CISG Uyarınca Alıcının Yükümlülükleri ve Sözleşmeye Aykırılık Halinde Satıcının Hakları
CISG Uyarınca Alıcının Yükümlülükleri ve Sözleşmeye Aykırılık Halinde Satıcının Hakları
Erhan KANIŞLI
Sayfa Sayısı
:
163
Kitap Ölçüleri
:
16x23 cm
Basım Yılı
:
2013
ISBN NO
:
9786054687794
Yazarın diğer ürünlerine gözatmanızı tavsiye ederiz...
Erhan Kanışlı
2004 yılında Gaziantep Anadolu Lisesinden, 2009 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi\′nden, 2012 yılında İstanbul Bilgi Üniversi¬tesi Ekonomi Yüksek Lisans programından mezun oldu. Şu anda İstanbul Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapmakta ve mesleki faaliyetini Yabancı Yatırımlar, Deniz Ticareti Hukuku ve Uluslararası Ticaret Hukuku odaklı uyuşmazlıklar üzerinde yürütmektedir.
GİRİŞ
19. yüzyılın son çeyreğinde başlayan sanayi devrimiyle birlikte, üretim ilişkileri ve üretim araçları önceki dönemlerle kıyaslanmayacak şekilde değişime uğramıştır. Bu değişimin ortaya çıkmasında kuşkusuz birbiriyle ilintili ya da birbirinden bağımsız sosyolojik, ekonomik ve tarihsel birçok neden vardır. Ancak çağın panoramasına bakıldığında, pi¬yasanın ihtiyaca yönelik üretimden, rasyonel ve tüketime dayalı üretime doğru giden bir vektör izlediği görülür. Diğer taraftan ulus devletlerin ve ulusal kimliklerin bulanıklaşması, toplumlara demokratik hakların tanın¬ması da bu gidişe hız kazandırmıştır. Her ne kadar, 20. yüzyılda beklenen ve gidişatından emin olunan teknikte uzmanlaşma ve piyasa ekonomi¬sinde azami serbestleşme; yüzyılın ilk yarısında yaşanan iki dünya savaşı, 1929\′un ekonomik bunalımı, Almanya, İtalya, İspanya faşizmi ve Stalin Rusya\′sının kolektivizmi yüzünden sekteye uğradıysa da, yüzyılın ikinci yarısında kaldığı yerden devam etmiştir. Bu bağlamda, gelişen bilim ve teknik, yapılan uluslararası antlaşmalar ve ülke sınırlarının artık sermaye¬nin sabırsızlığı önünde pes etmeye başlaması, uluslararası ticaretin doğ¬rudan ivme kazanmasına neden olmuştur. Buna bağlı olarak da mal ve hizmetlerin dünya çapında serbestçe dolaşması adına ilk olarak, devletler arasında birbirlerine ticari olanaklar tanıyan ikili antlaşmalar imzalanmış, ardından yapılan bölgesel antlaşmalarla da bu çemberin genişlemesi sağlanmıştır. Dolayısıyla gümrük duvarlarının indirilmesi, devletler ara¬sındaki ticareti düzenleyen bir dizi antlaşmanın imzalanması (özellikle 1947\′de imzalanan GATT)1, uluslararası kuruluşların ve birliklerin yeknesak kurallar yaratma çabası neticelerini vermiş ve uluslararası ticaretin önündeki engeller azalmaya başlamıştır.
Öte taraftan, mal ve hizmet üretimindeki yoğun artışın globalleşme¬nin imkânlarından yararlanmaya başlamasıyla birlikte, ticaretle uğraşan kişiler uluslararası ticaret ağına dâhil olarak, ihracat ve ithalat kapsamın¬da sözleşmeler akdetmek durumunda kalmışlardır. Bu sözleşmelerin yapılması her zaman başlangıçta arzu edilen amaçların gerçekleşmesi sonucunu doğurmamış ve ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü me¬selesi gündeme gelmiştir. Mahkemelerin ve uyuşmazlığa uygulanacak kuralların çeşitliliği ve daha önceden bilinemezliği uluslararası ticaretin uyumlaştırılması ihtiyacını doğurmuştur.
Uyumlaştırma ve yeknesak kurallar koyma amacıyla yapılan çalış¬maların ilki, borçlar ve ticaret hukuku alanında faaliyet gösteren, 1926 yı¬lında Milletler Cemiyetine bağlı olarak kurulan UNIDROIT\′nın2 kabul ettiği 1964 tarihli La Haye Antlaşmalarıdır. Bunlar; Taşınırların Uluslara¬rası Satımına İlişkin Yeknesak Kanun (ULIS)3 ve Taşınırların Uluslarara¬sı Satımına İlişkin Sözleşmelerin Kurulması Hakkında Yeknesak Kanun (ULFC)\′dir4. Yalnız Antlaşmalar beklenen rağbeti görememiş ve sadece 9 ülke tarafından imzalanmıştır. Bir diğer uyumlaştırma çabası ise, yine UNIDROIT tarafından hazırlanan ve 1994\′te yayınlanan Uluslararası Ticari Sözleşmelere İlişkin İlkeler (PlCC)\′dir5. Ne var ki bu kurallar dev¬letlerin taraf olabilecekleri bir Antlaşma ya da iç hukuklarına dâhil ede¬bilecekleri bir model kanun olarak hazırlanmamıştır. Hedef, farklı ulusal hukuk sistemlerinin benzerliklerini içeren genel borçlar hukuku ilkeleri yaratmaktır. CISG\′m6 etkilerinin açık bir şekilde hissedildiği PICC kural¬larının belirli bir uyuşmazlığa uygulanması için, tarafların sözleşmelerinde bunu belirtmesi gerekir7. PICC, ilki 1997, ikincisi 2004 olmak üzere iki değişiklik geçirerek genişletilmiştir. Başka bir uyumlaştırma faaliyeti ise, Avrupa Borçlar Kanunu yaratma amacıyla 1980\′de AB kapsamında birçok akademisyenin katılımıyla kurulmuş Avrupa Sözleşme Hukuku Komisyonu\′nun hazırladığı metindir. Avrupa Sözleşme Hukukunun Temel İlkeleri (PECL)8 ilk şekliyle 1995\′te yayınlanmış, sonrasında ya¬pılan eklemelerle de 2003 yılında nihai halini almıştır. AB üye devletleri arasında yapılan ticareti akışkan ve güvenilir kılmak adına tasarlanan bu çalışma, emredici kurallar sunmamakta, sadece sözleşmenin bir parçası haline getirilmesi durumunda uygulanabilmektedir.
Yaşanan bu gelişmelerden ve çalışmalardan sonra, La Haye Antlaşmaları\′nm da yetersiz kalması üzerine, daha\′çok birleştirici ve daha fazla kabul gören tekörnek kurallar yaratma amacıyla UNCITRAL10 tarafından hazırlanan çalışma, 11 Nisan 1980\′de sonuçlarını vermiş ve Viyana\′daki konferansa katılan 62 ülkeden 42 sinin oyuyla CISG metni kabul edilmiştir. 1 Ocak 1988\′de yürürlüğe giren CISG, dünya ticaretine yön veren birçok devletin taraf olmasıyla beklenen ilgiyi görmüş ve ulus¬lararası ticarette tek çatı kurallar oluşması yolunda çok büyük bir başarı sağlamıştır. CISG en son verilere göre 78 devletin11 taraf olmasıyla birlikte dünya ticaretinin neredeyse 2/3\′lük kısmında uygulanmaktadır12. Kuş¬kusuz sınıraşan ticaretin daha hızlı, sorunsuz ve güvenilir olması amacıyla kaleme alınmış olan CISG\′ın belki de en büyük başarısı Common Lawve Civil Law sistemlerinin ifa engelleri konusundaki farklı kurallarını çağını ekonomik ve ticari gereklerine uygun olarak uyumlaştırmış olmasıdır.
Türkiye\′nin nihayet CISG\′a taraf olması hiç kuşkusuz uluslararası! ticaret kapsamında birçok faydayı ve uzmanlaşmayı da beraberinde ge-1 tirecektir. Türkiye ilk olarak 14 Nisan 2009 tarih ve 27200 sayılı Resmi I Gazete\′de yayımlanan 5870 sayılı uygun bulma kanununu kabul etmişi ve sonrasında 7 Nisan 2010 tarih ve 27545 sayılı Resmi Gazete\′de ya-1 yımlanan 11 Mart 2010 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile katılma I belgesinin tevdi edilmesine karar vermiştir. 1 Ağustos 2010 tarihinde ise katılma belgesinin tevdîiyle Türkiye\′nin taraf devlet haline gelebilmesi için gerekli olan iç hukuk düzenlemeleri tamamlanmıştır. Netice itibariy¬le CISG Türkiye\′de 1 Ağustos 2011 tarihinde m. 99 f. 2\′ye göre katılma belgesinin tevdisi tarihinden itibaren on iki ay sonra yürürlüğe girmiştir. Türkiye Antlaşmayı hiçbir çekince ileri sürmeden kabul etmiştir. Sonuç olarak CISG, yabancı unsurlu uluslararası taşınır mal satımlarına ilişkin uyuşmazlıklar Türk hâkiminin önüne geldiğinde Türk satım hukukunun bir parçası olarak MÖHUK kurallarından önce uygulanacaktır.
Çalışmamızın esas konusu CIS G kapsamında alıcınınyükümlülükleri ve alıcının sözleşmeye aykırılığı halinde satıcının alıcıya karşı sahip ol¬duğu hakların incelenmesidir. Yalnız bu konuya geçmeden önce, Birinci Bölüm\′de CISG\′ın uygulama alanı mercek altına alınmış, daha sonra da çalışmanın İkinci Bölümü\′nde alıcının yükümlülükleri açıklanmıştır. Üçüncü Bölüm\′de ise çalışmanın ağırlık merkezine varılarak, alıcının sözleşmeye aykırılığının sonuçları başlığı altında CISG\′ın satıcıya tanı¬dığı haklar incelenmiştir. CISG\′ın Common Law ve Civil Law sistemleri arasındaki sentezi birçok ulusal hukuka ilk başta yabancı gelmektedir. Dolayısıyla CISG\′ın daha iyi anlaşılması ve uygulanması adına ulusal hukuk düzenlemeleriyle karşılaştırılması bu açıdan faydalı olmaktadır. Bu nedenle Dördüncü Bölüm\′de hem alıcının yükümlülükleri hem de alıcının sözleşmeye aykırılığı halinde satıcının hakları kapsamında CISG ve Türk hukuku karşılaştırılmıştır. Yine burada belirtme gereği duyduğu¬muz bir diğer husus da, CISG uyarınca satıcının yükümlülükleri ve satıcı¬nın sözleşmeye aykırılığında alıcının haklan konulan çalışma kapsamına alınmamış olmasıdır.
ONSOZ
Bu çalışmanın yayınlanmasına kadar olan gelişimindeki başlangıç noktası İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans Prog¬ramı kapsamında hazırlanan ve 2012 yılında Prof. Dr. Yeşim M. Atamer, Yrd. Doç. Dr. Cemile Demir Gökyayla ve Yrd. Doç. Dr. Yalçın Tosun önünde savunulup oybirliğiyle başarılı bulunan \"CISG Uyarınca Alıcının Yükümlülükleri ve Sözleşmeye Aykırılığı Halinde Satıcının Haklan\" konulu projedir. Daha sonrasında ise, değerli Hocam Prof. Dr. Yeşim M. Atamer\′in bu projenin yayınlanması görüşünün ve onayının ardından neredeyse bir yıllık gözden geçirme, eksikleri giderme ve o sıralarda yürürlüğe girmiş bulunan 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde Türk huku¬kuyla karşılaştırma süreci başlamış ve nihayet son halini almıştır.
Aslında hazırlanmasında ve yayınlanmasında, birçok uykusuz gece¬nin, hatırı sayılır yoğun bir emeğin, aynı zamanda yeni yetme bir avuka¬tın uygulamayı da bir yandan götürme çabalarının, ciddi sayıda kaynak taraması ve okumasıyla birlikte \"olması istenen\" şeyi ortaya çıkarabilirle konusunda musallat olan şüphelerin ve endişelerin, kütüphanelerde ge¬çirilen sessiz ve görece konforsuz zamanların, arkadaşlara ve edebiyata ayrılabilecek zamandan gönüllü ancak yine de zor bir vazgeçişin, yazım sırasında pervasızca alınan kiloların da hikayesini barındıran bir çalışma, yayınlanıp raflarda yerini aldıktan sonra doğal olarak çoğu insan için çoğu yayından herhangi birisi olarak görülme tehlikesiyle karşı karşıyadır. An¬cak diğer taraftan yazarın gözünde ise, bu, hayatın çok önemli bir kesitini ifade eden ve kendi tekilliğinin yaratıcı tarafıyla yüzleştiği bir süreç olarak kabul edilir. Dolayısıyla bu çalışmanın hazırlanmasında, tamamlanmasında ve yayınlanmasında desteği, emeği ve katkısı olan herkese bütün bu süreçte yanımda oldukları için sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
Öncelikle hem lisans hem de yüksek lisans eğitimim boyunca derslerine katılabilme ve kendisinden hukuk eğitimi alabilme fırsatına sahip olduğum çok değerli Hocam, hatta deyim yerindeyse hukuk kahramanım Sayın Prof. Dr. Yeşim M. Atamer\′e gerek proje gerek yayın aşamasında yol gösterici yardımlarından ve desteklerinden ötürü tüm içtenliğimle minnet¬tar olduğumu söylemek isterim. Umarım hayatım boyunca kendisinden bir şeyler öğrenme şansına sahip olmaya devam ederim.
Her ne kadar doğrudan bir katkısı olmasa da Medeni Hukuk denince kitaplarına ve makalelerine bir nevi kutsallık atfettiğim, bana genel ve sabit kalıpların dışına çıkılarak da hukuk eğitiminin mümkün olduğunu, hatta daha keyifli ve kalıcı olduğunu gösteren, bu nedenle dolaylı da olsa bu çalışmaya katkısı azımsanmayacak olan Sayın Prof. Dr. Rona Serozan\′a ayrıca teşekkür ederim.
Var olduğum şu ana kadar her zaman bana destek olan ve arkamda olduklarını bilmekten dolayı her zaman güvende hissettiğim aileme, yani parçası olduğum o en güzel bütüne, bu çalışma vesilesiyle her şey için teşekkür ederim. Evvelâ hiçbir zaman onun gibi mükemmel bir baba ola¬mayacağımı bildiğim babam Necmettin Kanışlı\′ya ve karşılıksız sevginin ve hesapsız fedakârlığın en güzel örneği olan annem Nilgün Yarar\′a iyi ki varsınız diyorum. Ayrıca benim üstümde çok büyük emekleri olan ve hem başarılarıyla hem karakterleriyle daima örnek aldığım kardeşlerim Murat ve Ayhan Kanışlı\′ya da içtenlikle teşekkür etmek isterim.
Hem eğitim hem de meslek hayatımda değerli bilgileri ve fikirleriyle göremediğim kör noktalara ışık tutan ve sorunu sorunum, sorunum sorunu olan sevgili dostum Av. Mustafa Ülüş\′e yine bu vesileyle teşekkür ederim.
Son olarak çalışmanın yayınını üstlenen ve bu sürece değerli emekle¬riyle katkıda bulunan Sayın Erol Öz\′e ve On İki Levha Yayıncılık ailesine teşekkürü bir borç bilirim.
Av. Erhan Kanışlı (LL.M.)
İstanbul, Ocak 2013
İÇİNDEKİLER
Birinci Bölüm
CISG\′ın Uygulama Alanı
I. CISG\′ın Uygulanma Şartları 5
A. Genel Olarak 5
B. Satım Sözleşmesi 7
C. Taşınır Mal 10
D. Tarafların İşyerlerinin İki Farklı Akit Devlette Olması ya
da Dolaylı Uygulama 11
II. CISG\′ın Uygulanması Açısından Önem Arz Etmeyen Hususlar 12
III. CISG\′da Düzenlenmeyen Konular 13
IV. CISG\′ın Uygulanma Şekilleri 15
A. Doğrudan Uygulanma 15
B. Dolaylı Uygulanma 15
C. CISG\′ın Uygulanmasında Taraf İradelerinin Rolü 17
İkinci Bölüm
Alıcının Yükümlülükleri
I. Genel Olarak 19
II. Semen Ödeme 20
A. Semen Ödeme Yükümlülüğünün içeriği 20
B. Semen Ödeme Yeri 25
C. Semen Ödeme Zamanı 27
III. Malı Teslim Alma 31
A. Teslim Alma Yükümlülüğünün İçeriği 31
B. Teslim Alma Yeri 34
C. Teslim Alma Zamanı 35
D. Teslim Alma Yükümlülüğünün İstisnası: Malı Reddetme 36
IV. Alıcının Diğer Yükümlülükleri 37
A. Genel Olarak 37
B. Muayene Külfeti 38
C. İhbar Külfeti 39
D. Malların Muhafazası ve Satımı 40
E. Zararı Azaltma Külfeti 42
E Malın Özellikleri Belirleme 43
Üçüncü Bölüm
Alıcının Sözleşmeye Aykırılığının Sonuçları
I. Genel Olarak 45
II. Satıcının Hakları 47
A. Genel Olarak 47
B. Ek Süre Verilmesi 49
1. Amaç 49
2. Şekil 51
3. Süre 52
4. Hükümleri 52
5. Sonuçları 54
C. İfayı Talep Etme Hakkı 54
1. Genel Olarak 54
2. Semen Ödemeye İlişkin Talep ve Faiz 56
3. Teslim Almaya İlişkin Talep 61
4. Diğer Yükümlülüklere İlişkin Talep 62
5. İfa Talebiyle Uyuşmayan Talepler 64
6. İfa Talebiyle Uyuşan Talepler 65
D. Sözleşmeden Dönme Hakkı 65
1. Genel Olarak 65
2. Şartlan 67
a. Sözleşmenin Esaslı İhlali (Fundemental Breach) 67
b. Ek Süre İçinde İfa Etmeme 71
3. Sebepleri 72
a. Semen Ödememe 72
b. Malı Teslim Almama 75
c. Diğer Yükümlülüklerin İhlali 76
4. Sözleşmeden Dönme Beyanı 77
5. Sözleşmeden Dönme Hakkının Sınırları 79
6. Sözleşmeden Dönmenin Sonuçlan 80
a. Genel Olarak 80
b. Tarafların Yükümlülüklerinin Sona Ermesi 81
c. Edimlerin ve Yararların İadesi 82
d. Tazminat 83
E. Tazminat Talep Etme Hakkı 84
1. Genel Olarak 84
2. Tazminat Talebinin Özellikleri 86
3. Tazminat Talebinin Şartları 89
a. Yükümlülük İhlali 89
b. Zarar 90
c. Nedensellik Bağı 92
d. Sorumsuzluk Sebeplerinden Birinin Var Olmaması 93
4. Zararın Hesaplanması 94
5. Satıcının Tazminat Talebinin Sınırlandırılması 98
6. Satıcının Zararı Azaltma Külfeti 100
F. Alıcının Sözleşmeye Aykırılığında Özellik Arz Eden Bazı
Durumlar ve Satıcının İmkânları 101
1. İfayı Askıya Alma Hakkı 101
2. Öne Alınmış Sözleşmeye Aykırılık Halinde
Sözleşmeden Dönme 103
3. Malın Özelliklerini Belirleme Hakkı 104
4. Art Arda Teslimli Sözleşmelerde Dönme 105
III. Alıcının Sorumluluktan Kurtulması \". 106
A. Tazminat Sorumluluğundan Kurtulma 106
B. Sözleşmeyi İhlale Satıcının Sebep Olması 110
C. Sözleşmedeki Sorumsuzluk Kaydı 111
Dördüncü Bölüm
Satıcının Hakları Yönünden CISG ve Türk Hukukunun Karşılaştırılması
I. Genel Olarak 113
II. Satım Sözleşmesinin Tanımı Açısından Karşılaştırma 114
III. Genel Olarak İfa Engelleri Düzenlemesi Açısından Karşılaştırma..116
IV Sözleşmeye Aykırılığın Sonuçları Yönünden Karşılaştırma 120
A. Semen Ödeme Yükümlülüğü ve Sözleşmeye Aykırılık 120
1. Yükümlülüğün İçeriği 120
2. Sözleşmeye Aykırılığın Sonuçları 122
a. İfayı Talep Etme Hakkı 122
b. Temerrütten Kaynaklanan Haklar 124
B. Teslim Alma Yükümlülüğü ve Sözleşmeye Aykırılık 135
1. Yükümlülüğün İçeriği 135
2. Sözleşmeye Aykırılığın Sonuçları 138
C. Diğer Yükümlülükler ve Sözleşmeye Aykırılık 141
SONUÇ 145
KAYNAKÇA 151
2004 yılında Gaziantep Anadolu Lisesinden, 2009 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi\′nden, 2012 yılında İstanbul Bilgi Üniversi¬tesi Ekonomi Yüksek Lisans programından mezun oldu. Şu anda İstanbul Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapmakta ve mesleki faaliyetini Yabancı Yatırımlar, Deniz Ticareti Hukuku ve Uluslararası Ticaret Hukuku odaklı uyuşmazlıklar üzerinde yürütmektedir.
GİRİŞ
19. yüzyılın son çeyreğinde başlayan sanayi devrimiyle birlikte, üretim ilişkileri ve üretim araçları önceki dönemlerle kıyaslanmayacak şekilde değişime uğramıştır. Bu değişimin ortaya çıkmasında kuşkusuz birbiriyle ilintili ya da birbirinden bağımsız sosyolojik, ekonomik ve tarihsel birçok neden vardır. Ancak çağın panoramasına bakıldığında, pi¬yasanın ihtiyaca yönelik üretimden, rasyonel ve tüketime dayalı üretime doğru giden bir vektör izlediği görülür. Diğer taraftan ulus devletlerin ve ulusal kimliklerin bulanıklaşması, toplumlara demokratik hakların tanın¬ması da bu gidişe hız kazandırmıştır. Her ne kadar, 20. yüzyılda beklenen ve gidişatından emin olunan teknikte uzmanlaşma ve piyasa ekonomi¬sinde azami serbestleşme; yüzyılın ilk yarısında yaşanan iki dünya savaşı, 1929\′un ekonomik bunalımı, Almanya, İtalya, İspanya faşizmi ve Stalin Rusya\′sının kolektivizmi yüzünden sekteye uğradıysa da, yüzyılın ikinci yarısında kaldığı yerden devam etmiştir. Bu bağlamda, gelişen bilim ve teknik, yapılan uluslararası antlaşmalar ve ülke sınırlarının artık sermaye¬nin sabırsızlığı önünde pes etmeye başlaması, uluslararası ticaretin doğ¬rudan ivme kazanmasına neden olmuştur. Buna bağlı olarak da mal ve hizmetlerin dünya çapında serbestçe dolaşması adına ilk olarak, devletler arasında birbirlerine ticari olanaklar tanıyan ikili antlaşmalar imzalanmış, ardından yapılan bölgesel antlaşmalarla da bu çemberin genişlemesi sağlanmıştır. Dolayısıyla gümrük duvarlarının indirilmesi, devletler ara¬sındaki ticareti düzenleyen bir dizi antlaşmanın imzalanması (özellikle 1947\′de imzalanan GATT)1, uluslararası kuruluşların ve birliklerin yeknesak kurallar yaratma çabası neticelerini vermiş ve uluslararası ticaretin önündeki engeller azalmaya başlamıştır.
Öte taraftan, mal ve hizmet üretimindeki yoğun artışın globalleşme¬nin imkânlarından yararlanmaya başlamasıyla birlikte, ticaretle uğraşan kişiler uluslararası ticaret ağına dâhil olarak, ihracat ve ithalat kapsamın¬da sözleşmeler akdetmek durumunda kalmışlardır. Bu sözleşmelerin yapılması her zaman başlangıçta arzu edilen amaçların gerçekleşmesi sonucunu doğurmamış ve ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü me¬selesi gündeme gelmiştir. Mahkemelerin ve uyuşmazlığa uygulanacak kuralların çeşitliliği ve daha önceden bilinemezliği uluslararası ticaretin uyumlaştırılması ihtiyacını doğurmuştur.
Uyumlaştırma ve yeknesak kurallar koyma amacıyla yapılan çalış¬maların ilki, borçlar ve ticaret hukuku alanında faaliyet gösteren, 1926 yı¬lında Milletler Cemiyetine bağlı olarak kurulan UNIDROIT\′nın2 kabul ettiği 1964 tarihli La Haye Antlaşmalarıdır. Bunlar; Taşınırların Uluslara¬rası Satımına İlişkin Yeknesak Kanun (ULIS)3 ve Taşınırların Uluslarara¬sı Satımına İlişkin Sözleşmelerin Kurulması Hakkında Yeknesak Kanun (ULFC)\′dir4. Yalnız Antlaşmalar beklenen rağbeti görememiş ve sadece 9 ülke tarafından imzalanmıştır. Bir diğer uyumlaştırma çabası ise, yine UNIDROIT tarafından hazırlanan ve 1994\′te yayınlanan Uluslararası Ticari Sözleşmelere İlişkin İlkeler (PlCC)\′dir5. Ne var ki bu kurallar dev¬letlerin taraf olabilecekleri bir Antlaşma ya da iç hukuklarına dâhil ede¬bilecekleri bir model kanun olarak hazırlanmamıştır. Hedef, farklı ulusal hukuk sistemlerinin benzerliklerini içeren genel borçlar hukuku ilkeleri yaratmaktır. CISG\′m6 etkilerinin açık bir şekilde hissedildiği PICC kural¬larının belirli bir uyuşmazlığa uygulanması için, tarafların sözleşmelerinde bunu belirtmesi gerekir7. PICC, ilki 1997, ikincisi 2004 olmak üzere iki değişiklik geçirerek genişletilmiştir. Başka bir uyumlaştırma faaliyeti ise, Avrupa Borçlar Kanunu yaratma amacıyla 1980\′de AB kapsamında birçok akademisyenin katılımıyla kurulmuş Avrupa Sözleşme Hukuku Komisyonu\′nun hazırladığı metindir. Avrupa Sözleşme Hukukunun Temel İlkeleri (PECL)8 ilk şekliyle 1995\′te yayınlanmış, sonrasında ya¬pılan eklemelerle de 2003 yılında nihai halini almıştır. AB üye devletleri arasında yapılan ticareti akışkan ve güvenilir kılmak adına tasarlanan bu çalışma, emredici kurallar sunmamakta, sadece sözleşmenin bir parçası haline getirilmesi durumunda uygulanabilmektedir.
Yaşanan bu gelişmelerden ve çalışmalardan sonra, La Haye Antlaşmaları\′nm da yetersiz kalması üzerine, daha\′çok birleştirici ve daha fazla kabul gören tekörnek kurallar yaratma amacıyla UNCITRAL10 tarafından hazırlanan çalışma, 11 Nisan 1980\′de sonuçlarını vermiş ve Viyana\′daki konferansa katılan 62 ülkeden 42 sinin oyuyla CISG metni kabul edilmiştir. 1 Ocak 1988\′de yürürlüğe giren CISG, dünya ticaretine yön veren birçok devletin taraf olmasıyla beklenen ilgiyi görmüş ve ulus¬lararası ticarette tek çatı kurallar oluşması yolunda çok büyük bir başarı sağlamıştır. CISG en son verilere göre 78 devletin11 taraf olmasıyla birlikte dünya ticaretinin neredeyse 2/3\′lük kısmında uygulanmaktadır12. Kuş¬kusuz sınıraşan ticaretin daha hızlı, sorunsuz ve güvenilir olması amacıyla kaleme alınmış olan CISG\′ın belki de en büyük başarısı Common Lawve Civil Law sistemlerinin ifa engelleri konusundaki farklı kurallarını çağını ekonomik ve ticari gereklerine uygun olarak uyumlaştırmış olmasıdır.
Türkiye\′nin nihayet CISG\′a taraf olması hiç kuşkusuz uluslararası! ticaret kapsamında birçok faydayı ve uzmanlaşmayı da beraberinde ge-1 tirecektir. Türkiye ilk olarak 14 Nisan 2009 tarih ve 27200 sayılı Resmi I Gazete\′de yayımlanan 5870 sayılı uygun bulma kanununu kabul etmişi ve sonrasında 7 Nisan 2010 tarih ve 27545 sayılı Resmi Gazete\′de ya-1 yımlanan 11 Mart 2010 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile katılma I belgesinin tevdi edilmesine karar vermiştir. 1 Ağustos 2010 tarihinde ise katılma belgesinin tevdîiyle Türkiye\′nin taraf devlet haline gelebilmesi için gerekli olan iç hukuk düzenlemeleri tamamlanmıştır. Netice itibariy¬le CISG Türkiye\′de 1 Ağustos 2011 tarihinde m. 99 f. 2\′ye göre katılma belgesinin tevdisi tarihinden itibaren on iki ay sonra yürürlüğe girmiştir. Türkiye Antlaşmayı hiçbir çekince ileri sürmeden kabul etmiştir. Sonuç olarak CISG, yabancı unsurlu uluslararası taşınır mal satımlarına ilişkin uyuşmazlıklar Türk hâkiminin önüne geldiğinde Türk satım hukukunun bir parçası olarak MÖHUK kurallarından önce uygulanacaktır.
Çalışmamızın esas konusu CIS G kapsamında alıcınınyükümlülükleri ve alıcının sözleşmeye aykırılığı halinde satıcının alıcıya karşı sahip ol¬duğu hakların incelenmesidir. Yalnız bu konuya geçmeden önce, Birinci Bölüm\′de CISG\′ın uygulama alanı mercek altına alınmış, daha sonra da çalışmanın İkinci Bölümü\′nde alıcının yükümlülükleri açıklanmıştır. Üçüncü Bölüm\′de ise çalışmanın ağırlık merkezine varılarak, alıcının sözleşmeye aykırılığının sonuçları başlığı altında CISG\′ın satıcıya tanı¬dığı haklar incelenmiştir. CISG\′ın Common Law ve Civil Law sistemleri arasındaki sentezi birçok ulusal hukuka ilk başta yabancı gelmektedir. Dolayısıyla CISG\′ın daha iyi anlaşılması ve uygulanması adına ulusal hukuk düzenlemeleriyle karşılaştırılması bu açıdan faydalı olmaktadır. Bu nedenle Dördüncü Bölüm\′de hem alıcının yükümlülükleri hem de alıcının sözleşmeye aykırılığı halinde satıcının hakları kapsamında CISG ve Türk hukuku karşılaştırılmıştır. Yine burada belirtme gereği duyduğu¬muz bir diğer husus da, CISG uyarınca satıcının yükümlülükleri ve satıcı¬nın sözleşmeye aykırılığında alıcının haklan konulan çalışma kapsamına alınmamış olmasıdır.
ONSOZ
Bu çalışmanın yayınlanmasına kadar olan gelişimindeki başlangıç noktası İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans Prog¬ramı kapsamında hazırlanan ve 2012 yılında Prof. Dr. Yeşim M. Atamer, Yrd. Doç. Dr. Cemile Demir Gökyayla ve Yrd. Doç. Dr. Yalçın Tosun önünde savunulup oybirliğiyle başarılı bulunan \"CISG Uyarınca Alıcının Yükümlülükleri ve Sözleşmeye Aykırılığı Halinde Satıcının Haklan\" konulu projedir. Daha sonrasında ise, değerli Hocam Prof. Dr. Yeşim M. Atamer\′in bu projenin yayınlanması görüşünün ve onayının ardından neredeyse bir yıllık gözden geçirme, eksikleri giderme ve o sıralarda yürürlüğe girmiş bulunan 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde Türk huku¬kuyla karşılaştırma süreci başlamış ve nihayet son halini almıştır.
Aslında hazırlanmasında ve yayınlanmasında, birçok uykusuz gece¬nin, hatırı sayılır yoğun bir emeğin, aynı zamanda yeni yetme bir avuka¬tın uygulamayı da bir yandan götürme çabalarının, ciddi sayıda kaynak taraması ve okumasıyla birlikte \"olması istenen\" şeyi ortaya çıkarabilirle konusunda musallat olan şüphelerin ve endişelerin, kütüphanelerde ge¬çirilen sessiz ve görece konforsuz zamanların, arkadaşlara ve edebiyata ayrılabilecek zamandan gönüllü ancak yine de zor bir vazgeçişin, yazım sırasında pervasızca alınan kiloların da hikayesini barındıran bir çalışma, yayınlanıp raflarda yerini aldıktan sonra doğal olarak çoğu insan için çoğu yayından herhangi birisi olarak görülme tehlikesiyle karşı karşıyadır. An¬cak diğer taraftan yazarın gözünde ise, bu, hayatın çok önemli bir kesitini ifade eden ve kendi tekilliğinin yaratıcı tarafıyla yüzleştiği bir süreç olarak kabul edilir. Dolayısıyla bu çalışmanın hazırlanmasında, tamamlanmasında ve yayınlanmasında desteği, emeği ve katkısı olan herkese bütün bu süreçte yanımda oldukları için sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
Öncelikle hem lisans hem de yüksek lisans eğitimim boyunca derslerine katılabilme ve kendisinden hukuk eğitimi alabilme fırsatına sahip olduğum çok değerli Hocam, hatta deyim yerindeyse hukuk kahramanım Sayın Prof. Dr. Yeşim M. Atamer\′e gerek proje gerek yayın aşamasında yol gösterici yardımlarından ve desteklerinden ötürü tüm içtenliğimle minnet¬tar olduğumu söylemek isterim. Umarım hayatım boyunca kendisinden bir şeyler öğrenme şansına sahip olmaya devam ederim.
Her ne kadar doğrudan bir katkısı olmasa da Medeni Hukuk denince kitaplarına ve makalelerine bir nevi kutsallık atfettiğim, bana genel ve sabit kalıpların dışına çıkılarak da hukuk eğitiminin mümkün olduğunu, hatta daha keyifli ve kalıcı olduğunu gösteren, bu nedenle dolaylı da olsa bu çalışmaya katkısı azımsanmayacak olan Sayın Prof. Dr. Rona Serozan\′a ayrıca teşekkür ederim.
Var olduğum şu ana kadar her zaman bana destek olan ve arkamda olduklarını bilmekten dolayı her zaman güvende hissettiğim aileme, yani parçası olduğum o en güzel bütüne, bu çalışma vesilesiyle her şey için teşekkür ederim. Evvelâ hiçbir zaman onun gibi mükemmel bir baba ola¬mayacağımı bildiğim babam Necmettin Kanışlı\′ya ve karşılıksız sevginin ve hesapsız fedakârlığın en güzel örneği olan annem Nilgün Yarar\′a iyi ki varsınız diyorum. Ayrıca benim üstümde çok büyük emekleri olan ve hem başarılarıyla hem karakterleriyle daima örnek aldığım kardeşlerim Murat ve Ayhan Kanışlı\′ya da içtenlikle teşekkür etmek isterim.
Hem eğitim hem de meslek hayatımda değerli bilgileri ve fikirleriyle göremediğim kör noktalara ışık tutan ve sorunu sorunum, sorunum sorunu olan sevgili dostum Av. Mustafa Ülüş\′e yine bu vesileyle teşekkür ederim.
Son olarak çalışmanın yayınını üstlenen ve bu sürece değerli emekle¬riyle katkıda bulunan Sayın Erol Öz\′e ve On İki Levha Yayıncılık ailesine teşekkürü bir borç bilirim.
Av. Erhan Kanışlı (LL.M.)
İstanbul, Ocak 2013
İÇİNDEKİLER
Birinci Bölüm
CISG\′ın Uygulama Alanı
I. CISG\′ın Uygulanma Şartları 5
A. Genel Olarak 5
B. Satım Sözleşmesi 7
C. Taşınır Mal 10
D. Tarafların İşyerlerinin İki Farklı Akit Devlette Olması ya
da Dolaylı Uygulama 11
II. CISG\′ın Uygulanması Açısından Önem Arz Etmeyen Hususlar 12
III. CISG\′da Düzenlenmeyen Konular 13
IV. CISG\′ın Uygulanma Şekilleri 15
A. Doğrudan Uygulanma 15
B. Dolaylı Uygulanma 15
C. CISG\′ın Uygulanmasında Taraf İradelerinin Rolü 17
İkinci Bölüm
Alıcının Yükümlülükleri
I. Genel Olarak 19
II. Semen Ödeme 20
A. Semen Ödeme Yükümlülüğünün içeriği 20
B. Semen Ödeme Yeri 25
C. Semen Ödeme Zamanı 27
III. Malı Teslim Alma 31
A. Teslim Alma Yükümlülüğünün İçeriği 31
B. Teslim Alma Yeri 34
C. Teslim Alma Zamanı 35
D. Teslim Alma Yükümlülüğünün İstisnası: Malı Reddetme 36
IV. Alıcının Diğer Yükümlülükleri 37
A. Genel Olarak 37
B. Muayene Külfeti 38
C. İhbar Külfeti 39
D. Malların Muhafazası ve Satımı 40
E. Zararı Azaltma Külfeti 42
E Malın Özellikleri Belirleme 43
Üçüncü Bölüm
Alıcının Sözleşmeye Aykırılığının Sonuçları
I. Genel Olarak 45
II. Satıcının Hakları 47
A. Genel Olarak 47
B. Ek Süre Verilmesi 49
1. Amaç 49
2. Şekil 51
3. Süre 52
4. Hükümleri 52
5. Sonuçları 54
C. İfayı Talep Etme Hakkı 54
1. Genel Olarak 54
2. Semen Ödemeye İlişkin Talep ve Faiz 56
3. Teslim Almaya İlişkin Talep 61
4. Diğer Yükümlülüklere İlişkin Talep 62
5. İfa Talebiyle Uyuşmayan Talepler 64
6. İfa Talebiyle Uyuşan Talepler 65
D. Sözleşmeden Dönme Hakkı 65
1. Genel Olarak 65
2. Şartlan 67
a. Sözleşmenin Esaslı İhlali (Fundemental Breach) 67
b. Ek Süre İçinde İfa Etmeme 71
3. Sebepleri 72
a. Semen Ödememe 72
b. Malı Teslim Almama 75
c. Diğer Yükümlülüklerin İhlali 76
4. Sözleşmeden Dönme Beyanı 77
5. Sözleşmeden Dönme Hakkının Sınırları 79
6. Sözleşmeden Dönmenin Sonuçlan 80
a. Genel Olarak 80
b. Tarafların Yükümlülüklerinin Sona Ermesi 81
c. Edimlerin ve Yararların İadesi 82
d. Tazminat 83
E. Tazminat Talep Etme Hakkı 84
1. Genel Olarak 84
2. Tazminat Talebinin Özellikleri 86
3. Tazminat Talebinin Şartları 89
a. Yükümlülük İhlali 89
b. Zarar 90
c. Nedensellik Bağı 92
d. Sorumsuzluk Sebeplerinden Birinin Var Olmaması 93
4. Zararın Hesaplanması 94
5. Satıcının Tazminat Talebinin Sınırlandırılması 98
6. Satıcının Zararı Azaltma Külfeti 100
F. Alıcının Sözleşmeye Aykırılığında Özellik Arz Eden Bazı
Durumlar ve Satıcının İmkânları 101
1. İfayı Askıya Alma Hakkı 101
2. Öne Alınmış Sözleşmeye Aykırılık Halinde
Sözleşmeden Dönme 103
3. Malın Özelliklerini Belirleme Hakkı 104
4. Art Arda Teslimli Sözleşmelerde Dönme 105
III. Alıcının Sorumluluktan Kurtulması \". 106
A. Tazminat Sorumluluğundan Kurtulma 106
B. Sözleşmeyi İhlale Satıcının Sebep Olması 110
C. Sözleşmedeki Sorumsuzluk Kaydı 111
Dördüncü Bölüm
Satıcının Hakları Yönünden CISG ve Türk Hukukunun Karşılaştırılması
I. Genel Olarak 113
II. Satım Sözleşmesinin Tanımı Açısından Karşılaştırma 114
III. Genel Olarak İfa Engelleri Düzenlemesi Açısından Karşılaştırma..116
IV Sözleşmeye Aykırılığın Sonuçları Yönünden Karşılaştırma 120
A. Semen Ödeme Yükümlülüğü ve Sözleşmeye Aykırılık 120
1. Yükümlülüğün İçeriği 120
2. Sözleşmeye Aykırılığın Sonuçları 122
a. İfayı Talep Etme Hakkı 122
b. Temerrütten Kaynaklanan Haklar 124
B. Teslim Alma Yükümlülüğü ve Sözleşmeye Aykırılık 135
1. Yükümlülüğün İçeriği 135
2. Sözleşmeye Aykırılığın Sonuçları 138
C. Diğer Yükümlülükler ve Sözleşmeye Aykırılık 141
SONUÇ 145
KAYNAKÇA 151

Kargo Gönderim Saatleri;


© Copyright 2026
Sitemizde yayınlanan görsel ve yazılı