Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Eylül (180)      Ağustos (69)      Temmuz (109)      Haziran (79)

Haksız Fillerden Doğan Sorumluluğun Sınırlandırılması

Haksız Fillerden Doğan Sorumluluğun Sınırlandırılması



Sayfa Sayısı
:  
124
Kitap Ölçüleri
:  
21x18 cm
Basım Yılı
:  
1996
ISBN NO
:  
975-486-508-6

0,00 TL

Bu ürün şu anda stoklarımızda yok!
Yazarın diğer ürünlerine gözatmanızı tavsiye ederiz...











GİRİŞ İnsanların birarada yaşamasının kaçınılmaz olarak hukuki değerlerin ve çıkarların ihlal edilmesi olgusunu beraberinde getirmesi, ortaya çıkan zararların, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde zarar görenden bir başkasına aktarılması düşüncesini doğur¬muştur. Ancak bu koşullar, toplumların kültürel gelişmişlik düzeyi ve sosyo¬ekonomik yapılarına bağlı olarak, tarih içinde farklılaşma göstermiştir. Bu karşılıklı etkileşim nedeniyle, günün ihtiyaçlarına cevap veren bir sorumluluk hukuku sisteminin oluşturulması ancak, içinde yaşanan toplumda var olan ilişkilerle organik bir bağın ku¬rulmasıyla mümkün olmuştur. Dolayısıyla sorumluluk hukuku alanında yapılacak bir araştırmanın günümüz toplumlarının belirleyici özelliklerini göz önünde tutması kaçı¬nılmazdır. Bu noktada ilk dikkati çeken gelişme zarar potansiyelindeki büyük artıştır. Hızlı endüstrileşme ve teknolojik gelişmeler insanlara bir yandan yeni ufuklar açarken, diğer yandan sürekli bir tehdit unsuru oluşturmaya başlamıştır. Nüfus yoğunluğundaki artı¬şa bağlı olarak insanların yaşam alanlarının gittikçe daralmaya başlaması da bu tehdit unsurunu perçinlemiştir. Diğer yandan çalışma hayatındaki uzmanlaşma karşılıklı ba¬ğımlılığı artırmış ve toplumsal temas yoğunlaşmıştır. İnsanlar kaçınılmaz şekilde başkalarının denetimi altında olan tehlike alanlarının etkisine girmeye başlamıştır. Bu açıdan sorumluluk hukukuna düşen ilk görevi, bu tehlikelerden zarar gören kişiyi koru¬mak ve böylelikle, bireyin, insan haysiyetine yaraşır bir yaşam sürme hakkını güvence altına almak olarak belirleyebiliriz. Ancak bu gelişmelerin diğer yüzünü, en ufak bir ihmalin, sonuçlarının geniş bir insan kitlesini etkilemesi nedeniyle, altından kalkılamayacak bir tazminat yükümü do¬ğurması olgusu oluşturur. Bireylerin ekonomik çöküşüne sebep olacak böyle bir geliş¬menin, kişiliğini serbestçe geliştirme hakkına aşırı bir sınırlama getireceği bir gerçek¬tir. Bunu engellemekse yine sorumluluk hukukunun görevidir. Dolayısıyla günümüz toplumunda çatışan değer ve çıkarların tartılarak sorumluluk sınırının belirlenmesi te¬mel sorunu oluşturmaktadır. Bugüne kadar İsviçre-Türk hukukunda, uygun nedensellik bağı kuramı bu sınırın belirlenmesinde başvurulan ölçüt olmuştur. Ancak sorumluluk doğurucu hayat olayla¬rının çeşitliliği ve karmaşıklığı karşısında, genelleşlirici bir bakış açısıyla, sadece za¬rarlı sonucun doğumu olasılığını dikkate alan bir kuramın yetersiz kalması kaçınılmaz bir gelişmeydi. Ampirik bir kavram olması açssıdan değer yargılarına kapalı olan ne¬densellik bağının, temelinde zararın adil şekilde paylaştırılması gibi sosyal bir düşün¬ce yatan zararın isnadı sorununu çözmede ancak sınırlı bir işlevi olabilirdi. Nitekim 2 hem Alman öğretisinde hem de Îsviçrc-Türk öğretisinde, bu kuramın yetersizliği yeni arayışları beraberinde getirmiştir. Bunların içinde en kalıcı etkiye sahip olan normun koruma amacı kuramı olmuştur. Bu kuram özellikle tazminat borcunun normatif kökenini dikkate alması açısından uygun nedensellik bağı araştırmalarından ayrılmaktadır. Tazminat yükümü doğuran davranışın bir kez hukuka aykırılığının ıcspit edilmesinden sonra tazminat borcunun kapsamını bu normdan tamamen soyut olarak çözmeye çalışan nedensellik kuramları bütün borçların doğumları, kapsamları ve sona ermeleri açısından onları kuran sözleş¬meye veya yasaya bağımlı olduğu gerçeğini gözardı etmektedir. Tazminat borcu doğu¬ran sonsuz sayıda haksız fiili kapsayıcı soyut bir ilke olma iddiası, uygun nedensellik bağı kuramının normatif temellerinden yoksun kalmasını beraberinde getirmektedir. İşte normun koruma amacı kuramı da bu noktada devreye girmektedir. Bu kuram hiç¬bir davranışın bütün hukuki değerleri ve bireyleri tehlikeye sokamayacağı, her türlü ih¬lal tarzını bünyesinde barındıramayacağı düşüncesinden yola çıkar. Buna bağlı olarak bir davranışı yasaklayan normun da ancak belli kişileri ve değerleri belli müdahalelere karşı koruma amacı güdebileceğim kabul eder. O normun özellikle hangi tehlikeler göz önünde tutularak ihdas edildiğinin belirlenmesi ise bir yorum sorunudur. Yargıç, söz-leşmesel sorumlulukta, söz konusu sözleşmenin, haksız fiil sorumluluğunda ise ihlal edilen normun içeriğinden, amaçsal (İdeolojik) yorum yöntemiyle korunan menfaatle¬rin çevresini belirleyecektir. Kuşkusuz bu kuramın iddiası, uygun nedensellik bağının yerini alarak, sorumlulu¬ğun sınırlandırılması sorununa yeni bir patent çözüm getirmek değildir. Ancak hukuk biliminin en temel araçlarından birini oluşturan yorum yoluna başvurarak sorumluluk çemberini belirlemeye çalışan bu kuram, bu konuda yeni bir tutamak noktası getirmek¬tedir. Çalışmanın amacı bu kuramın İsviçre-Türk hukuku açısından uygulama alanını belirlemektir. Ancak çalışmanın inceleme konusunu oluşturan, uygun nedensellik ve normun ko¬ruma amacı kuramlarının, sorumluluğun kabulü ve kapsamının belirlenmesindeki iş¬levleri bir ölçüde, haksız fiillerin kabulü için yasanın aradığı diğer olgularla olan ilişki¬lerinde somutlaşmaktadır. Bilindiği gibi İsviçre-Türk hukukunda haksız fiil sorumluluğunun varlığını kabul için aranan olgular bütünü\′, uygun nedensellik bağı¬nın yanı sıra, hukuka aykırılık, kusur ve zarar olgularını kapsamaktadır. Herşeyden önce kusur/uygun nedensellik bağı, hukuka aykırılık/normun koruma amacı ve kusur/ hukuka aykırılık ikililerinin kavramsal içeriklerinin ayrılmasındaki güçlük, özellikle son yıllarda adeta aynı tanımların çeşitli yazarlarca farklı olgular için kullanılması ve bu olguların işlevlerine ilişkin belirsizlik böyle bir incelemeyi gerekli kılmıştır. Bu incelemenin odak noktasını, hukuka aykırılık kavramında yaşanan değişimin I) Hukuk öğretisi tarafından kullanıldığı şekliyle olgular bütünü (Gesamtlatbestand) kavramı, belirli bir hu¬kuki sonucun gerçekleşmesi için yasanın aradığı unsurların tümünü ifade eder (ENNECCERUS/ NIPPERDEY, AllgTeil. § 136 1 s.570-571: DEUTSCH, Haftungsrecht, s. I 10; KOCAYUSUFPAŞAOĞLU; s.94). 3 ve buna ilişkin tartışmaların oluşturması kaçınılmazdı. Özellikle normun koruma amacı kuramının işlerlik kazanabilmesi için cevaplanması gereken en önemli soruyu oluşturan, \"hangi normun koruma amacı?\" sorusu hukuka aykırılık kavramı üzerinde yoğunlaşmayı gerektirmiştir. Kural olarak hukuka aykırılığı gerekçelendirmek için başvurulan norm aynı zamanda yorum yoluyla sorumluluğun sınırının belirlenmesinde de esas alınacak olan normdur. Kuşkusuz böylesine bir incelemenin, bir Yüksek Lisans tezinin boyutlarını aşma¬ma kaygısıyla bir ölçüde yüzeysel kalması tehlikesi doğmaktadır. Ancak bir bütünün parçasını oluşturan normun koruma amacı ve uygun nedensellik bağı olgularını soyut bir şekilde ele almanın pratik bir yarara sahip olmayacağı düşüncesi ağır basmıştır. Bu açıdan çalışmanın ilk bölümü bu unsurların açıklanması amacına özgülenmiştir. Haksız fiil olgular bütününü açıklarken yalnızca İsviçre-Türk hukuku ile sınırlı kalmak da yeterli gözükmemektedir. Gerek uygun nedensellik bağı, gerekse normun koruma amacı kuramlarının Alman öğretisi tarafından geliştirilmiş olması, kanımca, bu kuramların İsviçre-Türk hukuk çevreleri açısından geçerliliğinin kabulü için, önce¬likle bu hukuk sistemlerinde haksız fiillere ilişkin düzenlemelerin bir karşılaştırması¬nın yapılmasını gerektirir. İlk bakışta yasa sistematiği içindeki yerinden, dogmatik dü¬zenleniş şekline kadar çeşitli farklılıkların saptanabildiği gerçeği karşısında, bu farkların öze ilişkin olup olmadığı, öze ilişkinlerse bunların aşılabilip aşılamayacağı sorusu önem kazanmaktadır. İsviçre Federal Mahkemesi yargıçlarından Schwartz\′ın, uygun nedensellik bağı kavramının adeta bir deus ex machina2 gibi Federal Mahke¬menin 1915 tarihli bir kararında3, hiç bir açıklamaya yer verilmeden ortaya çıkması ko¬nusundaki eleştirisi4 düşünülürse bu sorulara olumlu yanıt almanın önemi, özellikle aynı eleştiriye muhatap kalmamak açısından, daha da artmaktadır. Bu açıdan ilk önce Alman hukukunun haksız fiil olgular bütünü ve tek tek olguların içeriğine ilişkin tar¬tışmalar, çalışma açışından önem taşıdığı oranda yansıtılmaya çalışılacak, daha son¬ra belirlenen bu sistemin İsviçre-Türk haksız fiil hukuku ile ilişkisi incelenecektir. İkin¬ci bölümde ise karşılaştırılmak istenen iki kuramın dogmatik temelleri ele alınacak ve birbirleriyle olan ilişkileri kavranmaya çalışılacaktır. Değişen sorumluluk anlayışı ile birlikte önem kazanmaya başlayan normun koru¬ma amacı kuramının uygulama alanı kuşkusuz haksız fiil hukuku ile tükenmemektedir. Özellikle Almanya\′da, bir isnad kuramı olarak genel kabul görmesinden sonra hukukun çok farklı alanlarında etkisi incelenmeye başlanmıştır. Bugün için sözleşmesel sorum¬lulukta bu kurama başvurulduğu gibis, sigorta hukukunda da geçerliliği kabul edilmiş- 2) Bugün \"beklenmeyen kurtarıcı\" anlamında kullanılan bu söz, antik çağda. Trajedi yazarlarının oyunlarını nasıl devam ettireceklerini bilemedikleri zaman bütün sorunları çözmesi için \"gökten\" sahne vinçleriyle in¬dirdikleri tanrıyı ifade etmek için kullanılırdı (karş. Klaus Bartels, Veni Vidi Vici, Geflügelte Woıte aus dem Grieclıischen und Lateinischen, München 1992, s.61). 3) BGE41 1190.94 4) SCHVVARTZ. BJM 1970. s. 1,2; aynı yönde eleştiriler için bkz. LANZ. s, 19 5) karş. RABEL, s.495vd.; LANGE. § 3 IX 5 (s. 108 vd.); SCHRAMM, s.49 vd. 4 tir6. Bunun yanı sıra rekabet ve kartel hukuku7, haksız fiillerde denkleştirme8, iyiniyetli sebepsiz zenginleşenin iade borcu9 ve tehlike sorumluluğu10 hallerinde hep normun ko¬ruma amacı uygulama alanı bulmaktadır. Kuşkusuz bu çalışma çerçevesinde böylesine geniş bir yelpazenin bütünüyle incelenmesi mümkün değildi. Bu nedenle sadece yer yer bu alanlara da değinilmiş, ancak çalışma temelde haksız fiillerde sorumluluğun ku¬rulması ve sınırlandırılması sorununa özgülenmiştir. Tehlike sorumluluğu hallerinde hukuka aykırılığın bir sorumluluk koşulu olarak tartışmalı olması ve kusurun aranma¬ması bu hallerin \"haksız fiil\" kavramı altında ele alınmasını güçleştirmektedir\". Ça¬lışmanın çok genişlememesi kaygısıyla, bu tartışmaya girilmemiş ve ilk bölümde ele alınan haksız fiil olgular bütünü içinde tehlike sorumluluğuna yer verilmemiştir. Buna karşılık gerek uygun nedensellik bağı, gerekse normun koruma amacı kuramının uygu¬lanması açısından, tehlike sorumluluğunda zararın isnadı sorunu yeri geldiğinde ince¬lenmiştir. 6) bkz. DEUTSCH/v.BAR, MDR 1979, s.536 vd. 7)bkz. SCHRAMM, s.S 8) bkz. CANTZLER, \"Die Voııeilsausgleichung beim Schadensersatzanspruch\", AcP 156, s.29 vd. Aksi gö¬rüşte AKÜNAL, s.115 vd. 9) bkz. ULUSAN, İyiniyetli Sebepsiz Zenginleşenin İade Borcunun Sınırlanması Sorunu, İstanbul 1984, s.l64vd., s.202 vd.dpn.68 10) kaı-ş. DEUTSCH, JuS 1981, s.317 vd. I 1) bkz. LARENZ/CANARIS, s.610 İÇİNDEKİLER İçindekiler VII Kısaltmalar X Giriş I BİRİNCİ BÖLÜM: BİR HAKSIZ FİİLİN VARLIĞINI KABUL İÇİN ARANAN OLGULAR BÜTÜNÜ § I. Alman Hukuk Sisteminde Haksız Fiiller 5 I. Genel Olarak 5 II. Sorumluluğun Kurulması Aşaması 6 A. Dar Anlamda Haksız Fiil Olguları 6 B. Hukuka Aykırılık 10 C. Kusur 20 III. Sorumluluğun Kapsamının Belirlenmesi Aşaması 23 § 2. İsviçrc-Türk Hukuk Sisteminde Haksız Fiiller 24 I. Genci Olarak 24 II. Hukuka Aykırı Davranış 24 III. Kusur 31 IV. Zarar 32 V. Uygun Nedensellik Bağı 33 § 3. Ara Sonuç 33 VIII İKİNCİ BÖLÜM: HAKSIZ FİİL SORUMLULUĞUNUN SINIRLANDIRILMASINDA İKİ FARKLI YAKLAŞIM: UYGUN NEDENSELLİK BAĞI VE NORMUN KORUMA AMACI KURAMLARI S I. Kuramsal Öncüller 39 § 2. Uygun Nedensellik Bağı Kuramı 42 I. Uygun Nedensellik Bağı Kuramının Temelleri 42 A. \"Uygun Sebep\" Nedir? 42 B. Olasılık ve Olasılığın Artırılması 44 C. Şartların ve Sonucun Genelleştirilmesi 50 1. Hukuksal Açıdan Önem Taşıyan Sonuç 50 2. Hukuksal Açıdan Önem Taşıyan Şart 51 a. Sübjektif Olarak Önceden (cx aııtc) Tahmin Görüşü 52 b. Objektif Olarak Sonradan (ex post) Tahmin Görüşü 53 c. Objektif Olarak Önceden (ex anle) Tahmin Görüşü 55 D. Örnek Olay 57 II. Günümüzde Uyyun Nedensellik Bağı Kuramı 58 A. Nedensellik Kuramı mı, İsnad Kuramı mı? 58 B. Mahkeme Uygulamasında Uygun Nedensellik Bağı Kuramı 59 C. Uygun Nedensellik Bağı Kuramına Yöneltilen Eleştiriler 62 § 3. Normun Koruma Amacı Kuramı 70 I. Genel Olarak 70 II. Tarihsel Gelişim 70 III. Terminoloji 73 IV. Normun Koruma Amacı Kuramının Çözümlemesi 74 A. Sorumluluğun Sınırlandırılmasında Hangi Norm Dikkate Alınacaktır? 74 1. Genel Olarak 74 2. Normun Koruma Amacı Kuramının Tutamak Noktası: Davranış Yükümleri 76 B. Belirlenen Normun Koruma Amacı Nasıl Saptanacaktır? 79 1. Yazılı Hukuk Normlarının Koruma Amacının Saplanması 79 IX a. Bir Koruma Normunun İhlal Edilmesi 79 aa. Korunan Kişilerin Çevresi 80 bb. Korunan Hukuki Değerlerin Çevresi 81 cc. Yasaklanan İhlal Tarzı 84 b. İhlal Edilen Normun Koruma Amacının Saptanmasında Yargıcın İşlevi 86 2. Davranış Yükümlerinin Koruma Amacının Saptanması 90 a. Genci Olarak 90 b. Üçlü Koruma Amacı 92 c. Risk Alanlarının Belirlenmesi 96 d. Sorumluluk Hukukunun Amaçları 98 C. Normun Koruma Amacı Kuramının Haksız Fiil Olgular Bütünü İçindeki Yeri Nedir? 100 1. İsviçre-Türk Hukukunda 100 2. Alman Hukukunda 102 a. Sorumluluğun Kurulması Aşaması 102 b. Sorumluluğun Kapsamının Belirlenmesi Aşaması 104 § 4. Ara Sonuç 105 TOPLU DEĞERLENDİRME 108 BİBLİYOGRAFYA 111 KARAR İNDEKSİ 119