha Tannver, Doç. Dr. Sema Taşpınar-Ayvaz ve Yrd. Doç. Dr. Emel Hanağası′ndan oluşan kurul tarafından 17.02.2012 tarihinde oybirliği ile başarılı bulunarak kabul edilmiştir. Dava konusunun devri kurumu medenî usul hukukunun en zor ve karma¬şık konularından birisidir; bununla birlikte özel hukukla ilgilenen her hukuk¬çunun da bu kurumun yapısını ve kurallarını genel hatlarıyla bilmesi gerekir. Dolayısıyla "Dava Konusunun Devri" isimli doktora tez konusu olarak se¬çilmiş olan bu eserin hazırlanarak ortaya konması çok zor zahmetli bir süreç olmuştur. Bu süreçte bu eserin ortaya çıkmasında kendilerine teşekkür etme¬yi borç bildiğim kimseler bulunmaktadır. Öncelikle, çalışmanın her aşamasında çok değerli katkılarını ve desteğini esirgemeyen, değerli hocam ve tez danışmanım Prof. Dr. Ramazan Arslan′a en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Yoğun çalışma temposu içinde, çalışma azmine ve heyecanına hayran kaldığım, tezin hazırlık ve yazılması aşamasında bilgi ve deneyimlerinden yararlandığım değerli Hocam Prof. Dr. Ejder Yılmaz′a; ümitsizliğe düştü¬ğüm anda desteğini esirgemeyen ve akademik hayatta çalışmalarına hayran¬lık duyduğum Hocam Prof. Dr. Ahmet M. Kılıçoğlu′na teşekkürlerimi sunu¬yorum. Bana bu konuyu tez konusu olarak öneren, ne zaman içinden çıkamadı¬ğım problemlerle karşılaşsam, değerli yardımlarını esirgemeyen, bu eserin ortaya çıkmasında ve şekillenmesinde önemli katkıları olan, değerli Hocam Prof. Dr. Süha Tannver′e teşekkürlerimi sunuyorum. Akademik hayatı seçmemde başrol oynayan, bana karşı yardımlarını ve desteğini hiç esirgemeyen ve kendisiyle çalışmaktan onur duyduğum değerli Hocam Prof. Dr. Erdal Tercan′a teşekkürlerimi sunuyorum. Tezimi büyük bir titizlikle noktası virgülüne kadar okuyan, önerileriyle ve bakış açısıyla teze yeniden şekil verdiren, bana değer ve destek veren değerli Hocam Doç. Dr. Sema Taşpınar Ayvaz′a teşekkürlerimi sunuyorum. Hayatımın en zor anlarında bana karşı desteğini esirgemeyen, bu eserin ortaya çıkmasında şüphesiz katkılannı unutamayacağım ve hakkını hiçbir zaman ödeyemeyeceğim çok sevdiğim değerli Hocam Yrd. Doç. Dr. Emel Hanağası′na teşekkürlerimi sunuyorum. Bu eserde yabancı literatürden, özellikle Alman hukuku literatüründen de önemli ölçüde yararlanılmıştır. Yabancı literatürün taranmasında Alman Akademik Değişim Servisi (Deutscher Akademischer Austauschdienst)′nin 2010 yılında vermiş olduğu bursun yardımıyla Almanya′nın Freiburg şeh¬rinde, Uluslararası Medeni Usul Hukuku Enstitüsü′nde Alman hukukundan ve literatüründen büyük ölçüde yararlanma fırsatı edindim. Enstitü bünye¬sinde rahat bir çalışma ortamı sağlayan, her zaman büyük bir yakınlık, ilgi ve yardımlarını gördüğüm, yoğun temposu içinde kendisiyle her zaman gö¬rüşebilme imkânını benden esirgemeyen ve tezimin şekillenmesinde önemli rol oynayan Prof. Dr. Dr. Rolf Stürner′e ve Enstitü′de çalışan diğer kişilere teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca, Erasmus Staj Hareketliliği programı çer¬çevesinde verilen burs ile Alman hukuku uygulamasını Almanya′nın Freiburg şehrinde, YarayanCzechLouis Amvaltskanzlei avukatlık bürosunda staj yaparak tanıma imkânı buldum. Bu süreç içinde benimle yakından ilgi¬lenen Dr. Ali Yarayan′a ve bürodaki diğer çalışanlara teşekkürlerimi sunu¬yorum. Beni bugünlere getiren, iyi bir "hukukçu" olmamda başrol oynayan, bana her zaman destek olan, haklarını hiçbir zaman ödeyemeyeceğim çok değerli annem-babam Ayşe- Ali Şükrü Börü′ye; aynı zamanda, yoğun çalışma dö¬nemimde, desteklerini maddi ve manevi olarak hiçbir zaman esirgemeyen, sevgili ablam Aysun′a ve kardeşim Emre′ye teşekkürlerimi sunuyorum. Belki de bu tezin hazırlık ve yazım aşamasında beni hiç yalnız bırakma¬yan, günün her saatinde karşılaştığım problemlerin çözümü için arayabildi¬ğim, tezimi büyük bir titizlikle baştan sona defalarca okuyan ve düzelten hayat arkadaşım eşim Şafak′a teşekkürlerimi sunuyorum. Akademik hayata atılmamda desteğini hiçbir zaman esirgemeyen, değer¬li Hocam Yrd. Doç. Dr. Nesbie Kurt Konca′ya ve çalışmanın hazırlanmasın¬da, yargı kararlarının temininde yardımlarını esirgemeyen arkadaşım HSYK Tetkik Hâkimi Mehmet Akbal′a teşekkürlerimi sunuyorum. Son olarak, bu çalışmanın büyük özenle yayınlanmasını gerçekleştiren Yetkin Yayınevi sahiplerinden Muharrem Başer′e ve emeği geçen tüm yayı¬nevi çalışanlarına teşekkür ederim. Temmuz 2012, Cebeci-Ankara Dr. Levent BÖRÜ İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM DAVA KONUSUNUN DEVRİNİN TEORİK TEMELLERİ VE ÇEŞİTLİ HUKUK SİSTEMLERİNDE DÜZENLENMESİ § 1- Dava Konusunun Devri Kurumunun Tarihsel Kökeni 27 A- Çeşitli Hukuk Sistemlerinde 27 I- Roma Hukukunda 27 II- Müşterek Hukukta 31 III- Alman Hukukunda 34 IV- Avusturya Hukukunda 37 V- İsviçre Hukukunda 39 VI- Fransız Hukukunda 52 B- Türk Hukuk Sisteminde 53 I- Cumhuriyet Öncesi Dönem 53 II- Cumhuriyet Sonrası Dönem 55 § 2- Dava Konusunun Devrinin Kurum Olarak Usul Hukukunda Düzenlenmesinin Amacı 59 A- Medeni Usul Hukukunun Amacı ve Dava Konusunun Devri 59 B- Hukuki Dinlenilme Hakkı İle Dava Konusunun Devri Arasındaki İlişki 63 C- Görüşler 66 I- Genel Olarak 67 II- Karşı Tarafın Korunması 73 III- Usul Ekonomisi 78 IV- Devre Kadar Elde Edilmiş Hukuki Sonuçların Korunması 81 V- Tarafların Devrin Olumsuz Etkilerinden Korunması 82 VI- Maddi Hukuk İle Uyuşması 83 VII-Kamu Menfaati 86 § 3- Dava Konusunun Devri Kurumunun Hukuki Niteliği 88 A- Dava Değişikliği 88 B- Taraf Değişimi 98 I- Taraf Katılımı 99 II- Taraf Değişikliği 100 1- Kanuni Taraf Değişikliği 103 2- İradi Taraf Değişikliği 105 C- Tarafın Düzeltilmesi 107 D- Davanın Geri Alınması ve Yeniden Açılması 110 E- Davanın Genişletilmesi-Taraf Katılımı ve Davanın Geri Alınması 115 F- Kendine Özgü (Sui Generis) Olması 116 § 4- Dava Konusunun Dava Sırasında Devrinin Dava Üzerinde Yarattığı Etkiler Açısından İleriye Sürülen Teoriler 122 A- Teoriler 122 I- Devri Davada Dikkate Almayan Teori (Irrelevanz Teori) ....123 II- Devri Davada Dikkate Alan Teori (Relevanz Teori) 127 1 - Salt Davacı Tarafta Devri Davada Dikkate Alan Teori (İhtiyari Relevanz Teori) 131 2- Her İki Tarafta Devri Davada Dikkate Alan Teori (Zorunlu Relevanz Teori) 133 B- Teorilerin Türk Hukuku İle Birlikte Değerlendirilmesi ve Görüşümüz 135 § 5- Çeşitli Hukuk Sistemlerinde Dava Konusunun Devri Kurumu ...143 A- Alman Hukukunda 143 B- Avusturya Hukukunda 152 C- İsviçre Hukukunda 156 I- Genel Olarak 156 II- İsviçre (Federal) Medeni Usul Kanunu 157 D- İtalyan Hukukunda 160 E- Fransız Hukukunda 161 F- İngiliz Hukukunda 163 G- Amerika Birleşik Devletleri Hukukunda 165 H- Japon Hukukunda 166 İKİNCİ BOLUM DAVA KONUSUNUN DEVRİNİN KOŞULLARI VEYA ORTAYA ÇIKTIĞI DURUMLAR VE ZAMANI § 6- Devir Kavramı 169 A- Maddi Hukuktaki "Devir" Kavramı 169 B- Dava Konusunun Devrindeki "Devir" Kavramı 169 I- Kavram Olarak 169 II- İktisap Çeşidi Olarak Devir 175 1- Görüşler 175 a- Devren İktisap 175 b- Aslen veya Devren İktisap 176 2- Görüşlerin Değerlendirilmesi 177 C- Dava Konusunun Devri Kavramının Uygulama Alanı 180 I- Genel Uygulama Alanı 180 1- İradi (İhtiyari) Devirlerde 181 2- İrade Dışı Gerçekleşen Devirlerde 182 a- Kanuni Devirlerde 183 b- Yargısal Devirlerde 185 c- İdari İşleme Dayanan Devirlerde 185 II- Özel Durumlar 186 1- Manevi Tazminat Alacaklarının Devri 186 2- İcra Takibine Konu Olan Alacağın Devri 189 3- Borcun Nakli (Borcun Üstlenilmesi) 191 4- Borca Katılma 195 5- Ticari İşletmenin Devri 197 6- Sözleşmenin Devri (Yüklenilmesi) 201 III- Talep Edilen Hukuki Korumaya Göre Davalarda Uygulama Alanı 202 1- Genel Olarak 202 2- Eda Davaları 203 3- Tespit Davaları 204 4- İnşaî (Yenilik Doğuran) Davalar 206 5- Belirsiz Alacak Davaları 210 § 7- Devredilen Dava Konusunun Belirli (Muayyen) Olması 213 A- Dava Konusu Kavramı 213 I- Genel Olarak 213 II- Dava Konusuna İlişkin Teoriler 214 1- Teoriler 214 a- Eski Maddi Hukuk Teorileri 215 b- Saf Usuli (Usul Hukuku)Teoriler 217 aa- Tek Unsurlu Teori 218 bb- İki Unsurlu Teori 219 cc- Üç Unsurlu Teori 221 c- Yeni Maddi Hukuk Teorileri 223 d- Nispi Dava Konusu Teorisi 224 e- Çekirdek Teori 225 2- Teorilerin Türk Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi ve Görüşümüz 227 B- Dava Konusunun Devri Bakımından "Dava Konusu" Kavramının İrdelenmesi 236 § 8- Dava Konusunun Davanın Tarafları Dışında Bir Kişiye Devredilmesi .243 A- Taraf Kavramı 243 I- Taraf Kavramına İlişkin Teoriler 243 1- Maddi Taraf Teorisi 243 2- Şekli Taraf Teorisi 244 3- İşlevsel Taraf Teorisi 245 II- Teorilerin Değerlendirilmesi ve Görüşümüz 247 III- Dava Konusunun Devri Bakımından Taraf Kavramının İrdelenmesi 249 B- Taraf Değişikliği olarak Usûli Hukuki Halefıyet 256 I- Genel Olarak Hukuki Halefiyet Kavramı 256 II- Usuli Hukuki Halefıyet 257 III- Amacı 262 VI- Türleri 263 1- Külli Halefiyet 263 2- Cüzi Halefıyet 264 § 9- Sıfatın veya Dava Takip Yetkisinin Devri 266 A- Sıfat 267 B- Dava Takip Yetkisi 271 C- Sıfat ve Dava Takip Yetkisinin Karşılaştırılması 277 D- Dava Konusunun Devri Bakımından Sıfatın ve Dava Takip Yetkisinin İrdelenmesi 280 I- Genel Olarak 280 II- Salt Dava Takip Yetki sinin Devrinin İrdelenmesi 284 § 10- Dava Konusunun Devri Zamanı 287 A- Devrin Zamanı 287 I- Dava Açılmadan Önce Devir 287 II- Dava Sırasında Devir 288 III- Hüküm Kesinleştikten Sonra Devir 292 B- Sanki Devir Yokmuş Gibi Davaya Devam Edilip Edilemeyeceği Meselesi 294 I- Dava Dosyasından Devrin Anlaşılması 295 II- Dava Dosyasından Devrin Anlaşılamaması 298 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM DAVA KONUSUNUN DEVRİ NEDENİYLE ORTAYA ÇIKAN BAZI DURUMLAR VE DEVRİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ § 11-Dava Konusunun Devri Nedeniyle Ortaya Çıkan Bazı Durumlar 301 A- Genel Olarak 301 B- HMK m. 125′in Her İki Tarafın Yapacağı Devirleri Kapsaması..303 C- HMK m.l25′de Belirtilen Seçim Hakkı 306 I- HMK m.l25′deki Davacı İçin Seçim Hakkı 306 II- Seçim Hakkını Davacının Kullanmamasının Sonucu 312 III- Seçim Hakkının Bulunmadığı Durumlar 313 IV- Yargıtay′ın HMK m. 125 (Seçim Hakkı) Karşındaki Tutumu 314 1 - Üçüncü Kişinin Dava Konusunu Devreden Davacının Yerine Geçme Zorunluluğu 2- Tazminat Davasının Devam Ettirilmesinin, Dava Konusu Malı Üçüncü Kişiden Geri Alınma Olanağına Sahip Olmaması Koşuluna Bağlı Tutulması 319 D- Dava Konusunun Devrini Önleyen İhtiyati Tedbir Karan (Nispi Devir Yasağı) 320 E- Dava Konusunun Devri ve İyiniyet ile İktisap Arasındaki İlişki..325 I- İyiniyet Kavramı 325 1- Maddi İyiniyet 326 2- Usuli İyiniyet 327 II- İyiniyetle İktisap Durumu Karşısında HMK m. 125 hükmü ..328 F- Yargılama Giderlerinden Sorumluluk 335 § 12- Davalının Dava Konusunu Devretmesi 339 A- Genel Olarak 339 B- Devralana (Üçüncü Kişiye) Karşı Davaya Devam Edilmesi 339 I- Genel Olarak 339 II- Davanın Üçüncü Kişiye Teşmil Edilmesi 340 1- Davacının Davayı Kazanması 343 2- Davacının Davayı Kaybetmesi 343 III- Devreden Davalının Davaya Fer′i Müdahil Olarak Girmesi.344 IV- Devreden Davalının Davada Tanık Olarak Dinlenmesi 346 V- Dava Konusunun Bir Kısmının Devri 348 VI- Dava Konusunun Tekrar Devri 349 C- Davanın Devreden Davalıya Karşı Tazminat Davasına Çevrilmesi 350 I- Genel Olarak 350 II- Davacının Tazminat İstemesi 352 III- Davacının Ayrı Bir Tazminat Davası Açması 354 IV- Devralan Üçüncü Kişinin Davada Tanık Olarak Dinlenmesi 354 V- Dava Konusunun Bir Kısmının Devri 355 § 13-Davacınin Dava Konusunu Devretmesi 356 A- Genel Olarak 356 B- Üçüncü Kişinin Devreden Davacının Yerine Geçmesi 357 I- Genel Olarak 357 II- Davanın Üçüncü Kişiye Kanun Gereği Kendiliğinden Teşmil Edilmesi 358 III- Devreden Davacının Davaya Fer′i Müdahil Olarak Girmesi 361 IV- Devreden Davacının Davada Tanık Olarak Dinlenmesi 362 V- Dava Konusunun Bir Kısmının Devri 363 VI- Dava Konusunun Tekrar Devri 363 C- Davanın Devreden Davacıya Karşı Tazminat Davasına Çevrilmesi 364 § 14-Dava Konusunun Devri Kurumun Genel Değerlendirilmesi ve Öneriler 366 SONUÇ 377 BİBLİYOGRAFYA 387