Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Eylül (188)      Ağustos (69)      Temmuz (109)      Haziran (79)

Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları

Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları



Sayfa Sayısı
:  
162
Kitap Ölçüleri
:  
16x23 cm
Basım Yılı
:  
2002
ISBN NO
:  
975-543-070-9

0,00 TL

Bu ürün şu anda stoklarımızda yok!
Yazarın diğer ürünlerine gözatmanızı tavsiye ederiz...











öNSöZ 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girmesi, marka hukuku ile ilgili bir çok yeni sorunu gündeme getirmiştir. Ancak, öğretide marka hukuku ile ilgili son dönemde yazılmış fazla eserinin olmaması, konunun henüz lisans üstü eserler ile irdelenmemiş olması ve yargı kararlarının da sadece henüz gündeme gelmiş bazı sorunlara inhisar etmiş olması nedeniyle, konu hala fazlasıyla bakirdir. Elinizdeki eser, marka hukuku alanındaki Önemli boşluklardan sadece birine ilişkin sorunları inceleme ve çözümler önerme amacı gütmektedir. Bu nedenle doğrudan ilgili olan konular üzerinde yoğunlaşılmış, dolayısıyla ilgili olan konulara ise sadece konunun gerektirdiği ölçüde yer vermekle yetinilmiştir. Konunun henüz emekleme aşamasında olan yeni bir mevzuatla İlgili olması öğretideki görüşler yanında bilhassa uygulamacılar açısından çok önemli olan Yargıtay uygulamasının ne yönde olduğunun bilinmesini zorunlu kılmaktadır. Bu amaçla kendilerine müracaat ettiğim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Sayın Işıl Ulaş karar kartonlarının incelenmesine ve prensip kararlarının tarafımca alınmasına izin vererek ve yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Üyesi Sayın Yurdaer Özdilek yedinde bulunan prensip kararlarını vererek bu eserin meydana gelmesine büyük katkıda bulunmuşlardır. Kendilerine buradan teşekkür etmeyi vicdani bir borç biliyorum. Bu arada, bu eserin yayınlanması hususunda ellerinden gelen desteği esirgemeyen Mimoza Basım ve Yayım AŞ yetkilileri ile emeği geçen diğer tüm kişilere buradan teşekkür ediyorum. GİRİŞ Fikri mülkiyet hukukunda hükümsüzlük davaları, son dönemde popüler olan davalarındandır. Bunun sebebi, 556 sayılı Kararname ile getirilen düzenlemelerin kapsam ve nitelik itibariyle çok yeni imkanlar sunmuş olmasıdır. Markanın hükümle terkini halleri, 551 sayılı Markalar Kanununun 11, 15 ve 50. maddelerinde de düzenlenmişti. Ancak bu düzenlemeler son derece sı-nırlı ve yetersiz nitelikteydi. 551 sayılı Kanunun 11. maddesindeki hüküm tanınmış markaların bir başkası adına tescili ile ilgili olup KHK/556 m. 7/1-1 ile m. 8/IV (m. 42/I-a ve b) hükmünü kısmen; 551 sayılı Kanun m. 15′ deki hüküm tescilsiz ve fakat maruf hale getirilen markaların bir başkası adına tescili ile ilgili olup KHK/556 m. 8/III (m. 42/I-b) hükmünü kısmen; nihayet 551 sayılı Kanunun 50 nci maddesi ile markanın kullanılmaması ve birlik markalarının teknik yönetmeliğe aykırı kullanılmış olması ile ilgili olup 556/KHK m. 42/I-c ve f bentlerini kısmen karşılamaktaydı. KHK/556 ile getirilen hükümsüzlüğe ilişkin düzenlemeler 551 sayılı Kanundaki düzenlemelerin çok üstündedir. Bilhassa mutlak ve nispi red nedenleri başlığı altında düzenlenmiş tescil engellerine rağmen tescil edilmiş markaların hükümle terkin edilebileceğinin öngörülmüş olması başlı başına önemlidir ve bugün hükümsüzlük davalarını popüler getiren başlıca etkendir. Hükümsüzlük davalarında, Türk Patent Enstitüsü tarafından incelenmiş ve kendisine geçerli bir tescil belgesi verilmiş markanın, belge verilme şartlarının aslında varolmadığı ve belgenin haksız yere verildiği gerekçesiyle, hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenilmektedir. Talebi görüşen mahkeme, tescil belgesi verilme şartlarının varlığını bilirkişi mütalaalarına da dayana- rak tartışmakta ve sonuçta belge sahibi tarafından doğru beyanda bulunulmadığı veya belge verilebilir ve korunmaya değer bir hak olmadığı kanaatine vardığı taktirde, TPE tarafından verilmiş marka tescil belgesini iptal etmektedir. Bugün, elindeki tescil belgesine dayanarak üçüncü kişiler aleyhine tecavüzün men′i davası açan birçok marka tescil belgesi sahibi, karşı tarafça açılmış hükümsüzlük davalarına muhatap olmaktadır. Zira, tescilli marka sahibi tarafından, tescilsiz marka sahibi ile diğer tanıtım işaretleri (unvan, işletme adı) sahibine karşı açılmış bir tecavüzün durdurulması veya ticaret sicilinden terkin (TK. 54) davasında, marka veya tanıtma işaretleri arasında iltibas ve tecavüzün bulunmadığı savunması gibi genel bir savunma yapmanın dışında; tescilli markaya ilişkin tekel ve koruma hakkının hukuka aykırı bir şekilde elde edilmiş olunduğu ve dolayısıyla böyle bir markanın sicile tescil edilemeyeceği, korunmayacağı ve buna dayanarak hak iddiasında bulunulamaya-cağı ve dava açılamayacağı savunma veya karşı iddiası da bir ciddi bir alternatif oluşturmaktadır. Tescilli marka sahibine karşı yapılacak klasik ilk savunma aynı davanın içerisinde ileri sürülebilir ve iltibas ve tecavüzün bulunmadığı hususu ispatlanmaya çalışılabilir. Buna karşılık, ikinci nitelikte bir savunma yapılmak istenilmesi ve gerekmesi halinde, bu savunmanın aynı dava içerisinde ileri sürülmesi anlamsızdır. Bu nedenle, böyle bir savunma mutlaka bir karşılık dava yoluyla diğer tarafa yöneltilmelidir. Aksi taktirde, davacının gerçekte korunmaya değer bir hakkı olmasa bile, davayı gören hakim bu konu üzerinde hiçbir incelemeye yapmayacak (veya yapamayacak) ve sadece davacıya ait tescilli marka ile diğer tescilsiz marka ve tanıtım işaretleri arasında iltibas oluşturacak nitelikte benzerlik olup olmadığını inceleyecek ve müspet kanaate ulaşması halinde de davayı kabul edecektir1. "Davalı vekili... ′Yapı′ sözcüğünün tek başına marka olarak tescil edilemeyeceğini savunmuş (ise de)...′Yapı′ ve ′Yapı Fuarı′ sözcüklerinin marka olarak davacı adına tescilli olup, iptal edilmedikçe koruma altında olduğu... davalı şirketin ′Ege Yapı Fuarı′, ′Akdeniz Yapı Fuarı′ gibi ibareleri tanıtım vasıta ve broşürlerinde kullanmasının iltibas Uygulamada, davalı taraf da karşılık dava şeklinde bir hükümsüzlük davası açmakta ve hakim, davacı tarafından açılmış marka hakkına tecavüzün durdurulması davası ile (KHK/556 m. 62), davalı (karşı davacı) tarafça açılmış hükümsüzlük davalarını birleştirmekte ve böylelikle taraflara ilişkin tüm iddia ve savunmaları sağlıklı bir ortamda ve tüm yönleriyle inceleyerek bir sonuca ulaşmaktadır. Aynı şekilde, bir başkasına ait tescilli markanın kendi tescilli markasına veya diğer tescilli bir fikri mülkiyet hakkına (endüstriyel tasarım, coğrafi işaret vb.) tecavüz ettiğini düşünen kişi, bu tecavüzü engellemek için, mütecaviz marka sahibine karşı, kararname (KHK/556 m. 62/I-a) veya Ticaret Kanunu (TK. 57/b-5) hükümlerine dayanarak marka hakkı r a tecavüzün durdurulması davasını değil; bu markayı sicilden terkin ettirmek için gerekli olan KHK/556 m. 42 vd. doğrultusunda hükümsüzlük davası açmalıdır. Zira. tescilli marka sahibi, bu tescil hükümsüz kılınmadıkça markasını kullanabilir1 ve Kararnamenin koruması altındadır. Hükümsüzlük davaları, hem kamu hem de özel menfaatlere hizmet eden davalardır. KHK/556 m. 7′ de düzenlenen mutlak red nedenlerine dayalı hükümsüzlük halleri kamu; KHK/556 m. 8′ de düzenlenen nispi red nedenlerine dayalı hükümsüzlük halleri özel menfaatlerin korunmasına hizmet etmektedir2. yaratacak nitelikte olduğu....bu itibarla davalı eyleminin davacının marka ve unvan haklarına tecavüz olduğu ..." 1 l.HD. 16.12.1999, E.5830/K. 10402 (yayınlanmamıştır). "Tescilli marka ve endüstriyel tasarım sahibi, bu tesciller hükümsüz kılınmadıkça marka ve tasarımını kullanabilir. Dava 5.6.1998 tarihinde açılmıştır. Oysa, davalı 15.1.1997 tarihinde ′Protel′ adlı ambalaja ilişkin endüstriyel tasarımını, 24.4.1998 tarihinde ise aynı adlı emtia markasını tescil ettirmiştir. Eldeki davada, bu tescillerin iptali istenmediğine göre, davalının ürünlerinde ′Protel′ markasını kullanması ve tescilli tasarımına uygun ambalaj ile pazarlaması hakkı bulunmaktadır. Bu bakımdan, davalının geçerli marka ve tasarımını kullanması haksız rekabet oluşturmadığından, bu şekildeki faaliyetinin davacı markasına tecavüz ve haksız eylem olarak nitelendirilerek hüküm kurulması doğru değildir.′′ 1 l.HD. 28.11.2000, E.7300/K..9419 (yayınlanmamıştır). Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2. Bası, İstanbul 2002, § 29 N. 4. Hükümsüzlük davaları, salt tespit içeren tespit davaları değildir. Bu davalar aynı zamanda bir eda davasıdır. Zira, mahkeme olayı tespit etmekle yetinmemekte ve hükümsüzlük hali kendisinde gerçekleşen markanın sicilden terkinine de karar vermektedir1. Bu husus, hükümsüzlük talebinin içinde zımnen mündemiçtir. Bu nedenle, mahkemeye sunulan dava dilekçesinin talep kısmında terkin isteği açıkça ifade edilmemiş olsa bile, mahkeme kararında hükümsüzlüğüne karar verilen markanın sicilden terkinine de karar vermelidir2. Bu davalar, marka hukuku açısından önem arz etmekle birlikte, bilhassa belge sahibinin hakkın tescili şartlarına ilişkin beyanına güvenilerek ve bir teknik ön inceleme dahi yapılmadan verilebilen fikri mülkiyet belgelerine (endüstriyel tasarım, incelemesiz patent ve faydalı model) ilişkin hükümsüzlük davaları daha büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, marka hukukuna ilişkin hükümsüzlük davaları doktrin ve Yargıtay kararterı ışığı altında incelenecek; sorunlar ortaya konulacak ve çözümler sunulacaktır. Tekinalp, FMH § 29 N. 4. karş. Tekinalp, FMH § 29 N. 4. İÇİNDEKİLER GİRİŞ. BİRİNCİ BÖLÜM HÜKÜMSÜZLÜK HALLERİ § 1. KAVRAM VE TERMİNOLOJİ 5 § 2. MUTLAK RED NEDENLERİNE DAYALI HÜKÜMSÜZLÜK HALLERİ 7 I- GENEL OLARAK MUTLAK RED NEDENLERİ 7 II- MUTLAK RED NEDENLERİNE DAYALI KARARLARA KARŞI BAŞVURULABİLECEK HUKUKİ YOLLAR 11 III- HÜKÜMSÜZLÜK HALİ OLUŞTURAN MUTLAK RED NEDENLERİ 14 A- BİÇİM İTİBARİYLE MARKA OLAMAYACAK İŞARETLERİN TESCİLİ 14 1- Markanın Biçimsel Kapsamı 14 2- Ayırt Edicilik Unsuru 15 3- Tescili Mümkün Olan İşaretler 21 a- Hizmet İşaretleri 21 b- Sözcükler 22 c-Şekiller 24 d- Hacimli (üç boyutlu) Cisimler 24 e- Harf ve Sayılar 27 f-Renkler 28 g- Ses ve Kokular 29 h- Fotoğraf, Resim ve Diğer Fikri Mülkiyet İşaretleri 31 B- AYNI VEYA AYIRT EDİLEMEYECEK KADAR AYNİ MARKALARIN TESCİLİ 32 1-Genel Olarak 32 2- Tescil veya Başvuruda Tarihsel Öncelik 33 3- Mal veya Hizmetin Sınıfsal Ayniyeti (Aynı veya Aynı Türe İlişkin Olma) 34 4- Ayniyet veya Ayırt Edilemeyecek Ayniyet 39 a- Kavram 39 b- Markaların Aynı veya Ayırt Edilemeyecek Kadar Aynı Olması 43 aa-Genel Olarak 43 bb- Aynen veya Ayırt Edilemeyecek Kadar Aynen Kullanılma Kriterleri 44 5- Tescili Caiz Olmayan Markanın Ayırt Edicilik Kazanması İhtimali51 C- TASVİRİ İŞARETLERİN TESCİLİ 54 D- MESLEK VE SANAT ADLARININ TESCİLİ 67 E- MALIN ÖZGÜN DOĞAL YAPISINDAN VEYA TEKNİK ZORUNLULUKTAN DOĞAN ŞEKLİNİN TESCİLİ 69 F- HALKI YANILTACAK MARKALARIN TESCİLİ 70 G-DEVLET VEYA ULUSLARARASI ORGANİZASYONLARA AİT İŞARETLERİN TESCİLİ 76 H- KAMUYA MAL OLMUŞ DİĞER İŞARETLERİN TESCİLİ 77 I- DÜNYACA TANINMIŞ MARKALARIN TESCİLİ 77 J- DİNİ DEĞERLERİ VE SEMBOLLERİ İÇEREN MARKALARIN TESCİLİ 82 K- KAMU DÜZENİNE VE GENEL AHLAKA AYKIRI MARKALARIN TESCİLİ 82 § 3 - NİSPİ RED NEDENLERİNE DAYALI HÜKÜMSÜZLÜK HALLERİ 83 I- GENEL OLARAK NİSPİ RED NEDENLERİ 83 II- NİSPİ RED NEDENLERİNE DAYALI KARARLARA KARŞI BAŞVURULABİLECEK HUKUKİ YOLLAR 86 III- HÜKÜMSÜZLÜK HALİ OLUŞTURAN NİSPİ RED NEDENLERİ 90 A- AYNI MARKANİN TESCİLİ ′′".""′""" 90 B- BENZER MARKANIN TESCİLİ 92 1- Bütünsel Benzerlik 93 2- İltibas İhtimali JQQ a- Genel Olarak JQO b- İltibas İhtimaline İlişkin Şartlar 102 c- İltibas İhtimalinin Tespitinde Nazara Alınacak Alıcılar 104 C- MARKANIN TİCARİ VEKİL VEYA TEMSİLCİ TARAFINDAN TESCİLİ 108 D- TESCİLSİZ MARKA VEYA TİCARET SIRASINDA KULLANILAN DİĞER İŞARETLERİN TESCİLİ 109 1-Genel Olarak 109 2- Tescilsiz Marka Hakkı Sahibinin İtiraz Ve Davası 112 a- Marka Hakkının Elde Edilmesi 112 b- Tescilsiz Olarak Kullanılan Diğer Tanıtma İşaretlerinin Tescili 119 E- TANINMIŞ MARKALAR 121 F- ŞAHSİ HAKLAR, TELİF HAKLARI VE DİĞER SINAİ MÜLKİYET HAKLARININ TESCİLİ 123 G- SONA ERMİŞ ORTAK VE GARANTİ MARKALARININ TESCİLİ 124 H- YENİLENMEMİŞ MARKALARIN TESCİLİ 125 § 4 - MARKANIN KULLANILMAMASI 127 § 5 - MARKANIN MAL VE HİZMETLER İÇİN YAYGIN BİR AD HALİNE GELMESİ 131 § 6- KULLANIMIN HALKI YANILTICI OLMASI 134 § 7 - TEKNİK YÖNETMELİĞE AYKIRI KULLANIM 135 İKİNCİ BOLUM HÜKÜMSÜZLÜK DAVASI § 8 - DAVA AÇMA YETKİSİ (DAVACI) 137 § 9 - DAVALI 143 § 10 - DAVA AÇMA SÜRESİ 144 § 11 - GÖREVLİ/YETKİLİ MAHKEME 149 § 12. HÜKÜMSÜZLÜK KARARININ ETKİLERİ 150 § 13- ULUSLARARASI TESCİLLİ MARKALARIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ 154 SONUÇ 157