Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Eylül (180)      Ağustos (69)      Temmuz (109)      Haziran (79)

İlamlı İcra Takibinin Dayanakları ve İcranın İadesi

İlamlı İcra Takibinin Dayanakları ve İcranın İadesi



Sayfa Sayısı
:  
191
Kitap Ölçüleri
:  
21x18 cm
Basım Yılı
:  
1996
ISBN NO
:  
975-464-083-1

0,00 TL

Bu ürün şu anda stoklarımızda yok!
Yazarın diğer ürünlerine gözatmanızı tavsiye ederiz...











öNSöZ İlamlı icra, uygulamada son derece geniş bir etkinliğe sahip ve kendisine sıkça başvurulan bir takip türüdür. Bunun temel nedenini, diğer takip türü olan ilamsız icranın, konusunun, esas itibarıyla, sadece para ve teminat verilmesine ilişkin alacaklarla sınırlı bulunması teşkil eder. İ-lâmlı icranın, etkin bir işlerliğe sahip olmasında rol oynayan diğer bir etken de, ihlâl edilen hakkın içerik ve özelliklerine uygun bir biçimde aynen yerine getirilmesini sağlayıcı bir işlevi üstlenmiş olmasıdır. Biz de, bu monografik çalışmamızda, ilamlı icra ve ile ilgili sorunların yoğunlaştığı alan konumunda bulunması hasebiyle, söz konusu takip türünün dayanaklarını teşkil eden ilâm ve ilânı niteliğinde belgeleri, bazı ilâmların icra edilebilmesinin zorunlu şartını oluşturan kesinleşme kavramı ile kesinleşmeden icra edilemeyecek olan ilâmların neler olduğunu ve kesinleşme kavramı ile yakın bir ilişki içinde bulunması sebebiyle icranın iadesi kurumlarını ayrıntılı bir biçimde ele alıp inceledik ve çalışmamızın adını da kısaca "İlamlı İcra Takibinin Dayanakları ve İcranın İadesi" şeklinde formüle ettik. Ayrıca, çalışmanın salt teorik bazda kalmasını engellemek ve uygulamayı da yönlendirici bir işlevi yerine getirmesini sağlamak amacıyla, özellikle yayımlanmamış olan yargı kararlarım bulup değerlendirip metne de işledik. Bu çalışmanın diğer bir özelliğini de, uygulamada son derece sıkça başvurulan bir kurum olmasına rağmen, sürekli bir biçimde ihmâl edilmiş olan ilamlı icra kurumu alanında monografik bazda yapılmış ilk bilimsel inceleme durumunda bulunmasıdır. Dileriz ki, bu alanda yapılacak monografik çalışmalar sayı itibarıyla çoğalır ve bu eserde ilamlı icra ile ilgili olarak monografik çerçevede çalışma yapmak isteyenleri cesaretlendirmek suretiyle motive edici bir işlev görür. Bu vesileyle, on yılı aşkın bir zamandan beri süregelen akademik hayatımın her aşamasında benden yakın ilgi ve desteklerini hiç esirgemeyen ve elinizdeki bu çalışmanın oluşumuna da değerli görüş ve eleştirileri ile katkıda bulunan çok saygı değer hocalarım, Sayın Prof. Dr. Ejder Yılmaz ve Prof. Dr. Ramazan Arslan ile yine bu çalışmanın şekillendirilmesinde medenî hukuk alanındaki engin bilgisi ve deneyimiyle beni yönlendiren çok değerli hocam Sayın Prof. Dr. Sahir Çörtoğlu′na, minnet ve şükranlarımı sunmayı yerine getirilmesi gereken zevkli bir görev sayıyorum. Yine, bu çalışmamın zenginleşmesine yayınlanmış yargı kararlarını kullanmama izin vermek suretiyle katkıda bulunan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Başkanı Cengiz Sanin Beyefendiye, oluşum evresinde değerli görüşlerinden istifade ettiğim çok değerli dostum Hâkim Adnan Deynekli′ye, matbaa düzeltmeleri aşamasında büyük bir özveri ve sabırla bana yardımcı olan çok değerli kardeşim "Neşe Tanrıver ile değerli dostlarım Araştırma Görevlileri Kemal Şenocak ve Hasan Ayrancı′ya, bu kitabı basmayı ve dağıtmayı üstlenen "Yetkin Basım, Dağıtım ve Yayım A.Ş.′nin" çok değerli sahipleri Sayın Muharrem Başer ve Ziya Gülgök ile dizgide, basımda ve diğer aşamalarda emeği geçen tüm personele, göstermiş oldukları titizlik ve duyarlılıktan ötürü yürek dolusu teşekkürlerimi sunuyorum. Ankara, Mayıs 1996 Yrd. Doç. Dr. Süha TANRIVER GİRİŞ Borçlular, borçlarını genellikle kendi istekleri ile yerine getirirler. Borçluların herhangi bir cebrî icra işlemi ile karşı karşıya kalmaksızın, borçlarını kendi istekleri ile yerine getirmesi, hukuk düzenine saygı ve sözleşme gereklerinin yerine getirilmesi (ahde vefa) yönündeki genel düşünceden kaynaklanır. Bununla beraber, her toplumda, borçlarını kendi istekleri ile yerine getirmek istemeyen borçlular çıkabilir. Çağdaş bir yapıya sahip olan toplumlarda, bazı istisnai durumlar dışında (örneğin,-meşru müdafaa ve zaruret hali gibi) kişinin kendi hakkını bizzat kendisinin alması (ihkâkı hak) yasaklanmış ve bu durum bir suç olarak nitelendirilmiştir (TCK m.308). Bunun temelinde ise, toplumsal düzenin ve güvenin korunması düşüncesi yatmaktadır. Zira, herkesin kendi hakkını kendisinin almaya kalkıştığı bir ortamda, toplumsal düzen ve güvenin varlığından söz edilemez. Toplumsal düzen ve güvenin korunması ve bunun bozulmasının önlenmesi düşüncesi ile, borçlunun, borcunu kendi isteği ile yerine getirmemesi halinde; alacaklıya, alacağına kavuşmak için Devlet kuvvetlerinin yardımını istemek hakkı tanınmıştır. Alacaklının, Devlet kuvvetlerinin yardımı aracılığıyla alacağına nasıl kavuşturulacağı ise, cebrî icra hukuku tarafından düzenlenmiştir. Devlet, cebrî icra görevini yürütürken bütün menfaat grupları arasında, adil ve eşit ölçüler içinde bir denge kurmaya özen göstermek zorundadır. Bir başka ifade ile, Devlet bir taraftan, alacaklının, geciktirilmeden alacağına kavuşturulmasını; diğer taraftan da, borçlunun, süratli bir biçimde gerçekleştirilen icra takibinden zarar görmemesini sağlamak durumundadır. Ayrıca, bireylere ait menfaatların bütününün, topluma ait genel menfaatleri oluşturduğu gözönünde tutulursa, bu menfaatler dengesinin kurulmasında, kamunun da bir yararı bulunduğu açık bir biçimde ortaya çıkar. İşte, cebrî icra hukuku, bu temel amacı gerçekleştirmek, için kendine özgü bir takım "takip yolları" öngörmüştür. Bu "takip yollan"ndan birisini de, ilamlı icra takipleri oluşturur. İlamlı icra kurumu, anayasal bir güvenceye kavuşturulmuş olan hak arama özgürlüğünün (AY.m.36) cebrî icra hukukunda kazanmış olduğu görünüm biçimidir. İlamsız icra yolu, kural olarak sadece para ve teminat alacakları i-çin öngörülmüş bulunan bir cebrî icra yoludur1. Oysa, cebrî icranın konusunu, sadece para ve teminat alacakları oluşturmaz; bunun dışında kalan alacaklar da , cebrî icraya konu olabilir. İşte, konusu para ve teminattan başka bir şey olan alacakların cebrî icraya konu kılınabilmesi için, alacaklının elinde, söz konusu alacağı öngören ilâm ya da ilâm niteliğinde bir belgenin bulunması gerekir. Kanun koyucu, konusu para ya da teminat olan alacağın tahsilinin gerçekleştirilmesinde, alacaklıya, ilamlı ya da ilamsız icraya başvuru hususunda bir seçim serbestisi tanımıştır. Alacaklı, bu tür alacaklar için, doğrudan doğruya ilamsız icra yoluna gidebileceği gibi; alacağını önce bir mahkeme ilâmına bağlatıp; daha sonra da, ilâmların icrası yoluna gidebilir. Burada üzerinde durulması gereken nokta, alacaklının bu iki yoldan hangisine başvurmasının kendisinin daha yararına olacağıdır. Para alacağını ilâma bağlatmış olan alacaklının, kendisine çok daha büyük kolaylıklar sağlayan ilamlı icra yolu dururken; ilamsız icra yoluna gitmesinde hiç bir hukukî yararı yoktur. Her şeyden önce, alacaklının, böyle bir djurumda ilamsız icra yoluna başvurması, hem zaman kaybına hem de ek malî külfetlerin doğumuna neden olur. Öte yandan, borçlunun sadece itirazda bulunmak suretiyle ilamlı icra takibini durduramayıp; ancak, kanunun sınırlı bir biçimde öngördüğü yollara (m.33; m.36) başvuru suretiyle, bu tür bir takibi durdurabilme imkânına sahip olduğu gözönüne alınırsa, alacaklının bu yolu seçmesinin kendisinin daha yararına olduğu ortaya çıkar. Zira, borçlu, ilamsız icrada sadece ödeme emrini itiraz etmek suretiyle dahi, icra takibini durdurabilecektir3. Bu açıklamalardan sonra, ilamlı icrayı, "her tür alacak4 hakkındaki ilâm ya da ilâm niteliğindeki belgelerin nasıl icra edilebileceğini düzen- Bu kuralın istisnalarını, kira bedelinin ödenmemesi ve kira süresinin bitmesi hallerinde, gayrimenkullerin ilamsız icra yoluyla tahliye ettirilebilmesi teşkil eder (m.269 vd). Umar, Bilge: İktisatçılar İçin Medenî Usul ve İcra-İflâs Hukuku Bilgisi, İzmir 1973, s.197. Bir ilamsız icra türü olan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, ödeme emrine itiraz, satıştan başka hiç bir icra takibi işlemini durdurmaz (m. 169; m. 170,1). İcra ve iflâs hukukundaki "alacak" terimi, borçlar hukukundaki alacak teriminden çok daha geniş bir içeriğe sahiptir. Şüphesiz bu terimle, ilk önce, borçlar hukuku anlamında alacak kastedilmektedir. Bundan başka, aynî haklar ile aile hukuku alanındaki yükümlülükler de, icra ve iflâs hukukundaki "alacak" teriminin kapsamı içerisinde yer alır. Örneğin, menkul teslimi (m.24), gayrimenkulun tahliye ve teslimi (m.26-27) ve çocuk teslimi (m.25) gibi. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz.: Kuru, Baki: İcra ve leyen bir cebrî icra yoludur" şeklinde tanımlayabiliriz5. Kanun koyucu, ilamlı icrayı, ilamsız icradan ayrılan noktalarını dikkate almak suretiyle, İcra ve İflâs Kanunu′nun 24 ile 41. maddeleri arasında düzenlemiştir. Sözü geçen Kanun′un 41. maddesinde yer alan ve ilamsız icra hükümlerine yollamada bulunan düzenlemede, bu hususu doğrulamaktadır. Kanun koyucunun böyle bir yol tutması, yasama tekniğine uygun bir yöntem izlemek ve düzenlenen alanı kesin şuurları ile ortaya koymak düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Kanunda ilamsız icranın yanısıra ilamlı icranında düzenlenmiş olması, borçlunun sadece bir miktar para veya tazminat ödemeye mahkûm edilmesiyle, alacaklıyı tatmin edici nitelikte bir adaletin sağlanamayacağı; ihlâl edilen hakkın ancak içerik ve niteliklerine uygun bir biçimde aynen yeriite getirilmesi ile toplumsal güveniiğin ve adaletin gerçekleşeceği yönündeki düşünceye dayanır6. Cebrî icra hukukunun temel özelliğinin, hakkın olabildiğince içerik ve niteliklerine uygun olarak, aynı biçimde sahibine iadesini sağlamak olduğu gözönünde tutulursa; bunu, sağlamaya en elverişli kurumun ilamlı icra kurumibolduğu kendiliğinden ortaya çıkar. Burada, son olarak, ilamlı icra takibi ile ilamsız icra takibi arasındaki temel farklılıklara da işaret etmek gerekir. Bu temel farklılıklar, şu şekilde gruplandırılabilir: - İlamsız icra takibinin konusunu, esas itibarıyla, para ve teminat alacakları oluşturduğu halde, ilamlı icra takibinin konusunu sadece bu tür alacaklar değil, bunun dışında kalan ve genel olarak.bir şeyin verilmesi ne, yapılmasına ya da yapılmamasına ilişkin alacaklar da oluşturur (m.24, 25, 25a, 26,27, 30, 31). - - İlamlı icra takibinde, cebrî icranın dayanağını, ilâm veya ilâm niteliğindeki belgeler oluşturduğu halde, ilamsız icra takibinde, cebrî icranın dayanağını, kanun tarafından öngörülen usule uygun bir biçimde kesinleşmiş bulunan ödeme emri oluşturur8. - İflâs Hukuku, Ankara 1983, s.25-26; Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder: İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, 8. B., Ankara 1995, s. 27-28). Benzer tanımlar için, bkz.: Kuru-İcra 1983 s.30; Umar-Usul ve İcra, s. 101-102. Berkin, Necmeddin: Tatbikatçılara İcra ve İflâs Hukuku Rehberi, C.I-I1, İstanbul (Tarihsiz), C.I, s.24. ■ÇJÖ. •işk. s. d vd, ve 83 vd. Berkin-İcra ve İflâs Hukuku Rehberi I, s.22. - İlamlı icraya başvuru için, alacaklının, elinde ilâm ya da ilâm ni teliğinde bir belgenin bulunması zorunlu olduğu halde; ilamsız icraya başvuru açısından böyle bir zorunluluk söz konusu değildir. - - Borçluya, ilamlı icrada, icra emri gönderildiği halde, ilamsız ic rada, ödeme emri gönderilir. Her iki belge türü, içerik itibarıyla birbirin den farklılık gösterdiği gibi her iki belge türüne karşı kanun tarafından izlenmesi öngörülen usuller de birbirinden farklılık gösterir. Borçlu, i- lâmsız icrada, sadece ödeme emrine itiraz etmek suretiyle, icra takibini, durdurabîldiği halde9; ilamlı icrada, icra emrine itiraz etme ve bu yolla icra takibini durdurabilme imkânına sahip değildir; ancak kanun tarafın dan sınırlı bir biçimde öngörülen yollara (m. 33, 36) başvuru suretiyle icra takibini durdurabilir. - - İlamlı icrada yetki konusu (m. 34), ilamsız icradan farklı olarak özel bir biçimde düzenlenmiştir. - Biz, bu monografık eserde, öncelikle, "ilâmlar ve icra edilebilirliğini", daha sonra "ilâm niteliğinde belgeler ve icra edilebilirliğini", son olarak da bazı ilâmların icra edilebilmesinin zorunlu bir şartını oluşturan "kesinleşme kavramı ve kesinleşmeden icra edilemeyecek olan ilâmlar" ile kesinleşme kavramıyla yakın ilişki içinde bulunması nedeniyle, "icranın iadesi"ni (m.40) ele alıp inceleyeceğiz. Çalışmamızın konusunu oluşturan bu kurumların, ilamlı icra takibinin genel esasları arasından seçilmesinin temel nedeni, şimdiye kadar bu takip yolunun genel esaslarına yönelik olarak yapılmış olan incelemelerin sayılarının son derece sınırlı oluşu ve bunların büyük bir çoğunluğunun konuya deyiş yerinde ise kuşbakışı olarak (yani, yüzeysel bir plânda) yaklaşmış olmalarıdır. Oysa, sözkonusu takip yolunun uygulamada kendisine sıkça başvurulan son derece etkin bir işlerliğe sahip kurum olduğu gözlenmektedir. Bu durumda, uygulama ile teori arasında bir bütünlük sağlanması ve yukarda belirtilen kurumlarla ilgili olarak uygulamada ortaya çıkan sorunlara daha yakından değinilmesi ve bunlara çözüm aranması gerekli ve hatta zorunludur. Bu nedenlerle, çalışmamızda, bu hedefe ulaşılmasına bir parçada olsa katkıda bulunmak amacıyla, ilamlı icra tatbikinin genel e-saslarından, yukarıda belirtmiş olduğumuz üç konuyu, incelemeyi uygun bulduk. Bir ilamsız icra türü olan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte ödeme emrine itiraz, satış dışında hiç bir icra takibi işlemini durdurmaz (m., 169; m. 170,1). Çalışmamızda, ilamlı icra takibinin genel ■esaslarının bütünüyle değil de, bunlardan sadece ismi yukarıda zikredilenlerin incelenmesi, belli başlı bir kaç nedene bağlanabilir: Herşeyden önce, ilamlı icra takibinin genel esasları başlığı altında toplanan10 kurumların her birinin başlı başına diğerlerinden bağımsız olarak bir bilimsel incelemenin konusunu oluşturacağı gözönünde tutulursa, bunların bütününün bir monografik eserde incelenmesi doğal olarak mümkün olmayacaktır. Aksi takdirde, inceleme konusunun çok dağıtılması ve ondan uzaklaşılması gibi bir sorunla karşı karşıya kalınabilir. Bu monografinin kapsamının tayininde rol oynayan diğer bir neden de, bir bilimsel çalışmada amacın, incelemenin belli noktalarda yoğunlaştırılması ve konu ile ilgili sorunların olabildiğinde ortaya konulup; onlara çözüm aranması olduğu yönündeki genel düşüncedir. 10 Bu gruplandırma (tasnif) için. bkz.: Kuru-İcıa 1983 s.464-478; Kuru/Arslan/Yıl- maz-İcra s.332-341; Postacıoğlu, İlhan: İcra Hukuku Esasları, 4.B., İstanbul 1982, s.628-645. , İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 7 İÇİNDEKİLER 9 BİBLİYOGRAFYA 15 KISALTMALAR CETVELİ 31 GİRİŞ ..33 BİRİNCİ BÖLÜM İLÂMLAR VE İCRA EDİLEBİLİRLİĞİ § 1- İLÂM KAVRAMI 39 A- Genel Olarak "İlâm" Kavramı 39 B- Takibin Dayanağı Olarak İlâm 41 C- Takibin Dayanağını Oluşturan İlâm Türleri 43 D- İlâm Kavramı Dışında Kalan ve Özellikleri Bulunan Bazı Mahkeme Kararlarının İcrası 44 I- Delil Tespiti Kararlan 44 II- İhtiyatî Tedbir Kararları 46 III- İhtiyatî Haciz Kararları 49 IV- Nafakaya İlişkin Kararlar 50 § 2-İCRA TETKİK MERCİİ KARARLARI 53 A- İcra Tetkik Merciinin Hukukî Niteliği 53 B- Genel Olarak İcra Tetkik Mercii Kararları ve Türleri 55 I- İcra Tetkik Merciinin Cezaya İlişkin Kararlan 55 II- İcra Tetkik Merciinin Hukuka İlişkin Kararları 56 III-Özel Durumlar 57 1- İcra Tetkik Merciinin İhalenin Feshine İlişkin Kararları.. 57 2- İcra Tetkik Merciinin Hacizde ve İflâsta İstihkak Davası Sonucunda Verdiği Kararlar 59 § 3- MÜNFERİT DAVA GRUPLARI SONUCUNDA VERİLEN İLÂMLARIN İCRA EDİLEBİLİRLİĞİ 62 A- Eda Davaları Sonucunda Verilen İlâmlar 62 B- İnşaî Davalar Sonucunda Verilen İlâmlar 63 C- Tespit Davaları Sonucunda Verilen İlâmlar , 66 I- Genel Olarak 66 II- Özel Bir Durum Olarak Kira Bedelinin Tespiti Davası Sonucunda Verilen İlâmlar 69 D- Objektif Dava Yığılması Halinde Verilen İlâmlar 73 I- Genel Olarak 73 II- Kümü latif Dava Yığılması Halinde 74 III- Terditii Dava Yığılması Halinde 76 IV- Seçimlik (Alternatif) Dava Yığılması Halinde 78 E- Kısmî Dava Sonucunda Verilen İlâmlar 81 İKİNCİ BÖLÜM İLÂM NİTELİĞİNDE BELGELER VE İCRA EDİLEBİLİRLİĞİ § 4- İCRA VE İFLÂS KANUNU HÜKÜMLERİ UYARINCA İLÂM NİTELİĞİNDE SAYILAN BELGELER 84 A- 38. Madde Uyarınca İlânı Niteliğinde Sayılan Belgeler 84 I- Mahkeme Huzurunda Yapılan Şilililer 84 1- Tanımı ve Hukukî Niteliği 85 2-Şekli 88 a- Genel Olarak 88 b- Münferit Merciiler Önünde Yapılan Şilililerin Hukukî Durumu 92 aa- Naip ve İstinabe Hâkimi Önünde Yapılan Sıılhler 92 bb- Keşif Sırasında Yapılan Sıılhler 93 cc~ Ceza Mahkemesinde Açılan Şahsî Davanın Görülmesi Sırasında Yapılan Sıılhler 93 dd- Hakemler Önünde Yapılan Sulhler 93 ee) İcra Daireleri Önünde Yapılan Sulhler 94 ff) İcra Tetkik Merciileri Önünde Yapılan Sulhler 95 3- Hükmü 95 4- İcrası 98 11 a-Genel Olarak 98 b- İcra Sırasında Ortaya Çıkan Özel Durumlar 100 aa- Şarta Bağlı Sulhlerin İcrası 100 bb- Üçüncü Kişi Lehine Yapılan Sulhlerin İcrası 102 II- Mahkeme Huzurunda Yapılan Kabuller 103 1- Tanımı ve Hukukî Niteliği 103 2-Yapılması ve Şekli 108 a- Yapılması 108 b- Şekli........:. 110 3-Hükmü... 111 4- ?cras> 114 III- Ic~a Edilebilirlik Açısından Mahkeme Huzurunda Yapılan 7eragatlann Hukukî Durumu 115 FV- Kayıtsız-Şartsız ve Tek Taraflı Para Borcu İkrarım İçeren Re′sen Düzenleme Biçimindeki Noter Senetleri 117 1- İlâm Niteliğinde Belge Sayılabilmesi İçin Varlığı Gerekli Şartlar I 17 2- Şekli ve Bu Şeklin Gerçekleştirilmesi 119 3-İcrası .′. 121 V- Temyiz Kefaletleri (Kefaletnameleri) 125 1- Tanımı, Şekli ve Hükümleri 125 2- Karar Düzeltme Aşamasından Temyiz Kefaleti Alınıp Alınamayacağı 126 3- İcrası 127 VI- İcra Kefaletleri (Kefaletnameleri) 128 1- Tanımı ve Şekli 128 2- Evli Kadının, Kocası Yararına Takip Alacaklısına Karşı İcra Dairesi Huzurunda Vermiş Olduğu Kefaletlerin Geçerliliği 130 3- Müteselsil Kefalet Hükmünde Olmaları 130 4-İcrası 132 B- 149 ve 150ı Maddeleri Uyarınca İlânı Niteliğinde Sayılan Belgeler 133 § 5- ÖZEL KANUN HÜKÜMLERİ UYARINCA İLÂM NİTELİĞİNDE SAYILAN BELGELER 136 A- Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları İle İlgili Olanlar 136 B- Münferit Meslek Grupları İle İlgili Olanlar 137 C-Hakemlik İle İlgili Olanlar 139 D- Taşınmaz Mallarla İlgili Olanlar 139 E- Tarım Kredi ve Satış Kooperatifleri ve Birlikleriyle İlgili Olanlar 141 F- Bunların Dışında Kalan Diğer Kanun Hükümlerinde Yer Alanlar 142 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM İLÂMLARIN İCRA EDİLEBİLMESİ İÇİN KESİNLEŞMESİNİN GEREKİP GEREKMEDİĞİ VE İCRANIN İADESİ § 6- KESİNLEŞME KAVRAMI VE TÜRLERİ 145 A- Genel Olarak "Kesinleşme" Kavramı 145 B- Kesinliğin Türleri 146 I- Şeklî Anlamda Kesinlik 146 1- Tanımı ve Amacı 146 2- Meydana Gelmesi 146 a- Verildikleri Anda Kesin Olan Nihaî Kararlar 146 b- Temyiz Edilebilen Kararların Kesinleşmesi 147 c- Sonuçları 149 II- Maddî Anlamda Kesinlik 149 § 7- KESİNLEŞMEDEN İCRA EDİLEMEYECEK OLAN İLÂMLAR 1 5 1 A- Genel Olarak 151 B- İcrası İçin Kesinleşmesi Zorunluluğu Bulunan Bir İlâmın Kesinleşmeden İcraya Konulması Halinde Yapılacak İşlem 161 C- Kesinleşmeden İcra Edilemeyecek Olan İlâmların İcrasının Nasıl Gerçekleştirileceği 163 D- Özel Bazı Durumlar 164 I- Nafakaya İlişkin İlâmlar 164 II- Kira Bedelinin Tespitine İlişkin İlâmlar 165 § 8-İCRANIN İADESİ 171 A- Gene! Olarak 171 B- Maddenin Uygulama Alanı 171 C- İcra Edilen Hükmün Yargıtayca Bozulmasının İcraya Etkisi 173 I- Genel Olarak 173 II- Bozma Kararının Bazı Özel Durumlarda Hükmün İcrasına Etkisi 176 1- Maaş ve Ücret Hacizleri Bakımından 176 2- Vadesi Gelmemiş Olan Alacakların Haczi Bakımından.... 178 3-Yetişmemiş Ürünlerin Haczi Bakımından.... 179 D- Eski Hâle İade Usulü 179 E- İcranın İadesinde Üçüncü Kişilerin İyiniyetle Kazanmış Oldukları Hakların Durumu 185 F- İcranın İadesi Talepleri Açısından Zamanaşımı 186 SONUÇ 189