Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Kasım (91)      Ekim (240)      Eylül (207)      Ağustos (63)

Vergi Hukuku - Genel ve Özel Hükümler

Vergi Hukuku - Genel ve Özel Hükümler



Sayfa Sayısı
:  
671
Kitap Ölçüleri
:  
16x24
Basım Yılı
:  
2014
ISBN NO
:  
978-605-559-366-7

38,00 TL ( KDV Dahil )










Dördüncü Baskıya Önsöz
 


Bundan önceki baskılarda kitabın genel giriş kısmını anlatım konusu yaptığımızda, vergi kanunlarının çok sık değişmesinin doğurduğu sakınca¬lardan söz etmiştik. Genelde kanunların ve doğal olarak da vergi kanunları¬nın çok sık aralıklarla değişmesinin hukuki istikrarı bozduğunu, bunun vergi yargısı, uygulayıcılar, mükellefler ve vergi hukuku alanında çalışan kişiler tarafından kabul görmediğini ifade etmiş ve bunun ülkede birçok sıkıntı doğurduğunu belirtmiştik.
Kitabın dördüncü baskısı için önsöz yazmaya sıra geldiğinde, biraz önce kısaca belirtilen sakıncaları hatırladık. Kitabın üçüncü baskısı için yazmış olduğumuz önsöz alıntısının, bu baskının önsözü için de hala çok geçerli olduğunu düşündük. Bu nedene bundan önceki önsözde yer verdiği¬miz alıntıdan bir kısmını burada da tekrarlamanın çeşitli çevreler için yararlı olacağını kabul ettik.
Sözü edilen alıntıdan bazı kısımları siz okuyucularımıza sunmak isti¬yoruz.
Bu alıntıda adı geçen kişi, 1750 ile 1815 yılları arasında İngiltere'de yaşamış olan Richard Sheridan adlı bir kişidir. Richard Sheridan, çok ilginç bir yaşam öyküsüne sahiptir. Yaşamını değişik alanlarda sürdürmüş olan kişi bir ara da Avam Kamarasında görev yapmıştır. Hitabet gücünün çok yüksek ve hicvetme yeteneğinin olağanüstü olması nedeniyle, Richard Sheridan'nm parlamentoda yaptığı konuşmalar çok dikkat çekmiştir. Vergi kanunlarının da çok sık değişmelerin doğuracağı sakıncalara değinen konuşmacı, bir gün Avam Kamarasında şöyle bir konuşma yapmıştır. Bu konuşma bugünkü bizim vergi düzenimiz için çok güzel bir örnek oluşturacaktır.
"Bundan önceki hükümet zamanında Parlamentodan çıkarılan vergi kanunlarının sayısı öylesine artmış, bilhassa yürürlükteki vergi kanunlarına ilave edilen ekler öylesine muğlak hale gelmiştir ki, vergilerin tatbikinden sorumlu hâkimler dahi içinden çıkılamayan bu bilmeceler karşısında, elle¬rinden, hayret ve şaşkınlıkla kaşlarını çatmak, kızgınlıkla başlarını sallamak¬tan başka bir şey gelmiyordu. Başka ne yapabilirdi ki! Bakıyoruz önce vergi kanunu çıkarılıyor, ardından alelacele, Parlamentodan henüz çıkmış bir ka¬nunun bazı maddelerinin tadili ile ilgili yeni bir kanun teklifi önümüze ko¬nuyor. Nihayet bu da kanunlaşıyor, fakat çok şükür demeye vakit kalmadan Hükümet, yürürlükteki kanunu tadil eden kanunun kusurlu ve hatalı tarafla¬rını düzelten ikinci kanunun eksikliklerini tamamlayacak yepyeni bir kanun teklifi karşımıza dikiyor. Gelelim, iş bununla bitmiş olmuyor. Bir müddet sonra, bir de bakıyoruz ki, yürürlükteki vergi kanununu tadil eden kanunun kusurlu yönlerini düzelten en son kanunun eksiklerini tamamlayacak yepye¬ni bir kanun teklif ediliyor. Böylece vatandaşlar, bir türlü sonu gelmeyen vergi kanunları fasit dairesinde bocalayıp duruyor.
Bu ancak denize indirildikten sonra, dümenin konmadığı anlaşılan bir gemiyi akla getiriyor. Gemi, dümen takılması için tekrar kızağa alınıyor. Ne var ki, geminin denize her indirilişinde yeni yeni eksikliklerin, yeni yeni hataların farkına varılıyor. Omurgasmdaki çemberlerin vidaları takılmadı-ğından, omurgadaki bazı tahtaların kaybolmuş olduğu anlaşılıyor. Eksik tahtalar tamamlanıyor, yeniden çemberleniyor ve tam denize indirileceği sırada harcanan bunca paraya rağmen, geminin tamamen parçalanmasına ve yeni baştan yapılmasına karar veriliyor. Gerçekte Parlamentodan son yıllar¬da çıkan bütün kanunlar, yumurtadan çıkan böceğin kelebek haline istihale¬sine kadar geçirdiği her safhayı hatırlatırcasma, bir sürü tadilden geçiyor."
Yapmış olduğumuz bu alıntı, değerli vergi hukukçusu merhum Vural Arıkan'm 1983 yılında yapmış olduğu "Vergi Kanunlarındaki Değişiklikle¬rin Genel Değerlendirilmesi ve Richard Sheridan" adlı çalışmasından alın¬mıştır. Vergi hukukçusu Arıkan, sözü edilen çalışmasında, vergi kanunları¬nın değiştirilmesi ile ilgili olarak iki yüz yıl önce İngiltere'de yaşananların sanki günümüzde de Türkiye'de gerçekleşmekte olduğunu ifade etmek isti¬yordu.
Acaba 2000'lerin ilk yıllarında bu konu hakkında ne düşünülürdü? Türkiye'de 1980 yılından bu yana, vergi kanunlarında irili ufaklı olarak (torba kanunlarda yapılan değişikliklerle birlikte) sayısını bilemediğimiz kadar değişikliğin yapılmış olduğunu ifade etmek, sanırız sorunun cevabını kendiliğinden vermiş olacaktır.
 
Bu kitabın yazımına başlanıldığı tarihten bu yana vergi kanunlarında pek çok değişiklik yapılmıştır. Bakanlar Kurulu tarafından gerçekleştirilen değişiklikler de bunlara eklendiğinde, işin vahameti daha açık olarak ortaya çıkacaktır. Çünkü vergi kanunlarının artık anlaşılmaz hale gelmesinden daha önce de değinildiği üzere, vergi yargısında görev yapan birçok kişi yakındık¬ları gibi, vergi mükellefleri, vergi konusu ile uğraşan uzman ve bilim adam¬ları ve hatta vergi idaresinde görevli kişiler de ortaya çıkmış olan kargaşadan şikayetçidir. Hukuk eğitimi yapan öğrencilerin de sıkıntılarım bu arada be¬lirtmeden geçmemek gerekir.
Öte taraftan, bilindiği gibi vergi hukukunun Borçlar Hukuku, Ticaret Hukuku ve daha birçok hukuk dalının kaynağını meydana getiren kanunlar ile de yakın ilişkisi bulunmaktadır. Çok yakın tarihlerde bu kanunlar üzerin¬de de çok önemli değişiklikler yapılmıştır. Hala da bu kanunlarda bazı deği¬şikliklerin yapılması düşünülmektedir. Bu değişiklikler, sözü edilen istikra¬rın sağlanmasını daha da güçleştirmektedir.
Hatta kitabın basılmasına kadar, mevzuatta daha birçok önemli deği¬şikliğin gerçekleştirilmiş olacağını gelişmeler göstermektedir. Esasında böy¬le bir ortamda vergi hukukuna ait kitap yazmak, sarf edilen emeğin bir ba¬kıma boşa harcanmasından başka bir anlam taşımamaktadır. Ancak böyle bir düşünce ile hareket etmek de, kuşkusuz öğrencileri ders kitabından yoksun bırakmak anlamına gelecektir. Bunun için biz, yine de yazmaya devam et¬mekteyiz. Yalnız bu durum da, doğal olarak görevi öğretmek olan bizim gibi kişileri çok zor durumlarla karşı karşıya bırakmaktadır. İnanın ki, böyle bir ortamda, derslere girerken mevzuatın başka olduğu ve derslerden çıkarken mevzuatın başka olacağı aklımızdan geçmiyor da değil.
Takdir edileceği üzere bu ortamda yapılan bir çalışmada, bazı eksiklik ve yanlışlıkların olabileceği ve bunlardan kaçınılmasının mümkün bulunma¬dığı, siz okuyucularımız tarafından kabul edilecektir. Bu nedenle kitabın yazımında var olan eksiklik ve aksakları, sanırım okuyucularımız toleransla karşılayacaklardır.
Ekim 2014