Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Ekim (102)      Eylül (289)      Ağustos (64)      Temmuz (98)

Dolaylı Temsil

Dolaylı Temsil



Sayfa Sayısı
:  
302
Kitap Ölçüleri
:  
16x23 cm
Basım Yılı
:  
1983

0,00 TL

Bu ürün şu anda stoklarımızda yok!
Yazarın diğer ürünlerine gözatmanızı tavsiye ederiz...









GİRİŞ

I. GENEL OLARAK

Kişiler, toplum olarak yaşamanın gerekli kıldığı ölçüler ve im¬kânlar içinde yaşantıları için zorunluluk taşıyan ekonomik ihtiyaç¬larını karşılamak amacıyla kendi aralarında çeşitli türden hukukî ilişkiler içinde olmak durumundadırlar. Özel hukuk açısından, ki¬şiler arasında sözünü ettiğimiz hukukî ilişkilerin ezici çoğunluğunu hukukî muamelelerden doğan hukukî ilişkiler oluşturur. Gerçek¬ten günlük yaşantımızda her zaman bir şeyler alırız, satarız, bazı kişilere bazı şeyleri yapacağımız yolunda vaatlerde bulunuruz. Hu¬kukta bu durumu anlatmak için "hukukî muamele yapma özgürlü¬ğünden" söz edilir. Fakat bu özgürlüğün, sahip olduğumuz diğer özgürlükler gibi, bir sınırı olması gerekir. Bu da, diğer kişilerin hu¬kukî muamele yapma özgürlüklerine müdahalede bulunmamak şek¬linde kendini gösterir.

Borçlar hukukunun temel ilkelerinden biri olan "sözleşmelerin nisbîliği" prensibinin esasını bu noktada bulmak mümkündür1. Ni¬tekim, Roma hukuku döneminden beri hukukçuların bildiği ve kul¬landığı "alteri nemo stipulari potest" hukuk kuralı da bu durumu ifade etmektedir. Fransız Medenî Kanununun aksine olarak1* Türk

1) Aynı anlamda bak. Calastreng, Simone, La relativit£ des conven-tions (Etüde de l′artiele 1165 du Cöde Civil), Paris 1939-, s. 205.
la) Bu prensibin, Fransız Medenî Kanununun iki maddesinde ifa¬desini bulduğunu görmekteyiz : Art. 1119′a göre, "Kural olarak bir kimse, ancak kendisi için borç altına girebilir, söz verebilir"; art. 1165′e göre ise, "Sözleşmeler, ancak sözleşenler arasında hük¬me sahiptirler; hiç bir şekilde üçüncü kişiye zarar veremezler, ve sadece 11121 nci madde ile öngörülen durumda ona (üçüncü kişiye) yarar sağlarlar", özellikle sonuncu madde, "res Inter

4

Dolaylı Temsil




ve İsviçre Borçlar Kanunları, bu prensibi açıklayan herhangi bir hüküm ihtiva etmemektedirler. Fakat bu hukuk sistemlerinin de te¬mel dayanağı olan bu prensibin, Türk ve İsviçre Borçlar Kanunla¬rında, "Borçların üçüncü şahıs hakkındaki tesiri"ne ilişkin bölüm¬den çıkarılması mümkün görülmektedirlb.

Fakat kukukî ilişkiler, çok defa bu basit çerçeve içinde cere¬yan etmez. Bazen bir sözleşmenin taraflarından biri, yaptığı söz¬leşmenin doğurduğu hükümlerden2 bir kısmını veya bütününü ye¬ni bir muamele ile bu sözleşmenin tarafı olmayan bir başkasına (üçüncü kişiye) geçirmek isteyebilir. Hukukî ilişkilerin hükümleri¬nin bu şekilde gerçekleşmesi ya tesadüfen olur : (A), (B) ile yaptığı satım sözleşmesi dolayısıyla sözleşenine olan satım parasını ödeme borcunu bir başkasından (üçüncü kişiden) olan alacağını temlik et¬mek suretiyle ifa etmek isteyebilir.

Bu gerçekleştiğinde de (A) ile (Ü) arasındaki hukukî ilişkiden (A) lehine doğan alacak hakkı (B) tarafından kazanılmış olacaktır. Buna alacağın temliki denilmektedir. Aynı örneği şu şekilde değiş¬tirebiliriz : (A), (B) ile anlaşarak onu satım parası ödeme borcu¬na karşılık olmak üzere (Ü)′ye olan borcundan kurtarmayı taah¬hüt edebilir. Bu yol da borcun iç yüklenilmesi olarak adlandırılır.

(A), (Ü) ile anlaşmak suretiyle bu durumda (Ü)′nün (B)′den olan alacağını kendisinden talep etmesi hususunu kabul ettirerek (borcun nakli sözleşmesi) (B)′ye olan borcunu yerine getirebilecek¬tir. Bu durumlarda "alteri nemo stipulari potest" prensibinden sap¬mayı gerektirecek her hangi bir özellik yoktur.

alios açta, aliis, neque, noecrer, neque prodesse potest" hukuk ku¬ralının tamamıyla tercümesi niteliğindedir. Bu maddenin saklı tuttuğu art. 1121′de üçüncü şahıs lehine sözleşme düzenlenmek¬tedir. Ayrıca bk. aşağıda, § 2, II.
lb) Tandoğaıı, Halûk, Üçüncü şahsın zararının tazmini, Ankara 1963, s. 21, dn. 86.
2) Sözleşmelerin hükümleri denilince, bunların, sözleşenleri arasın¬da alacaklar ve borçlar meydana getirmesini anlarız. Sözleşme¬ler, aynı şekilde, gerek aynî, gerekse nisbî hakların (alacakların) devrini sağlayan vasıtalardır. Bu konuda geniş bir açıklama için bak. Starck, Droit civil (Obligations), Paris 1972, s. 577.

Giriş

5



Bazı durumlarda ise hukukî ilişkilerin hükümlerinin bu şekilde gerçekleşmesi, tarafların iradelerinin önceden özellikle bu sonucu öngörmeleri sebebiyle olur: (A), (B) ile bir satım sözleşmesi yap¬maktadır; bu sözleşmede (A) taraf olarak yer almasına rağmen bir başkası (Ü) hesabına hareket etmektedir, yani hukukî muamele eko¬nomik bakımdan tamamıyla (Ü)′ye ait bulunmaktadır. Fakat hukukî bakımdan "alteri nemo stipulari potest" prensibinin katı bir şekil¬de uygulanması durumunda bu iki muamele grubu arasında bir perde meydana gelecek, bunlar birbirlerinden tamamıyla bağımsız kalacaklardır3. Bu sorunun çözümü, "dolaylı temsil"4 müessesesine

3) Flattet, Guy, Les contrats pour le eompte d′autrui (Essai eiriti-
que sur les contrats conclus par un intermediaire en Droit fran-
çais), Paris 1950, s. 1-2.
4) Türk ve İsviçre Borçlar Kanunlarında, "temsil" (representa-
tion) sözcüğü kullanıldığı halde (dolaylı temsil) (representation
indirecte) sözcüklerinin kullanıldığına rastlamamaktayız (bak.
BK. m. 32′nin kenar başlığı). Fransız hukukunda ise "doğrudan
temsil", vekâlet sözleşmesinin hükümleri olarak düzenlenmiştir.
CC art. 1984′e göre, "Vekâlet veya temsil muamelesi (mandat
ou procuration) bir muameledir ki bununla bir kişi bir başkası¬
na müvekkil için ve onun (müvekkilin) adına bazı şeyler
(quelque chose) yapma yetkisi verir". Bu nedenle Fransız) hu¬
kukunda da "dolaylı temsil" kelimesinin kullanıldığı bir pozitif
hukuk metni yoktur. Aynı tesbit, Alman hukuku için de geçer¬
lidir (bak. BGB § 164 vd.). İtalyan hukukunda ise "doğrudan
temsil" (della rappresentanze), İt. MK. m. 1387-1400 ve m. 1704
hükümleri arasında; "dolaylı temsil" ise, "mandato senza rap¬
presentanze" (temsilsiz vekâlet) adı altında İt. MK. m. d705 -
1707 ve m. 1715 hükümleriyle düzenlenmiştir. Bu durum karşı¬
sında Türk, İsviçre, Fransız ve Alman hukukçuları, bu müesse¬
seye, kendi yaklaşım tarzları içinde çeşitli adlar vermişlerdir.
Bu konuda örnek verilmesi gerekirse, "contrat de prete-nom"
(Poncet, Andre, Du prete-nom, th. Paris 1901, s. l vd.); "rep¬
resentation reduite" (Nicoleano G. Hippolyte, De la represan-
tation indirecte, th. Paris 1912, s. 29 vd.), "representation me-
diate" (Nicoleane, a.gt., s. 29 vd), "representation imparfaite"
(Starck, B , Les rapports du commettant et du commissionnaire
avec le tiers, in Le contrat de commission (ouvrage commun),
Paris 1949, s. 154 vd.; Alex, Weil/ Terre, François, Droit civü
(Les obligations), 3. ed., Paris 1980, n. 80; Goutal, Jean - Louis,
Essai sur le principe de l′effet relatif du contrat, th. dact., Paris 2

6

Dolaylı Temsil


karşı takınılacak tavra bağlıdır*e.

(1977), s. 34 ,dn.); "mandat şans representation" (Alex/Terre, a.g.e., n. 80; Witz, Claude, La fiducie en Droit prive français, Paris 1981, s. 229 vd., özellikle s. 231, dn. 6), "commission civil" (Marty, Camille, Du mandat şans representation â l′exclusion du prete-nom, th. Montpellier H937, s, 43-44), "interposition reelle" (Rambure - Barathon, Dominique, Le mandat accessoire d′une operation juridique complexe, Paris I (th. dact.). 1981, s. 163, dn. 2 ve s. 168 vd.) sayılabilir. Fakat, biz, tezimizin şu safha¬sında, yeni bir terim tartışmasına girmeksizin, Türk ve İsviçre hukuklarında benimsenmiş ve yerleşmiş bir terim olan "dolaylı temsil" (representation indirecte)′i kullanacağız (bak. Engel, Pierre, Traite des obligations en Droit suisse, Neuchâtel 1973, s. 277 vd.; Droin, Jaeques, La representation indirecte en Droit suisse, th. Geneve 1956, s. 7 vd.; Pestalozzi, Hans A., Die in-direkte Stellvertretung, th. Zürich, s. 13 vd.; Feyzioğlu, F. Nec-meddin, Borçlar Hukuku (Genel Hükümler), c. 1, 2. bası, İstan¬bul 1976, s. 406; Tekinay. Selâhattin Sulhi, Borçlar Hukuku, 4. bası, İstanbul 1979, s. 153). Aynı terimin bazı Fransız hukuk¬çularınca da kullanıldığı görülmektedir. Bu konuda bak. Madray, Gilbert, De la representation en Droit.privâ (theorie et prati-que), Paris 1931, s. 178 vd.; Oudinot, Marcel, De la represen¬tation imparfaite en Droit français, th., Paris 1909, s. 6; Nico-Ieano, a.g.t., s. 29.
5) Dolaylı temsili bir bağımsız hukuk kurumu şeklinde kabul etme¬yen yazarlar, olarak bak. Reymond, Claude, Essai sur la nature et les limites de l′acte fiduciaire, th. Lausanne H948, s. 81; Bel-gesay, M. Reşit, Hukukî muamelelerde temsil, İstanbul 1941, s. 9; De Saussure, Claude, L′acte juridique şans pouvoirs de represen¬tation, th. Lausanne 1945, s. 50; Madray, a.g.t., s. 178; Popesco-Ramniceano, Rene, De la representation dans les actes juridi-ques en Droit compare, th. Paris 1927, s. 14-15; Quenaudon, Rene de, Rechreches sur la representation volontaire dans ses dimen-sions interne et internationale, th. dact., Strasbourg 1′9′79, s. 243 vd. Bu konuda ayrıca bak. § 1, I.
6) Dolaylı temsil kavramını biri bağımsız hukuk kurumu şeklinde değerlendiren yazarlar olarak bak. Droin, a.g.t., s. 55-56; Starck, a.g.m., s. 155; Flattet, a.g.e., s. 199; Rousseaui, J., Essai surj la notion juridique de simulation (Contribution â l′ıetude des actes indirects), th. Paris 1937, s. 147 vd.; Gouget, Louis, Theorie generale du contrat avec soi-meme (Etüde de Droit compare), th-Caen 1903, s. 21-22; Witz, a.g.e., s. 231,; Rambure - Barathon, a.g.t., s. 168 vd.

Giriş


7

II. GÜNÜMÜZ HUKUKLARINDA DOLAYLI TEMSİLİN KARŞILADIĞI İHTİYAÇLAR

Bir çok ülkenin kanunlarında dolaylı temsil, kendine özgü bir hukuk müessesesi olarak düzenlenmemiştir. Fransız Medenî Kanu¬nunda7 ve Alman Medenî Kanununda8 durum böyledir. Türk ve isviçre Borçlar Kanunlarında da bu müessesenin adı konularak açık bir şekilde düzenlendiği iddia edilemez. Bunun yanında dolaylı tem¬sili bir hukuk müessesesi olarak açık bir şekilde düzenleyen mem¬leketler de vardır9.

Doktrinde ise bazı yazarlar, dolaylı temsil ile sadece bir tarihî merak olarak10 ilgilenmekte, onu Roma Hukukunun "temsilsiz ve¬kâlet" anlayışından modern "temsilî vekâlet" anlayışına doğru uza¬nan gelişme çizgisi içinde bir dönem olarak nazara almaktadırlar11. Halbuki modern hukuklarda dolaylı temsilin müessese olarak varlı¬ğını sürdürmesini başka sebeplerle açıklamak zorunludur.

Tezimizin ilk satırlarında şunu açıklıkla söylememiz gerekir ki, "dolaylı temsil"in, tarihî yönden bu türden bir hukukî görev yük¬lenmiş olduğu inkâr edilemez12. Fakat sözleşmelerin sadece tarafları

7) Bu konuda bak. Droin, a.g.t., s. 26 vd.; ayrıca bak. yukarıda dn. 4.
8) Bu konuda bak. Droin, a.g.t., s. 21 vd.; ayrıca bak. yukarıda dn. 4.
9) Bu konuda İtalyan Medenî Kanunu örnek gösterilebilir. Gerçek¬ten İtalyan Medenî Kanununun art. 1705 (temsilsiz vekâlet), art. 1706 (vekilin iktisapları), art. 1707 (vekilin alacaklıları) ve art. 1715 (üçüncü kişinin borçlarından sorumluluk) hükümleri do¬laylı temsili düzenlemektedir. Ayrıca bak. Droin, a.g.t., s. 31 vd.

10) Starck, a.g.m., s. 154.
11) Starck, a.g.m., s. 154-155; Schwarz, Andreas B., Borçlar Hukuku Dersleri, İstanbul 1948 (çev. Bülent Davran), s .380; Feyzioğlu, a.g.e., c. 1, s. 379; Poncet, a.g.t., s. 113 vd.
12) Roma hukukunda, doğrudan temsil müessesesi tanınmadığı için vekâlet sözleşmesi gereği müvekkili için hukuM muameleler ya¬pan vekilin durumu, dolaylı temsilcinin durumuna benzemektey¬di. Kendi adına yaptığı sözleşmede taraf olarak yer alan vekil, sözleşmeden doğan hakları kendisi kazanıyor ve borçlardan da kişisel olarak sorumlu bulunuyordu. Vekâlet sözleşmesi sadece taraflar arasında vekili, sözleşmeden elde ettiği yararları mü-

8

Dolaylı Temsil


için hüküm doğurması gerektiği düşüncesi ile sözleşmenin, hüküm¬lerinin tamamını bir başkası için meydana getirmesine imkân veren doğrudan temsilin kabul edilmesi düşüncesi arasında yer alan "do¬laylı temsiF′in, günümüzün getirdiği çeşitli pratik ihtiyaçları karşı¬lamak için varlığını korumasının ve sürdürmesinin gerekli olduğu da kabul edilmelidir13.

Gerçekten Roma Hukukunda kabul edilenin aksine olarak gü¬nümüz hukuk sistemlerinde, "doğrudan temsil" müessesesinin var¬lığı sonucu bir hukukî muamelenin, o hukukî muamelede taraf ola¬rak yer almayan bir kişi hakkında doğrudan hükümlerini doğur¬ması imkânı çok açık bir şekilde vardır. Buna rağmen! bir kimse, çeşitli nedenlerden dolayı hukukî muamele yapma arzusunda oldu¬ğu kişiyle doğrudan bir hukukî ilişki içine girmek yerine hukukî muamelede kendi adına hareket eden bir aracı kişi aracılığı ile hu¬kukî faliyet göstermek isteyebilir. Bu aracı kişi, varlığı ekonomik yönden bir bütün teşkil eden bir muamele grubunun iki uç tarafı ile yapılmış iki ayrı muameleyi birbirine bağlamaya hizmet eden bir "dolaylı temsilci" dir; onun varlığı, bu iki malvarlığı arasında bir "tampon" ya da "birleştirici çizgi" rolü oynar14.

Böylece dolaylı temsilci, hukukî muamelenin hem kurulması safhasında, hem de ifa edilmesi safhasında taraf olarak kalabilmek¬tedir. Başka bir deyişle, yapılan hukukî muamelenin ifasını da ta¬kip etmek dolaylı temsilcinin görevine dahil olmaktadır15.

vekkiline geçirme borcu altma koyan; müvekkili de, hesabına yapılmış her türlü masraf ve avansları vekiline ödeme borç¬larım yükleyen bir sözleşme niteliğindeydi. Müvekkil ile üçün¬cü′ kişi arasında doğrudan hukukî ilişki kurulması imkânını sağ-„ layan doğrudan temsil fikri Roma hukukuna tamamıyla yaban¬cıydı. Bu konuda bak. Umur, Ziya, Roma Hukuku, İstanbul 1974, s. 446-447; Eado, Türkân, Roma Hukuku Dersleri (Borçlar Hu¬kuku), İstanbul 1980, s: 152; Starck, a.g.m., s, 149 vd.; Droin, ′ -a.g.t., s. 13 vd.; Flattet, a.g.e., s. 23 vd.; Popesco - Ramniceano, a.g.t, s. 119 vd.; Clarise, J., De la represantation son röle dans la ereation des obligations, th Lille 1949, s, 36 vd.; Poucault, Emile, De la representation dans le mandat et la gestion d′affaires en Droit romain, th. Paris 1893, s. 1-113.
13) Starck, a.g.m., s. 155, özellikler bak. Bambure - Rarathon, a.g.t., s. 168, s. 268.
14) Flattet, a.g.e., s. 190.
15) Pache, Claude, Le contrat de commission applique au Com-

Giriş

9


Bundan dolayı Flattet, dolaylı temsilci aracılığı ile yapılan mua¬meleleri, "aracı kişi tarafından yapılan ve ifa edilen sözleşmeler" (des contrats pour le compte d′autrui conclus et executes par inter-position de personne) şeklinde ifade etmektedir18.

İş sahibini, bir "dolaylı temsilci" aracılığı ile hukukî muamele yapmaya iten çeşitli nedenler vardır16*.

İlk olarak iş sahibi, belirli bir sahada uzman olan bir kişinin faaliyetlerinden yararlanmayı düşünebilir. Bir komisyoncuya baş¬vuran iş sahibinin durumu çok defa böyledir. Böylece o, bir doğ¬rudan temsilci yerine kendi adına hareket eden bir aracı kişiyi, sa¬hip olduğu bilgi ve tecrübeler nedeniyle görevlendirmektedir. Ko¬misyon sözleşmenin büyük hukukî gelişmeler göstermesinin sebe¬binin de bu olması gerekir17.

Kredi ihtiyacı sebebiyle de iş sahibinin, bir dolaylı temsilci ara¬cılığı ile hukuki faaliyette bulunması mümkündür. Gerçekten ki¬şiler, hukukî ilişkiler içinde olduklan kimselerin öncelikle ödeme kabiliyetlerine güvenmek isterler. Bir alacağın malvarhksal değeri¬nin belirlenmesinde borçlunun ödeme kabiliyeti esaslı rol oynar. Fransız hukukçuları, bu durumu "la crâance vaut ce que vaut le debiteur" (alacak, borçlunun ödeme kabiliyeti değerindedir) şek¬linde ifade etmektedirler18. Bu nedenlerden dolayı dolaylı temsil¬cinin alış veriş hayatındaki kredisinden yararlanmak için dolaylı temsil müessesesine başvurulabilir18.
-
merce des valeurs mobilieres (Etüde fondee sur les principes qui regissent le Droit du mandat), th. Lausanne 1956, s. 19.
16) Flattet, a.g.e., s. 199.
16a) Ayrıca bak. von Büren, a.g.e., c. 1, s. 167; Gauch/Schluep/Ter-cier, n. 816.
17) Droin, a.g.t., s. 8-9; Festalozzi, a.g.t., s. 32; Pache, a.g.t., s. 19; Flattet!, a.g.e., s. 236.
18) Mazeaud, H. et L./ Mazeaud, J./ Chabas, F,, Leçons de Droit Civil, t. 2, vol. 1 (Obligations - Theorie generale) ,6. bası, Pa¬ris 1978, s. 1246.
19) Flattet, a.g.e., s. 236; Droiıı, a.g.t., s. 8-9; Pache, a.g.t, s. 19; Starck, a.g.m., s. 156; Nicoleano, a.g.t., s. 113; Tunçojnağ, Ke¬nan, Türk Borçlar Hukuku, c. 1 (Genel Hükümler), 6. bası, İs¬tanbul 1976 ,s. 400; Witz, a.g.e., s. 236, dn. 2.

10

Dolaylı Temsil


Yine iş sahibi, kendisiyle bir sözleşme yapma zorunda olduğu üçüncü kişi karşısında gizli kalmak ihtiyacı dolayısıyla dolaylı temsil müessesesinden yararlanmak isteyebilir. Böylece olumlu yöndeki ba¬zı psikolojik nedenlerden yararlanmak ya da olumsuz yöndeki bazı psikolojik nedenleri aşmak için dolaylı temsilci aracılığı ile hukukî muamele yapılabilecektir. Örneğin (A), komşusu (C)′nin arazisini satın almak istemektedir. Bu konuda gerekli hukukî muameleleri kendi adına yapması amacıyla dolaylı temsilci olarak (B)′yi görev¬lendirir. Çünkü (C) karşısında bizatihi alıcı taraf şeklinde görün¬düğünde kendisinden istenecek fiatm daha yüksek olacağını dü¬şünmektedir. Dolaylı temsil müessesesine başvurduğunda kendisi "gölgede" kalarak bu amacına ulaşacaktır20.

Hukukî durumları basitleştirmek amacıyla da dolaylı temsil müessesesine müracaat edilebilir. Bu durumda dolaylı temsilci, üçüncü kişiye, dolaylı temsilcilik niteliğini ispat zorunda olmaya¬caktır, çünkü kendi adına hukukî muamele yapmaktadır. Diğer ta¬raftan üçüncü kişi, muhtemelen temsil olunan statüsünde olan kişi¬nin hukukî durumunu da araştırmak gereğini duymayacaktır21. Ör¬neğin, komisyon ilişkisi söz konusu olduğunda iş sahibi, komisyon¬cuya her muamele için üçüncü kişilerle muamele yapma konusunda açıkça doğrudan temsil yetkisi verme ihtiyacını duymayacak; ko¬misyoncu da, sözleşme yaptığı kişilere doğrudan temsil yetkisini is¬patlamak zorunda kalmayacaktır213.

Nihayet iş sahibi, ancak belirli kişilerin sahip olduğu bazı im-kânlardan yararlanmayı arzu edebilir. Bunun için de söz konusu

20) Starck, a.g.m., s. 150 vd.; Nicoleano, a..g.t., s. 114; Droin, a.g.t., s. 9; Engel, a.g.e., s. 277; Pache, a.g.t., s. 19; Pestalozzi,)′ a.g.t., s. 30; Türk hukukunda İnan, dolaylı temsilin yegâne faydası olarak bunu göstermektedir (bak. Borçlar Hukuku - Genel Hü¬kümler, Ankara 1979, s. 226). Uygulamadan örnekler olarak bak. YHGK., 18.3.1953 gün ve E. 6, K. 9-11 (Tnnçomağ, a.g.e., c. 1, s. 400); JdT 1939 I 196; Sem. Jud. 1940, s. 196.
21) Nitekim Pestalozzi, dava edilebilirliği kolaylaştırmak amacıyla dolaylı temsil müessesesinden yararlanılabileceğini kabul etmek¬tedir (a.g.t., s. 31). Farklı görüşte olarak bak. Droin, a.g.t., s. 10. Kars. Nicoleano, a.g.t., s. 113-114; Rambure - Barathon, a.g.t., s. 182.
21a) Aynı anlamda bak. Capitant, Henri, lEntroduction) â l′etude du Droit civil (Notions generales), 5. ed., Paris 1929, s. 362.

Gİrij

11


kişilerden birinin aracılığına başvurması gerekecektir. Örneğin (B), (X) ortaklığının ortağı olmak sıfatiyle belirli bir mağazadan yap¬tığı alışverişlerde belirli miktarlarda indirimlerden yararlanmakta¬dır. Aynı mağazadan alış veriş yaparak aynı indirimden yararlan¬mak isteyen bir başkası, bu durumda (B) nin aracılığına başvurabi¬lecektir. Bu da dolaylı temsil müessesesi sayesinde olur22.

Böylece kişileri, dolaylı temsil müessesesini bir hukukî şekil olarak kullanmaya iten nedenlerden başlıcalarını özetlemiş olduk. Elbette bunların dışında da dolaylı temsil müessesesine müracaat etmeyi gerekli kılan başkaca nedenler olabilir223.

Bu konuda sınırlayıcı şekilde bir liste verilebileceğini düşü¬nemiyoruz. Bu durum, tamamıyla hayat olaylarının akış tarzına bağlı olarak değişiklikler gösterebilecektir. Buradaki amacımız, do¬laylı temsilin, müstakil bir hukukî fonksiyon ve göreve sahip oldu¬ğunu göstermektir.

III. İNCELEMENİN AMACI VE SINIRLANDIRILMASI

Gerek Türk hukukunda, gerekse yabancı hukuklarda genel eser¬ler ve çeşitli monografiler olarak doğrudan temsili inceleyen çok sayıda eser bulunduğu halde dolaylı temsilin bu konuda ihmale uğ¬radığını kolaylıkla söyleyebilmemiz mümkündür23.

Ancak hukukumuz açısından Yargıtay′ın tesis ettiği iki içtihadı birleştirme kararı24, bu konuda ve bu konuya komşu başka konu-

22) Droin, a.g.t., s. 9.
22a) Nitekim Yargıtay′ın bir kararında, dolaylı temsile (kararda nam-ı müstear denilmektedir), üçüncü kişilerin merak ve de¬dikodularından kaçınmak için başvurulabileceği belirtilmektedir. Bak. Yarg. 4. HD., 20.9.1978 gün ve E. 1977/11544, K. 1978/10138 sayılı karar (YKD., 1979, c. 5, sy. 2, s. 193). Diğer taraftan em¬redici kanun hükümlerini bertaraf etmek amacıyla da dolaylı temsil müessesesine bagvurulabilmesi mümkündür. Bu konunun incelendiği yer olarak bak. aşağıda § 4, III.
23) Pestalozzi′nin tezinin (a.g.t., Zürich 1927), bulunmasına rağmen Droin, aynı tesbiti İsviçre hukuku için yapmaktadır (a.g.t., s. 7). Şu durumda bu tesbitin gerçekliğinin Türk hukuku açısından evleviyetle kabul edilmesi gerekecektir.
24) YİBK., 5.2.1947 gün ve E. 20, K. 6 saydı karar (RG. N. 665)1); YttBK., 7.10.1953 gün ve E. 8, K. 7 sayılı karar (RG. N. 7669).

12

Dolaylı Temsil

larda zengin sayılabilecek bir makale neşriyatına25 ve çeşitli bilim¬sel toplantılarda26 bir tartışma zemini oluşturulmasma neden olmuş ise de dolaylı temsilin, bağımsız bir hukuk kurumu olarak incelen¬diği bir monografi bulunmadığı gibi, genel nitelikteki eserlerde de bu müessese derinlemesine incelenmiş değildir. Bu durum, bizi bu konuyu bağımsız bir hukukî müessese tarzında incelemeye yöneltti. Böylece, bir taraftan bu hukuk kurumunun sınırları ile birlikte uygu-lamai alanını açık bir şekilde ortaya çıkarmaya, diğer taraftan da Türk hukukunun bu konudaki gelişme doğrultusunu değerlendirme¬ğe çalışacağız.
Çalışma konumuzu iki bölümde inceleyeceğiz. İlk bölümde do¬laylı temsil kavramı ve unsurları, dolaylı temsilin başkasına etkili hukukî muamele yapma şekilleri içindeki yeri, dolaylı temsil ve doğrudan temsil ayırımıyla ilgili çeşitli problemler yanmda dolaylı temsilin pozitif hükümlerle düzenlenmesi konuları üzerinde duru¬lacaktır. Dolaylı temsilde ilişkileri konu edinen ikinci bolümde, sı¬rasıyla dolaylı temsilci ve dolaylı temsil olunan, dolaylı temsilci ve üçüncü kişi, dolaylı temsil olunan ve üçüncü kişi arasındaki hukukî ilişkiler ele alınacaktır.
Sonuçta ise dolaylı temsilin de lege ferenda düzenlenmesi so¬runu üzerinde durulacaktır.
25) Bu konuda, Postacıoğhı, İlhan E., Nam-ı nıüstear meselesi: Ve¬kâlet ve itimat mukaveleleri ile muvazaanın karşılıklı münase¬betleri, ÎHFM., 1947, c. 13, sy. 3, s. 1011-1087; Feyzioğlıi, F. Nec-meddin, Karı koca arasındaki gayrimenkule müteallik vekâlet akdi, muvazaa ve nam-ı müstear iddiaları (Karar Tahlili), İHFM. 1953, c. 9, s. 989-1021; Oğuzman, M. Kemal, Vekâlet ve Nam-ı Müstear, İBD., 1953, s. 645-647: (aynı makale, aynı yazara ait Medenî Hukuk Pratik Çalışmaları, c. 3, Eşya Hukuku - Özel Borç İlişkileri, s. 28-59′da da yayınlanmıştır); Güral, Jale, Tapu sicilinin tashihi davası, tescil davası, gayrimenkul iştirasına müteallik vekâlet, ABD., 1954, sy. 1, s. 30-40; Postacıoğlu, İl¬han E., Nam-ı müstear ve muvazaa meseleleri, A. Samim Gönen-say′a Armağan, İstanbul 1955, s. 164-193 sayılabilir.
26) Bu konuda bak. Postacıoğlu, İlhan E., Nam-ı müstear meselesi, MHAD., 1958, y. 2, sy. 2, s. 10-9-116 (rapor ve tartışmaları); Hâtemi, Hüseyin, "Nam-ı müstear" kavramı ve "vekâlet" ile Uişkisi, Temsil ve vekâlete ilişkin sorunlar (Sempozyum 14-16 Haziran 1076), İstanbul 1977, s. 127-146 (rapor ve tartışmalar).

İÇİNDEKİLER
Kısaltmalar XIII
Giriş 1
I. Genel olarak 3
II. Günümüz hukuklarında dolaylı temsilin karşıladığı ih¬
tiyaçlar 7
III. İncelemenin amacı ve sınırlandırılması ....: 11
Birinci Bölüm,
DOLAYLI TEMSİL KAVRAMI ÖZELLİKLERİ VE: POZİTİF DÜZENLENMESİ
§ 1. Dolaylı temsil kavramı 15
I. Dolaylı temsilin tanımı konusunda doktrinin tutu¬
mu ve genel bir değerlendirme 15
1. "Dolaylı temsiT′i "temsil" müessesesinin bir alt türü olarak ele alan yazarların tanımlarına ör¬nekler 16
2. Dolaylı temsil ve doğrudan temsil ayırımını ka¬bul etmeyen, fakat "temsil" kavramına her iki¬sini de kapsayacak şekilde anlam veren yazar¬ların tanımlarına örnekler 18
3. "Dolaylı temsü′l "temsü"den (doğrudan tem¬silden) ayrı bir müessese olarak inceleyen ya¬zarların tanımlarına örnekler 20
4. Tanımların genel bir değerlendirmesi 22
II. Dolaylı temsil kavramının unsurları 23
1. Dolaylı temsilcinin başkası hesabına hukukî mua¬
mele yapma yetkisinin (dolaylı temsil yetkisi¬
nin) varlığı 23

a) Anlamı 23
b) Dolaylı temsilde dolaylı temsil yetkisi gere¬ğinin kanunî dayanağı 26
c) Niteliği ve hükümleri 29
2. Dolayll temsilcinin başkası hesabına hukukî′
muamele yapması 34
a) Anlamı 34
b) Dolaylı temsilcinin başkası hesabına hukukî muamele yapma iradesine (dolaylı temsil iradesi, contemplatio domini) sahip olması
ve ispatı ,... 37
c) Başkası hesabına hukukî muamele yapmanın
sınırları 42
3. Dolaylı temsilcinin hukukî muameleyi kendi adı¬
na yapması ,.... - 43
a) Anlamı 43
aa) Dolaylı temsilcinin hukukî muamele yap¬
ma ehliyetinin özellikleri 45
bb) Dolaylı temsilcinin tasarruf yetkisinin
özellikleri 47
b) Kendi adına hukukî muamele yapmanın sı¬nırları 48
c) "Başkası hesabına muamele" yapıldığının bi¬linmesinin "kendi adına muamele′ ′yapmağa etkisi 53
III. Sonuç 57
Dolaylı temsilci aracılığı ile yapılan muamelelerin "baş¬
kasına etkili hukukî muameleler" içindeki yeri 60
I. "Başkasına etkili hukukî muameleler" kavramı ... 60
II. Başkasına etkili- hukukî muamelelerin "sözleşmele¬
rin nisbî hüküm doğurması" prensibi karşısındaki
durumu ...< 62
III. Başkasına etkili hukukî muamele yapma şekilleri,
ortak özellikleri ve dolaylı temsilin yeri 65
I. Başkasına etkili hukukî muamele yapma şekil¬
leri ve dolaylı temsil 65
a) Doğrudan temsilcinin bu niteliği ile yaptığı sözleşmeler 65
b) Başkası yararına sözleşmeler 67
c) Sözleşmelerin kanunun öngördüğü durumlar¬da taraflarından başkası için hüküm doğur-

VII
ması (doğrudan talepler, les actions directes) 69
aa) BK. m. 259 f. 3 hükmü 70
bb) BK. m. 391 f. 3 hükmü 71
d) Dolaylı temsilcinin bu niteliği ile yaptığı söz¬
leşmeler ., ., 74
2. Başkasına etkili hukukî muamelelerin ortak özel¬
likleri ve sonuç , 75
Doğrudan temsil ve dolaylı temsil ayırımı ile ilgili
problemler , 77
I. Genel bakış 77
II. Aracı kişinin hukukî muameleyi aynı zamanda
hem kendi adına hem başkası adına (seçimlik
olarak) yapması 78
1. Anlamı ... 78
2, Dolaylı temsil hükümlerinin uygulama alanı açı¬
sından önemi ..... 80
III. Aracı kişinin hukukî muameleyi ait olacağı kimse
adına yapması 84
1. Anlamı 84
2. Dolaylı temsil hükümlerinin uygulama alanı açısından önemi 85
IV- Karşı sözleşen (üçüncü kişi) için hukukî muame¬
lenin şu veya bu kimse ile yapılmasının farksız
olması (ilgili için örtülü işlem) 88
Dolaylı temsilin uygulama alanının sınırlandırılması ... 90
I. Dolaylı temsilin uygulama alanına alacakların ve
borçların devrine ilişkin ilkelerin getirdiği sınır¬
lamalar 90
1. Borç taahhütleri alanında 90
2. Alacaklar alanında 92
II. Dolaylı temsilin uygulama alanının üçüncü kişile¬
rin menfaatlerini koruma amacına dayanan sınır¬
lamaları 96
III. Dolaylı temsilin uygulama alanının kanun hüküm¬
lerine dolanılmasmı önleme amacına dayanan sı¬
nırlamaları (Dolaylı temsile başvurmanın kanuna
karşı hile teşkil ettiği durumlar) 100

VIII
1. Kanuna karşı hile kavramı 100
2. Dolaylı temsil ve kanuna karşı hile 101

a) Sorunun önemi 101
b) Dolaylı temsile başvurmanın kanuna karşı
hile teşkil ettiği durumlar ve özellikleri 104
IV- Dolaylı temsilin uygulama alanının hukuk>î mua¬
melenin tarafında muvazaa sebebiyle sınırlandırıl¬
ması sorunu , , , 105
1. Hukukî muamelenin tarafında muvazaa sebebiy¬le dolaylı temsilin uygulama alanının sınırlan¬dığı görüşü ı 105
2. Hukukî muamelenin tarafında muvazaa kavra¬mını kabul etmeyen görüşj ve bu görüş açısın¬dan dolaylı temsilin uygulama alanının sınırları 113
3. Görüşlerin değerlendirilmesi ve sonuç 114
§ 5. Türk Hukukunda dolaylı temsili düzenleyen hükümler 123
I. Genel bakış 123
II. Dolaylı temsili genel olarak düzenleyen hükümler 124
1. BK. m. 32 f. 3 hükmü 124
2. BK. m. 393 f. 1, f. 2 ve f. 3 hükümleri 126
3. BK. m. 533 c. 1 hükmü 12,7
III. Dolaylı temsilin uygulanması niteliğindeki hüküm¬
ler 128
1. Vekâlet sözleşmesi (BK. m. 386 vd.) 128
2. Vekâletsiz iş görme (BK. m. 410 vd.) 129
3. Komisyon sözleşmesi (BK. m- 416 vd.) ve benzer hükümler 131
4. Havale (BK. m. 457 vd.) 132
5- Adi ortaklık sözleşmesi (BK. m. 520 vd.) ve
benzer hükümler 133
6. Başkası hesabına poliçe keşide edilmesi (TK.
m. 585) 134
7. Diğer hükümler 134
İkinci Bölüm DOLAYLI TEMSİLDE İLİŞKİLER

§ 6. Dolaylı temsil olunan ve dolaylı temsilci arasmdaki hu
kukî ilişki (Temel ilişki)

139

IX
I. Genel bakış 139
II. Dolaylı temsil yetkisi ve temel ilişki 140
1. İradî dolaylı temsil yetkisi 140
a) Anlamı 140
b) Kapsamı 142
c) Şekli 147
d) Sona ermesi 152

2. Başkasını kendiliğinden dolaylı temsil etme yetkisi , 154
3. Yasal dolaylı temsil yetkisi 156
III. Temel ilişkiye göre dolaylı temsilcinin yüküm¬
lülükleri 157
1. Dolaylı temsilcinin dolaylı temsil yetkisi çerçe¬vesinde iş görme borcu , 158
2. Dolaylı temsilcinin hesap verme borcu 166
3. Dolaylı temsilcinin dolaylı temsil yetkisini kul¬lanmak için veya kullanılması dolayısiyle aldık¬larım verme borcu 167
IV. Temel ilişkiye göre dolaylı temsil olunanın yüküm¬
lülükleri 174
V. Temel ilişki karşısında üçüncü kişinin hukukî du¬
rumu 176
Dolaylı temsilci ve üçüncü kişi arasındaki hukukî ilişki
(Dış ilişki) 178
I. Dolaylı temsilcinin bu niteliği ile üçüncü kişiyle
yaptığı sözleşmenin sahibinin kim olacağı prob¬
lemi ve görüşler 178
il. Dolaylı temsilcinin bu niteliği ile üçüncü kişiy¬
le yaptığı sözleşmenin sahibinin dolaylı temsil
olunan olduğu görüşü 178
a) Temsil hakkında tekçi (monist) görüş 179
b) Dolaylı temsili muvazaa olarak değerlendiren görüş 182
2. Dolaylı temsilcinin bu niteliği ile üçüncü ki¬
şiyle yaptığı sözleşmenin tarafının ve sahibinin
yine dolaylı temsilci olduğu görüşü 184
3. Görüşlerin değerlendirilmesi 185
II. Dış ilişkide dolaylı temsilcinin hukukî durumu ... 187
1. Genel olarak 187

2. Dolaylı temsilcinin iradesinin irade bozuklukla¬
rından biriyle sakatlanmış olması ...., 188
3. Dolaylı temsilcinin iyiniyetinin etkisi 189
4- Dış ilişkideki sözleşmenin ifa yeri 191
5. Dolaylı temsilcinin kendi kendisiyle hukukî mu¬
amele (sözleşme) yapması (contrat avee soi-
meme) , 192
a) Mevzuatta dolaylı temsilcinin kendi ken¬disiyle hukukî muamele yapmasına ilişkin hükümler 193
b) Dolaylı temsilcinin kendi kendisiyle hukukî muamele yapmasının hukukî niteliği 195
c) Dolaylı temsilcinin kendi kendisiyle hukukt muamele yapmasının geçerliliği 201
III. Dış ilişkide üçüncü kişinin hukukî durumu 205
1. Genel olarak 205
2. Üçüncü kişinin iradesinin irade bozuklukların¬dan biriyle sakatlanmış olması 206
3. Üçüncü kişinin dolaylı temsilci - dolaylı temsil olunan ilişkisini öğrenmesinin etkisi 209
4. Üçüncü kişinin dış ilişkideki sözleşmeyi ifa et¬memesinin (borca aykırı davranmasının) hü¬kümleri 212

a) Sorunun ortaya konması 213
b) Sorunun çözümü 214
IV. Dış ilişkideki sözleşme karşısında dolaylı temsil
olunanın hukukî durumu 219
Dolaylı temsil olunan ve üçüncü kişi arasında doğrudan
hukukî ilişki kurulabilmesi imkânları 221
I. Genel bakış 221
II. Borçlandırıcı muameleler alanında dolaylı temsil
olunan ve üçüncü kişi arasında doğrudan hukukî
ilişki kurulabilmesi imkânları 222
1. Dolaylı temsilcinin dolaylı temsil olunan hesa¬bına alacak hakları kaşanması durumunda ....... 222
a) Genel olarak 2212
b) Dolaylı temsil olunanın BK. m. 393 f. 1 ve f. 2 hükümlerine göre üçüncü kişiye karşı
doğrudan alacaklı olması 227
aa) BK. m. 393 f. 1 ve f. 2 hükümlerinin ama-

XI
cı, niteliği ve İİK. m. 189 hükmü ile kar¬
şılaştırılması - 227
aaa) Tarihî gelişim 227
bbb) BK. m. 393 f. 1 ve f. 2 hükümleri¬
nin amacı ve niteliği 229
ccc) BK. m. 393 f. 1 ve f. 2 hükümleriyle İİK. m. 189 hükmünün karşılaştı-
rılması 235
bb) Dolaylı temsil olunanın üçüncü kişiye
karşı doğrudan alacaklı olmasının şartları 238 aaa) Dolaylı temsil olunanın dolaylı tem¬sile temel olan hukukî ilişkiden
doğan borçlarını ifa etmesi 239
bbb) Dolaylı temsil olunanın söz konusu
borçlarını ifa etmesi anında dış iliş¬
kiyi teşkil eden hukukî ilişkinin so¬
na ermemiş olması 240
cc) Dolaylı temsil olunanın üçüncü kişiye kar
şı doğrudan alacaklı olmasının hüküm¬
leri 241
2. Dolaylı temsilcinin dolaylı temsil olunan he¬
sabına borçlar taahhüt etmesi durumunda (Do¬
laylı temsil olunanın dolaylı temsilciyi onun he¬
sabına giriştiği borçlardan kurtarma yükümlü¬
lüğü) 250
a) Dolaylı temsil olunanın dolaylı temsilciyi onun hesabına giriştiği borçlardan kurtarma yükümlülüğünün anlamı 250
b) Dolaylı temsil olunanın dolaylı temsilciyi onun hesabına giriştiği borçlardan kurtarma
borcunu ifa etmesi 253
aa) Dolaylı temsil olunanın bizzat kendisi¬
nin dolaylı temsilcinin borcunu alacaklı
üçüncü kişiye ifa etmesi 254
bb) Dolaylı temsil olunanın dolaylı temsilciye onun hesabına giriştiği borçları ifa im¬kânı sağlaması (Dolaylı temsil olunanın
karşılık sağlama borcu) 255
cc) Borcun nakli sözleşmesi 256
dd) Borçlunun değişmesiyle yenileme 256
3. Sonuç 257
III. Tasarruf muameleleri alanında dolaylı temsil olu¬
nan ve üçüncü kişi arasında doğrudan hukukî
ilişki kurulabilmesi imkânları 259

XII
1, Dolaylı temsilcinin dolaylı temsilcilik niteliğiyle
dolaylı temsil olunana ait haklar üzerinde ta¬
sarrufta bulunması 260
2. Dolaylı temsilcinin dolaylı temsilcilik niteliğiyle
dolaylı temsil olunan hesabına haklar kazanması 262
a) Dolaylı temsilcinin dolaylı temsil olunan he¬sabına menkul mallar kazanması 262
b) Dolaylı temsilcinin dolaylı temsil olunan he¬sabına gayrimenkul mallar kazanması 270
Sonuç 275
La representation indirecte en Drot civil turc, suisse et fran¬
cala (Sommaire) 281

Bibliyografya 289